Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’da Kongo Cumhuriyeti Devlet Başkanı Denis Sassou Nguesso ile yaptığı görüşmede, 2023 yılında St. Petersburg’da düzenlenen Rusya-Afrika Zirvesi’nin sonuçlarını değerlendirerek, zirvede imzalanan belgelerin 2026’ya kadar geçerli olacak somut bir eylem planını içerdiğini vurguladı. Putin, bu çerçevenin Afrika ile ilişkilerinde sağlam bir iş birliği zemini oluşturduğunu ifade etti.
RUSYA’NIN DIŞ POLİTİKASINDA AFRİKA ÖNCELİKLİ DURUMDA
Putin, görüşmede Afrika ile ilişkilerin Rusya’nın dış politikasında temel öncelik olmaya devam ettiğini belirtti. Bu açıklama, uluslararası toplumun dikkatini Afrika’daki jeopolitik rekabetlere çekerken, Birleşmiş Milletler (BM) çatısı altındaki kalkınma, barış ve güvenlik hedefleri açısından da yeni bir döneme işaret ediyor.
60 YILLIK DİPLOMATİK İLİŞKİ
İki liderin görüşmesi, aynı zamanda iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 60. yılına denk geldi. Putin, Nguesso’nun Sovyetler Birliği’nden bu yana Rusya ile sürdürülen ilişkilerdeki sürekliliğe işaret ederek, bağların “karşılıklı saygı ve eşitliğe dayandığını” söyledi. Nguesso’nun 9 Mayıs Zafer Günü anma törenlerine katılımı da bu dostane ilişkilerin sembolü olarak değerlendirildi.
Putin’in bu mesajları, Batı’nın uyguladığı yaptırımların ardından Rusya’nın Afrika ile ekonomik, siyasi ve askeri ilişkilerini derinleştirme çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Ticaret, enerji ve savunma alanlarındaki ortaklıklar, Moskova’nın yeni dış politika stratejisinde öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.
BM VE AFRİKA BİRLİĞİ’NDEN UYARI
Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği, kıtadaki dış aktörlerin müdahalelerinin yerel kalkınma hedefleriyle uyumlu olması gerektiğini sık sık hatırlatıyor. BM, özellikle sürdürülebilir kalkınma, barış inşası ve insan haklarının korunması konularında uluslararası iş birliklerinin şeffaflık ve eşitlik temelinde yürütülmesinin önemine dikkat çekiyor.
RUSYA’NIN AFRİKA’DAKİ VARLIĞI
Batı’nın son dönemde Afrika’ya karşı uyguladığı yaptırımlar, Afrika ülkeleri için diplomatik, ekonomik ve askeri ilişkiler kurabildikleri Rusya’ya daha da yakınlaşmalarına neden olmuş durumda. Rusya’nın kıtadaki varlığı askeri alanda ağırlık gösterse de, özellikle son dönemde Batı Afrika ülkeleri tarafından kıta dışı güvenilir bir ortak olarak görülüyor.
Rusya’nın kıta ülkeleriyle kurduğu diplomatik ilişkilerin yanı sıra Afrika Birliği ile iş birliği yaparak 2019 yılından itibaren her yıl düzenlediği Rusya-Afrika zirvesi ve çeşitli zirvelerde Afrika ülkeleriyle kurduğu temaslar olumlu bir etki bırakmakta. Askeri alanda Afrika’nın çeşitli ülkelerinde faaliyet gösteren Rus silahlı gücü Wagner ise kıtadaki Batılı askeri güçlere karşı bir alternatif sunuyor.
Son dönemde ekonomi ve enerji iş birlikleriyle de gündeme gelen Rusya özellikle madencilik ve tarım sektörlerine odaklanmış durumda. Rosatom gibi devlet destekli şirketler, Mısır ve Cezayir gibi ülkelerde nükleer enerji projeleri yürütmekte. Ayrıca, Afrika’daki bazı ülkelerde buğday ve gübre ihracatına dayalı ticari bağlar geliştirilmeye devam ediyor.
Rusya, kıta ile kurduğu ilk temastan itibaren Afrika’daki varlığını “sömürgecilikten arınmış eşit ortaklıklar geliştirmek” olarak tanımlıyor. Moskova, Batı’nın aksine müdahaleci olmayan bir model sunduğunu ve Afrika ülkelerinin kendi kalkınma yollarını seçme hakları olduğunu savunuyor. İkili ilişkilerde sık sık eşitlik ve saygıya dikkat çeken Rusya, Afrika’daki varlığını yalnızca askeri faaliyetler üzerine değil, özellikle enerji iş birlikleriyle derinleştirmeyi hedefliyor.

