Amira, Sudan’ın en yoğun savaş bölgelerinden birinden korkutucu bir yolculuk yaptı. Mayıs ayında Amira, Batu Kordofan eyaletinin En Nahud şehrini kontrol altına alan paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) bölgesinden çıkmak için tehlikeli bir yolculuğa başladı. Amira:
“Artık hastane yoktu, eczane yoktu. Kalırsam, yola çıkan araç bulamayacağım için korktum. Seyahat neredeyse imkânsız hale gelmişti ve çok pahalıydı.” sözlerine yer verdi.

Sudan ordusu ile HDK arasındaki iç savaş, iki yılı aşkın süredir sivilleri zor durumda bırakıyor. Şimdi çatışmanın ön safları, Amira’nın geçtiği Kordofan’ın güney bölgesine kaymış durumda. BBC, Amira’nın kimliğini korumak için gerçek adını kullanmıyor. Amira kaçarken, ses kaydı alarak bir günlük tuttu. Bu kayıtlar, küresel kampanya grubu Avaaz tarafından BBC’ye ulaştırıldı. BBC Amira ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Amira şu anda Uganda’nın başkenti Kampala’da, doğumunu bekliyor.
YOLCUĞUN BAŞLANGICI
HDK ve müttefikleri tüm ulaşımı kontrol ediyordu. Amira ve eşi, En Nahud’dan çıkmak için bir kamyona bindiğinde, aracı kiralayan genç ile HDK sürücüsü arasında kavga çıktı. Sürücü, diğer yolculara daha fazla koltuk satıyordu. Amira:
“Genç adamın üzerine silahını çekti ve tehditler savurdu. Herkes yalvarıyordu. Büyükanne ve annesi ağlıyor, sürücünün bacaklarına sarılıyordu. Biz yolcular korkudan donakaldık. Eğer ateş etseydi, birini değil birçok kişiyi vurabilirdi. Çünkü sarhoştu ve esrar içiyordu.” sözleriyle daha yolun başında yaşanan korkunç olayı anlattı. Nihayet sürücü silahını indirdi, ama genç adam En Nahud’da araçtan indirildi.

Kamyon, çukurlarla dolu engebeli yollardan geçti, üzeri bagaj ve 70-80 kişiyle doluydu. Anneler, çocuklarını bir yandan tutmaya çalışıyor, diğer yandan yakalayabileceklerini kavramaya çalışıyordu. Amira:
“Bütün yol boyunca korktum. Sürekli dua ettim ki bebek gelmesin, her şey yolunda olsun.”
Yolculuk sırasında araç birkaç kez bozuldu. Sonunda yolcular el-Fula’ya, Batı Kordofan eyaletinin başkentine ulaştı. Fakat Amira burada uzun süre kalmak istemedi çünkü ordu yaklaşıyordu.
“Ordu el-Fula’ya ulaşırsa ne olacağını bilmiyordum. Özellikle bazı etnik grupları hedef almaya başladıkları için. Eşim bu gruplardan birine mensup ama HDK ile ilgisi yok. Yine de insanlar sadece etnik kökenleri nedeniyle hedef alınıyor.” sözlerine yer verdi.
Birleşmiş Milletler, ordunun ele geçirdiği bölgelerde HDK ile işbirliği yaptıkları düşünülen sivillere yönelik keyfi infazlar yapıldığına dair güvenilir raporlar olduğunu belirtiyor.
KORDOFAN’DAKİ İNSANİ KRİZ
Kordofan, üç eyaletten oluşuyor ve artık savaşın ana cephesi haline geldi. Bölgede önemli petrol sahaları bulunuyor ve ulaşım açısından stratejik bir merkez. HDK ile birlikte diğer milisler, özellikle güçlü SPLM-N, şiddeti artırdı ve insani yardımın bölgeye ulaşmasını neredeyse imkânsız hale getirdi.
Amira El-Fula’dan ayrıldıktan sonra, sınıra ulaşmak için üç gün ve birkaç araç değişikliği yaptı. Yol boyunca engeller bitmedi.
“HDK sürücüleri ruh hallerine göre hareket ediyordu. Kim binecek, nerede oturacak, ne kadar ödeyecek, hepsi onların keyfine bağlıydı. Bu insanlar silahlıydı ve şiddet her an ensemizdeydi.”
Her 20 dakikada bir HDK kontrol noktalarında duruyor ve görevdekilere para ödüyordunuz. Üstelik HDK bağlantılı eskortlar da yanınızdaydı ve onlara da ödeme yapıyordunuz. Yemek çok pahalıydı, su çok azdı.
YOLCULUĞUN SONU VE UMUT
Bir köyde, el-Hujairta’da yolcular HDK’ya ait Starlink cihazıyla internete bağlanabildi. Ama bu da tehlikelerden uzak değildi.
“Çevrimiçi olunca dikkatli olmanız gerekiyor. HDK erkekleri bir videoyu izlediğinizi, zil sesi çaldığınızı ya da adlarını ağzınıza aldığınızı duyarsa, sizi gözaltına alabilir.”
Araçlar bozuldu, bir lastik patladı ve yolcular susuz kaldı. Amira, battaniyesiyle yere uzanıp uyudu. “O gün gerçekten öleceğimi düşündüm.” dedi. Nihayet Amira ve eşi, sebze yüklü bir kamyonete binerek ilerleyebildi. Güney Sudan’ın başkenti Juba’ya ulaştılar, buradan Uganda’nın başkentine geçtiler.
Şimdi güvendeler, ama ne hissedeceklerini bilmiyorlar, geride kalan aile üyeleri için endişeliler ve Amira doğum hazırlığı yaparken korku ve kaygı yaşıyor.
“Doğumdan korkuyorum, çünkü ilk bebeğim ve annem yanımda olmayacak. Sadece arkadaşım ve eşim olacak. Her şey çok belirsiz ve düzensiz, çok bunaltıcı.”
Amira, kadın hakları ve demokrasi aktivisti. Savaş sırasında acil yardım çalışmalarına katıldı, ancak grup asker tarafından şüpheli görüldü ve bazı üyeler tutuklandı.
HDK, sivilleri hedef almadığını söylüyor ve şiddeti kabile çatışması olarak tanımlıyor. Hem ordu hem de HDK savaş suçu ile suçlanıyor. Amira için şimdi en büyük zorluk ve sevinç, anne olmak. Ama hep aklında bir soru var: Sudan’a çocuğuyla dönebilecek mi?
“Umarım Sudan’daki durum düzelir. Önceki güvenlik olmayacak, insanlar değişecek, yerler değişecek. Ama savaş durursa, en azından biraz güvenlik olur. İnsanlar artık acımasız ve rastgele bir şekilde ölmeyecek.”
Kaynak: BBC