Somali, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin dönüşümlü başkanlık görevini 1 Ocak 2026 itibarıyla resmen devraldı. Afrika Boynuzu ülkesi, Ocak ayı boyunca Konsey’in çalışmalarını yönetecek, toplantılara başkanlık edecek ve gündemin belirlenmesinde söz sahibi olacak. Görev, Somali’nin uluslararası arenadaki artan diplomatik ağırlığı açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Somali’nin BM Güvenlik Konseyi Başkanlığı görevini, ülkenin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Abukar Osman yürütecek. Osman, bu görevde Slovenya’nın BM Daimi Temsilcisi Samuel Žbogar’dan başkanlığı devraldı.
”YAPICI VE KAPSAYICI DİYALOG” VURGUSU
Somali’nin BM Daimi Temsilciliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, dönem başkanlığı süresince Konsey çalışmalarında “yapıcı ve kapsayıcı diyaloğun” teşvik edileceği belirtildi. Açıklamada, Somali’nin bu görevi üstlenirken, “uluslararası barış ve güvenliği koruma konusunda derin bir görev bilinciyle hareket edeceği” ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, Konsey çalışmalarında “şeffaf, verimli ve uzlaşmaya dayalı çalışma yöntemlerine” öncelik verileceği vurgulandı.
GEÇİCİ ÜYELİKTEN BAŞKANLIĞA
Somali’nin Güvenlik Konseyi başkanlığı, ülkenin geçen yıl 15 üyeli Konsey’e geçici üye olarak seçilmesinin ardından geldi. Dönüşümlü başkanlık sistemi kapsamında yürürlüğe giren görev, Somali için diplomatik açıdan tarihi bir adım olarak görülüyor.
1 Ocak 2026 itibarıyla, Liberya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti de iki yıllık süre için BM Güvenlik Konseyi’ne seçilen diğer Afrika ülkeleri oldu.
AFRİKA’NIN TEMSİLİ TARTIŞMA KONUSU OLDU
Afrika ülkelerinin Güvenlik Konseyi’ndeki geçici üye sayısının, kıtanın taleplerini karşılamakta yetersiz kaldığı uzun süredir dile getiriliyor. Afrika ülkeleri, on yıllardır Konsey’de daimi üyelik ve veto hakkı talep ediyor ve mevcut yapıyı kıta açısından “adaletsiz” olarak nitelendiriyor.
BM Güvenlik Konseyi’nde daimi üyelik ve veto yetkisine sahip beş ülke ise Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin.
1971’DEN BU YANA BİR İLK
Somali, 1971 yılından bu yana ilk kez BM Güvenlik Konseyi Başkanlığı görevini üstlenmiş oldu. Gözlemciler, bu gelişmeyi, Mogadişu yönetiminin yıllar süren iç silahlı çatışmalar, siyasi istikrarsızlık ve doğal afetlerin ardından uluslararası sistemde yeniden görünürlük kazanmasının güçlü bir işareti olarak değerlendiriyor.
Somali’nin Konsey başkanlığı, ülkenin ABD ile ilişkilerinde gerilimlerin yaşandığı bir döneme denk geldi. Özellikle Trump yönetiminin, ABD’de yaşayan Somali kökenli topluluklara yönelik politikaları, Mogadişu’da yakından takip ediliyor.

Diğer yandan, İsrail’in Somali’nin ayrılıkçı bölgesi Somaliland’ı bağımsız bir devlet olarak tanıması, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Somali hükümeti, bu adımın ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini belirterek sert tepki gösterdi.
Somali’nin BM Güvenlik Konseyi Başkanlığı sürecinin, hem ülkenin dış politikadaki konumunu güçlendirmesi hem de Afrika’nın küresel karar alma mekanizmalarındaki temsiline dair tartışmaları yeniden gündeme taşıması bekleniyor.

