Ekim 2025’in sonunda Sudan’da iktidar mücadelesi yürüten paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK), Darfur’daki El Feşir kentini ele geçirerek iç savaşta önemli bir ilerleme kaydetti. Kentten on binlerce sivil kaçarken, binlerce kişinin de hayatını kaybettiği bildiriliyor. Sudan Silahlı Kuvvetleri’nin (SAF) batıdaki son kalesinin düşmesi, HDK lideri Muhammed Hamdan Dagalo’nun (Hemeti) iki ay önce Nyala’da ilan ettiği “paralel devlet” sonrası ülkedeki doğu-batı ayrışmasını neredeyse tamamlamış durumda.
Uluslararası toplum, HDK’nın ilan ettiği hükümeti tanımıyor ve örgütün işlediği katliamlar ile cinsel şiddet vakalarını kınıyor. Ancak HDK’yı ayakta tutan şey resmi meşruiyet değil; ona uzanan geniş ve karanlık bir uluslararası kaçakçılık ve organize suç ağı.
BÖLGESEL AĞLAR VE YASA DIŞI TİCARET
Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) olası desteği en çok Çad ve Libya üzerinden tartışılsa da HDK, Kenya, Uganda, Güney Sudan ve Orta Afrika Cumhuriyeti’ni (OAC) de askeri malzeme ve altın kaçakçılığı için lojistik hatlar olarak kullanıyor.
İran, Mısır ve Rusya’nın destek verdiği SAF, zaman zaman bu ağların bazı kollarını kesmeyi başarsa da El Feşir’in düşmesi, HDK’nın bölgedeki dayanıklılığının ve bağlantı ağlarının ne kadar geniş olduğunun bir göstergesi.
ÇAD’IN ROLÜ
Savaşın 2023’te başlamasının ardından Çad, Amdjarass ve Abéché havaalanlarının HDK’ya yönelik BAE destekli sevkiyatlar için kullanıldığı iddialarıyla gündeme gelmişti. Bu durum, sınırın her iki tarafında yaşayan ve HDK’nın şiddetinden etkilenen güçlü Zaghawa topluluğu içinde büyük tepki oluşturdu.
SAF’ın sınır ötesi hedefleri vurma tehdidi ve ulusal baskıların artmasıyla Çad, HDK ile arasına mesafe koymaya başladı. 2025’te Çad’a yönelik uçuşlar azalırken hava trafiği Libya’nın doğusundaki Kufra’ya ve karanlıkta Nyala’ya kaydı.
Çad güvenlik kurumları içindeki çatlaklar, HDK’ya verilen gizli desteğin sızmasına neden oldu. Çad yönetimi, itibarını korumak için HDK’nın Sudan’da yağmaladığı araçları iade ederek mesafe sinyali vermeye çalışıyor.
GÜNEY KORİDORU: KENYA, UGANDA VE GÜNEY SUDAN
Çad hattı zayıfladıkça HDK’nın dikkatini güneye çevirdiği görülüyor. Son aylarda Güney Sudan ve Kenya tescilli uçakların Nyala’ya malzeme taşıdığı, yaralı HDK savaşçılarını naklettiği bildirildi.
Kenya’nın HDK ile ilişkileri ABD Senatosu’nun araştırma talebi üzerine daha da tartışmalı hale geldi. Nairobi yönetimi tüm suçlamaları reddediyor.
Uganda bağlantısı ise Mayıs 2025’te daha görünür oldu: SAF, Nyala’da HDK’ya malzeme taşıdığı iddia edilen Kenya tescilli bir Boeing 737’yi imha etti. Uçağın fiilen Entebbe’den işletildiği ortaya çıktı.
Güney Sudan ise HDK’nın altın ekonomisinin merkezine dönüşmüş durumda. HDK’nın Songo’daki endüstriyel madeninden çıkarıldığını iddia ettiği yüzlerce kilo altının Wau üzerinden Juba’ya ve oradan özel bir jetle BAE’ye taşındığı belirlendi.
ORTA AFRİKA CUMHURİYETİ: YENİ BİR TEHDİT HATTI MI?
Savaşın ilk dönemlerinde HDK’nın OAC’nin kuzeydoğusundan en az iki kez silah aldığı rapor edilmişti. Rusya destekli Wagner grubunun bu transferlere karıştığı iddia ediliyor. Ancak 2025’in başında Wagner ile HDK arasında Darfur’a yönelik sınır aşımı suçlamaları nedeniyle gerilim yaşandı.
Öte yandan BAE’nin Sudan sınırına yakın Birao Havalimanı’nın yenilenmesi için OAC ile temas kurması, buranın gelecekte HDK için yeni bir ikmal merkezi olabileceği yönünde kaygıları artırıyor.
HDK AĞLARI: BÖLGESEL BİR GÖLGE EKONOMİ
SAF’ın uluslararası hava trafiğini izlemedeki avantajları nedeniyle HDK, Darfur ve Kordofan’da hafif uçakların inebileceği onlarca geçici pist inşa etti. Bu pistlerin çoğu altın sahalarına yakın konumlarıyla, hem silah takviyesi hem de altın kaçakçılığı için kullanılabiliyor.
HDK’nın ticari, suç örgütleri ve siyasi aktörlerle kurduğu karmaşık ilişkiler ağı, örgütün varlığını sürdürmesinin temel nedeni olarak görülüyor.
Uzmanlara göre bu ağların açığa çıkarılması, hedefli yaptırımlar, daha sıkı havacılık denetimi ve diplomatik baskı için kritik önem taşıyor.
Bölge ülkelerindeki sivil toplum ve medya ise Çad örneğinde olduğu gibi hükümet politikalarının sorgulanmasında önemli rol oynayabilir.
HDK’nın bölgesel ve yasa dışı ağlarla kurduğu çok katmanlı ilişkiler, Sudan’daki savaşın hızla genişleme riskini artırıyor. Uluslararası toplumun, bu ağları hedef alan koordineli bir bölgesel strateji geliştirmemesi halinde HDK’nın hareket alanının daha da büyüyebileceği belirtiliyor.

