Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA), Afrika Boynuzu ile Kızıldeniz havzasında değişen güvenlik dengelerini mercek altına alan “Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz’de Dönüşen Güvenlik Mimarisi: Sudan–Somali–Yemen Hattı” başlıklı çevrim içi bir panel gerçekleştirdi. Panelde, Sudan’daki çatışmalar, Somali merkezli bölgesel gelişmeler ve Türkiye’nin artan diplomatik rolü çok boyutlu biçimde ele alındı.

Panelin moderatörlüğünü SETA Araştırmacısı Dr. Tunç Demirtaş üstlenirken, Dr. İbrahim Nassır, Umut Çağrı Sarı ve Abdulhakim Kalale konuşmacı olarak yer aldı.
SUDAN’DA DEVAM EDEN EDEN ÇATIŞMA
Dr. İbrahim Nassır, Sudan’daki iç savaşın son durumuna ilişkin değerlendirmesinde, Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK) Hartum’dan geri çekilirken ağır kayıplar verdiğini söyledi. Nassır, HDK’nin özellikle Kuzey Darfur bölgesinde etkinliğini sürdürmeye çalıştığını belirterek, örgütün bu süreçte kendisini “iktidarını muhafaza eden bir yapı” olarak sunmaya yönelik bir söylem geliştirme çabasında olduğunu ifade etti.
HDK’nin son dönemde çeşitli siyasi gruplarla ittifak arayışına girdiğine dikkat çeken Nassır, bu girişimlerin, örgütün geçmişte işlediği katliamlar nedeniyle toplum nezdinde karşılık bulmadığını vurguladı. Nassır ayrıca, Sudan ordusunun son iki günde insansız hava araçlarını daha yoğun kullanarak HDK’ye ciddi zarar verdiğini belitti.
BURHAN’IN TÜRKİYE ZİYARETİ
Nassır, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan’ın 25 Aralık’ta Türkiye’ye yaptığı ziyaretin altını çizerek, Ankara’nın Sudan için “önemli ve güvenilir bir ortak” konumunda bulunduğunu dile getirdi.

Araştırmacı Umut Çağrı Sarı ise Burhan’ın ziyaretinin sıradan bir diplomatik temas olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Sarı, bu ziyaretle birlikte Türkiye–Sudan ilişkilerinin stratejik bir çerçeveye taşınması yönünde güçlü bir irade ortaya konduğunu söyledi. Ziyaretin bölgesel dengeler açısından da dikkat çekici olduğunu ifade eden Sarı, Sudan meselesinin bu süreçte Türk kamuoyu tarafından daha yakından takip edilmeye başlandığını ve Burhan’ın Türkiye’de verdiği mesajların bu açıdan önem taşıdığını dile getirdi.
SOMALİLAND TARTIŞMASI VE TÜRKİYE’NİN BÖLGEDEKİ ROLÜ
Panelde söz alan Abdulhakim Kalale, İsrail’in Somaliland’ı bağımsız bir ülke olarak tanıma yönündeki kararını eleştirdi. Kalale, bu adımın Tel Aviv yönetiminin Somali’nin siyasi ve toplumsal yapısını “doğru okuyamadığını” gösterdiğini belirterek, ülkede asıl belirleyici gücün yerel kabileler olduğunu vurguladı.

Kalale ayrıca, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un 30 Aralık’ta Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaretin, Somali’nin uluslararası alanda yalnız olmadığını açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti. Türkiye’nin Afrika Boynuzu ve Doğu Afrika’da etkisini giderek artıran bir aktör haline geldiğini söyleyen Kalale, Somali’nin bölgesel güvenlik açısından kilit bir konumda bulunduğunu belirtti. Panel, katılımcıların yönelttiği soruların yanıtlandığı bölümün ardından sona erdi.
Kaynak: AA

