Tunus’ta, aralarında Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi ve eski Başbakan Ali el-Ureyd’in de bulunduğu 20’den fazla kişinin yargılandığı “Devlet Güvenliğine Karşı Komplo 2” davasının bugünkü duruşmasında karar verilmesi bekleniyor. Sanıklar, “terör örgütü kurma, devletin iç güvenliğine komplo, terörü finanse etme, kara para aklama ve sosyal medya aracılığıyla şiddeti teşvik” gibi ağır suçlamalarla karşı karşıya.
MAHKEME SÜRECİ VE SANIKLAR
Tunus Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada sanıklar üç grupta toplanıyor: tutuklu yargılananlar, serbest bırakılan hastalar ve yurtdışında ya da firarda olan isimler. Gannuşi’nin yanı sıra eski Başbakan Ali el-Ureyd, eski İçişleri Bakanlığı yetkilisi Mahraz Zuvari ve Nahda eski liderlerinden Habib el-Luz tutuklu sanıklar arasında yer alıyor. Gannuşi’nin oğlu Muaz el-Gannuşi, eski Başbakan Yusuf Şahid ve eski Cumhurbaşkanlığı Divan Müdürü Nadiye Ukaşe gibi isimler ise firari ya da yurtdışında bulunuyor.
Dava süreci, 2023’te başlayan ve “devlet güvenliğine komplo” suçlamasıyla birçok muhalif ismin gözaltına alındığı bir soruşturma dalgasının devamı niteliğinde. Yargı kaynaklarına göre, sanıklar hakkında 2024 yılında hazırlanan iddianame 2025 başında mahkemeye sunuldu. Duruşmalar birkaç kez ertelendikten sonra karar duruşması için 8 Temmuz tarihi belirlendi.
DAVA “SİYASİ BİR HESAPLAŞMA” MI?
Nahda Hareketi, davayı “siyasi bir hesaplaşma” olarak nitelendiriyor. 1 Temmuz’da yayımladıkları açıklamada, “Komplo Davası 2’nin Gerçekleri ve Yalanları” başlığı altında, suçlamaların gerçek olmayan delillere dayandığı ve yargının siyasete alet edildiği savunuldu. Açıklamada ayrıca, Cumhurbaşkanı Kays Said’in muhalefeti bastırmak için sistematik bir dezenformasyon kampanyası yürüttüğü iddia edildi.
İnsan hakları örgütleri ve muhalif çevreler de davaların adil olmadığını ve yargının siyasallaştığını öne sürüyor. Öte yandan Tunus makamları, davaların siyasi değil, devletin güvenliğini tehdit eden suçlarla ilgili olduğunu belirtiyor.
KOMPLO 1 DAVASI VE TUNUS’TAKİ SİYASİ KRİZ
“Komplo 1” olarak bilinen önceki davada, Nisan 2025’te 40 sanık hakkında 4 ila 66 yıl arasında değişen hapis cezaları verilmişti. Bu davada da benzer suçlamalar yöneltilmiş, muhalefet bunun da siyasi olduğunu savunmuştu.
Tunus’taki siyasi kriz, Cumhurbaşkanı Said’in 25 Temmuz 2021’de parlamentoyu feshedip başbakanı görevden almasıyla derinleşti. Bu gelişmelerin ardından birçok siyasetçi, gazeteci, aktivist ve iş insanı tutuklandı. Cumhurbaşkanı Said ise bu tutuklamaların, “devletin güvenliğine yönelik tehditlere” karşı atılan adımlar olduğunu ifade etti.
Tunus’ta devam eden bu davalar, hem ülke içindeki siyasi gerilimi hem de uluslararası kamuoyunun insan hakları ve adalet sistemine yönelik endişelerini artırıyor.