ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, yaklaşık 48 büyükelçi ve üst düzey diplomatı görevlerinden geri çağırdı. Diplomatik kaynaklara göre bu karar, yeni yönetime sadık isimlerin Dışişleri Bakanlığı’nda üst kademelere taşınmasının önünü açmak amacıyla alındı. Geri çağırmalardan en fazla etkilenen ise Afrika kıtası oldu. Söz konusu adım, ABD diplomatlarını temsil eden sendikanın, sürecin dışişleri teşkilatını siyasallaştırabileceği yönündeki uyarılarının hemen ardından geldi.
SESSİZ YÜRÜTÜLEN SÜREÇ TEPKİ ÇEKTİ
Geri çağırma kararları kamuoyuna açık bir duyuruyla yapılmadı. Büyükelçiler ve misyon şefleri, görev değişikliklerini sessizce öğrendi. Mevcut ve eski birçok üst düzey diplomat, bu uygulamanın alışılmadık olduğunu söylüyor. Normal şartlarda, yönetimler değişse bile diplomatlar görevlerinde kalabiliyor. Bu nedenle alınan kararın, doğrudan sahada görev yapan profesyonel diplomatları hedef alması dikkat çekti.
Görevlerinden ayrılacak büyükelçilerle görüşen eski bir üst düzey yetkili durumu şu sözlerle anlattı:
“Bu tam anlamıyla bir rezalet. Her şey rastgele ilerliyor. Kimlerin neden görevden alındığı ya da neden görevde kaldığı belli değil.”
TRUMP YÖNETİMİ: ”BU STANDART BİR UYGULAMA”
Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili ise eleştirilere katılmadı. Guardian’a konuşan yetkili, sürecin olağan olduğunu savunarak şunları söyledi:
“Bu, her yönetimde görülebilecek standart bir süreçtir. Büyükelçiler, başkanın kişisel temsilcisidir. Başkanın, görev yapılan ülkelerde ‘Önce Amerika’ gündemini hayata geçirecek isimlerle çalışması en doğal hakkıdır.”
Yetkili ayrıca, geri çağrılan büyükelçilerin tamamen görevden alınmadığını vurguladı. Bu diplomatların başka pozisyonlara atanacağı belirtildi. Geri çağırma planları ilk olarak Politico tarafından, isim listelerinin bir bölümü ise Associated Press tarafından duyuruldu.
EN FAZLA DEĞİŞİKLİK AFRİKA’DA GERÇEKLEŞTİ
Diplomatik kaynaklara göre en fazla geri çağırma Afrika kıtasında gerçekleşti. ABD’nin Afrika’daki diplomatik misyonlarında görev yapan çok sayıda büyükelçi ve misyon şefi listede yer aldı. Geri çağrılan Afrika ülkeleri ve büyükelçileri şöyle sıralandı:
Afrika Birliği – Stephanie S. Sullivan
Cezayir – Elizabeth Aubin
Benin – Brian Wesley Shukan
Botsvana – Howard A. Van Vranken
Burkina Faso – Joann M. Lockard
Burundi – Lisa Peterson
Cabo Verde – Jennifer M. Adams
Kamerun – Christopher J. Lamora
Kongo Demokratik Cumhuriyeti – Lucy Tamlyn
Fildişi Sahili – Jessica Davis Ba
Cibuti – Cynthia Kierscht
Mısır – Herro Mustafa Garg
Ekvator Ginesi – David R. Gilmour
Etiyopya – Ervin Jose Massinga
Gabon – Vernelle Trim FitzPatrick
Nijer – Kathleen FitzGibbon
Nijerya – Richard Mills Jr.
Ruanda – Eric W. Kneedler
Senegal & Gine-Bissau – Michael Raynor
Sierra Leone – Bryan David Hunt
Somali – Richard H. Riley IV
Güney Sudan – Michael J. Adler
Togo – Elizabeth Anne Noseworthy Fitzsimmons
Uganda – William W. Popp
Zambiya – Michael C. Gonzales
Zimbabve – Pamela Tremont
Bu tablo, ABD’nin Afrika’daki diplomatik varlığının kapsamlı biçimde yeniden şekillendirildiğini gösteriyor.
DİPLOMATLAR VE SENDİKALAR ENDİŞELİ
ABD diplomatlarını temsil eden Amerikan Dışişleri Servisi Birliği (AFSA), sürece sert tepki gösterdi. Birlikten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Önceki yönetimin politika ve prosedürlerini uygulayan Dışişleri Servisi personeli, sonradan değiştirilen terfi kurallarıyla cezalandırılmamalıdır.”
AFSA, yeni sistemin terfi sürecinde adaletsizlik yarattığını ve diplomatların mağdur edildiğini savundu.

Senato Dış İlişkiler Komitesi’nin kıdemli Demokrat üyesi Jeanne Shaheen ise karara sert bir tepki gösterdi. Shaheen, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Şu anda yaklaşık 80 büyükelçilik pozisyonu zaten boş. Buna rağmen Başkan Trump, yıllardır sadakatle görev yapan büyükelçileri görevden alıyor. Bu tutum, ABD liderliğini Çin ve Rusya’ya bırakmak anlamına geliyor.”
Shaheen’e göre bu durum, ABD’yi daha güvensiz ve daha zayıf bir konuma sürüklüyor.
TERFİ SİSTEMİ DE DEĞİŞTİRİLDİ
Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz hafta düzenlediği yıl sonu basın toplantısında önemli bir detayı paylaştı. Rubio, Trump yönetiminin terfi kriterlerini ve değerlendirme panellerini değiştirdiğini, bunun ardından yüzlerce diplomatın yer aldığı yeni bir terfi listesi hazırlandığını açıkladı. Bu adım, yönetimin federal kurumlarda “Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık” politikalarına karşı yürüttüğü daha geniş çaplı sürecin parçası olarak değerlendiriliyor.

AFSA’ya göre, Beyaz Saray’da etkili isimlerden Stephen Miller gibi yetkililer, özellikle göç politikaları doğrultusunda Dışişleri Bakanlığı’na kendilerine yakın isimleri yerleştirmek istiyor. Bu durumun, ABD diplomasisini daha da siyasallaştıracağı uyarısı yapılıyor.
Kaynak: Ajanslar

