Sudan’da Sudan Silahlı Kuvvetleri ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki çatışmalar, hem askeri sahada hem de diplomatik ve insani alanlarda kritik bir eşiğe girdi. Ordu, Kuzey Kordofan’da stratejik öneme sahip Alouba bölgesini HDK’dan geri alırken, Başbakan Kamil İdris Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne kapsamlı bir barış girişimi sundu. Aynı günlerde HDK’nın su altyapısını hedef alması El Obeid’de ciddi bir su krizine yol açarken, bağımsız analistler Sudan’ın “devlet çöküşünün eşiğinde” olduğu uyarısında bulundu.
ORDU KUZEY KORDOFAN’DAKİ ALOUBA’YI GERİ ALDI
Sudan ordusu, 22 Aralık’ta Kuzey Kordofan eyaletinde bulunan Alouba bölgesinin kontrolünü yeniden ele geçirdi. El Obeid merkezli askeri kaynaklar, HDK ile yaşanan şiddetli çatışmaların ardından bölgenin tamamen güvence altına alındığını bildirdi.
Sudan Tribune’e konuşan askeri yetkililer, Er Rahad’ın güneybatısına konuşlandırılan bir “seyyar ordu gücünün” operasyonu başarıyla tamamladığını aktardı. Orduya yakın platformlar, HDK’nın çekilmesinin ardından Alouba’da konuşlanan birlikleri gösteren görüntüler paylaştı.

Kasım ayı başından bu yana bölgede kara operasyonlarının büyük ölçüde durgunlaştığı, bu süreçte HDK’nın Er Rahad ile El Obeid’i birbirine bağlayan yolu insansız hava araçlarıyla hedef alarak ticari trafiği aksattığı belirtiliyor.
YARDIM HATLARI AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR KAZANIM
Alouba’nın yeniden ordu kontrolüne geçmesi, Kuzey Kordofan’ın doğusundaki Er Rahad çevresinde güvenliğin artması açısından kritik görülüyor. Bölge, Tendelti, Um Rawaba, Er Rahad ve El Obeid’i birbirine bağlayan ulusal karayolu üzerinde yer alıyor ve bu hat eyaletin en önemli ticaret ve insani yardım güzergâhı olarak biliniyor.
Askeri kaynaklara göre, Alouba’daki kontrolün güçlendirilmesi, El Obeid’in güneyindeki Kazgeil bölgesinden HDK’nın sızma girişimlerini de büyük ölçüde sınırladı. Bu durum, eyalet başkentinin çevresinde oluşturulan güvenlik kordonlarını güçlendirerek yerleşim alanları ve tedarik hatlarına yönelik tehditleri azalttı.
Sahadaki bu gelişmelerle eş zamanlı olarak HDK, Güney Kordofan eyaletinin başkenti Kadugli’yi insansız hava araçlarıyla hedef aldı. Saldırılara ilişkin ayrıntılı resmi açıklama yapılmazken, bölgedeki insani aktörler sivil altyapının zarar gördüğünü bildirdi.
BAŞBAKAN İDRİS, BM’YE YENİ BİR BARIŞ PLANI SUNDU
Sudan Başbakanı Kamil İdris, 22 Aralık’ta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne hitap ederek çatışmayı sona erdirmeye yönelik kapsamlı bir girişim sundu. Konsey, savaşın başlamasının üzerinden yaklaşık bin gün geçmesinin ardından Sudan gündemiyle açık oturum düzenledi. İdris konuşmasında:
“Sudan sivil hükümetinin çatışmayı sona erdirme girişimi, ateşkes, silahsızlanma, ayrımcılık yapmayan adalet ve gayriresmî uzlaşmayla başlar.” sözlerine yer verdi.

Başbakan, planın Birleşmiş Milletler, Afrika Birliği ve Arap Birliği gözetiminde kapsamlı bir ateşkesle başlayacağını, ardından HDK unsurlarının kontrol ettikleri şehirlerden çekilerek uluslararası denetim altındaki kamplarda toplanacağını ifade etti.
Girişimin; HDK’nın silahsızlandırılması, silahların yeniden kullanılmasını önleyecek güvenceler, yerinden edilenlerin geri dönüşü ve insani yardımın engelsiz şekilde ulaştırılmasını kapsadığını belirten İdris, hükümetin güven artırıcı adımlar atmaya hazır olduğunu söyledi.
“AMAÇ SAVAŞI KAZANMAK DEĞİL, ŞİDDET DÖNGÜSÜNÜ DEĞİŞTİRMEK”
İdris, planın hükümet kriterlerini karşılayan HDK mensuplarının düzenli güvenlik güçlerine entegre edilmesine de imkân tanıyacağını, Darfur ve Kordofan gibi savaşın ağır etkilediği bölgelerde kalkınma projelerinin destekleneceğini vurguladı. Başbakan:
“Amacımız savaşı kazanmak değil, şiddet döngüsünü sona erdirmek ve ulusal uzlaşmanın önünü açmaktır.” diyerek Konsey üyelerine girişime destek çağrısında bulundu.
BM Genel Sekreter Yardımcısı Halid Khiari ise Sudan’ın toprak bütünlüğünün korunması için hızlı ve koordineli uluslararası eylemin şart olduğu uyarısında bulundu.
HUDSON: “SUDAN DEVLETİ ÇÖKÜŞÜN EŞİĞİNDE”
BM Güvenlik Konseyi’nde konuşan bağımsız siyasi analist Cameron Hudson, Sudan’ın modern tarihinde benzeri görülmemiş bir krizle karşı karşıya olduğunu söyledi. Hudson, ülkenin “devlet çöküşünün eşiğinde” olduğunu ve çatışmanın giderek uluslararasılaşarak daha yıkıcı bir hâl aldığını belirtti. Hudson:
“Ülkenin her köşesi artık tehdit altında.” sözlerine yer vererek; kamikaze dronlar, hassas güdümlü mühimmat ve yabancı paralı askerlerin kullanıldığı yeni bir savaş evresine girildiğini ifade etti.

Hudson, HDK’nın El Feşir’i ele geçirmesinin ardından yaklaşık 150 bin kişinin kayıp olabileceğini, binlerce sivilin öldürülerek toplu mezarlara gömülmüş olabileceğini öne sürdü.
EL OBEİD’DEKİ SU KRİZİ BÜYÜYOR
HDK’nın Ekim ayında Bara kasabasını ele geçirmesinin ardından El Obeid’de ciddi bir su krizi yaşanıyor. Yerel yetkililere göre, şehrin su ihtiyacının yaklaşık yüzde 40’ını karşılayan boru hatları kesildi.
Acil durum operasyon odasında görev yapan gönüllüler, çatışmalar nedeniyle ana su kuyularındaki pompaların çalışmadığını ve halkın arıtılmamış kuyu suyuna yönelmek zorunda kaldığını belirtti. İsmini vermek istemeyen bir gönüllü;
“Kuzeydeki su kaynakları tamamen şebeke dışı. İnsanlar sığ ve elle kazılmış kuyulardan su çekiyor. Bu güvenli değil.” dedi.

Kuzey Kordofan Altyapı Bakanı Moawiya Adam, El Obeid’in günlük yaklaşık 70 bin metreküp suya ihtiyaç duyduğunu, ancak mevcut koşullarda bunun yalnızca yarısının sağlanabildiğini açıkladı. Bu durum, kişi başına düşen su miktarını Dünya Sağlık Örgütü’nün acil durum eşiğinin altına düşürdü.
Birleşmiş Milletler, üç Kordofan eyaletinin artık Sudan’daki “en acil insani kriz bölgeleri” arasında yer aldığı uyarısında bulundu.
Kaynak: Sudan Trubine

