Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC), Sudan’da 2023’ten bu yana süren çatışmaların uluslararası toplum tarafından büyük ölçüde göz ardı edildiğini belirterek, sivillerin korunması ve insani yardımların artırılması çağrısında bulundu.
ICRC Afrika Bölge Direktörü Patrick Youssef, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, Sudan’daki durumun giderek kötüleştiğini ve “her bir Sudanlının bu çatışmadan etkilendiğini” söyledi. Youssef, özellikle El-Feşir’de diyaliz ve özel tedaviye muhtaç hastaların bulunduğuna dikkat çekerek, uluslararası toplumu daha fazla sorumluluk almaya davet etti.
“KRİZ AÇIKÇA İHMAL EDİLDİ”
Youssef, Sudan’daki iç savaşın küresel gündemden düştüğünü belirterek, “Uluslararası toplumun çok daha fazla dikkat göstermesi gerekiyor” dedi.
Taraflara Cenevre Sözleşmeleri’ne, savaş hukukuna, İslam hukukuna ve Sudan’ın yerel geleneklerine saygı gösterme çağrısında bulunan Youssef, sivillerin, kadınların, çocukların ve tıbbi yardım arayanların hayatlarının korunmasının öncelikli olması gerektiğini vurguladı.
Youssef, çatışmaların yalnızca Sudan içinde değil, bölgesel ölçekte de insani krizi derinleştirdiğini ifade etti.
“Cezira ve Darfur’un birçok bölgesinde durum sadece Sudanlılar için değil, Çad, Mısır ve Etiyopya gibi komşu ülkelere sığınan milyonlarca mülteci için de giderek kötüleşiyor” dedi.
Özellikle Çad’ın doğusunda insani koşulların son derece zor olduğunu belirten Youssef, uluslararası topluma Sudan halkına desteğini sürdürme çağrısı yaptı.
SAĞLIK SİSTEMİ ÇÖKÜYOR
Sudan’daki kamu sağlık hizmetlerinin “karanlık bir tablo çizdiğini” söyleyen Youssef, hastane ve sağlık tesislerinin yaklaşık yüzde 85’inin kullanılamaz durumda olduğunu belirtti.
ICRC’nin desteğiyle ayakta kalabilen az sayıda sağlık merkezinden biri, Güney Darfur’daki Türkiye-Sudan Eğitim ve Araştırma Hastanesi oldu.
Kurdufan ve Hartum’da yayılan kolera salgınlarının 100 binden fazla kişiyi etkilediğini aktaran Youssef, Sağlık Bakanlığı’nın yardım kuruluşlarıyla etkin koordinasyon kurması halinde bu krizin önlenebileceğini ifade etti.
Youssef, çatışma bölgelerinde görev yapan Kızılhaç ve Kızılay gönüllülerinin saldırılara maruz kaldığını ve kayıplar verildiğini söyledi.
ICRC’nin tüm operasyonlarını taraflara önceden bildirdiğini vurgulayan Youssef, “Nereye ve neden gittiğimizi her zaman duyururuz. Bilinmeyen bölgelere girmeyiz.” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE’NİN AFRİKA’DAKİ GÜÇLÜ VARLIĞI
Youssef, Türkiye’nin Afrika’daki insani faaliyetlerdeki güçlü rolünü övdü. Türk Kızılay ile yürütülen işbirliğinin önemine dikkat çekerek, “Türkiye’nin Afrika’da çok güçlü bir varlığı var ve bu kıtayla kurduğu ilişkiler uzun bir geçmişe dayanıyor” dedi.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki (KDC) benzer çatışmalara da değinen Youssef, bölgede hastanelerin yüzde 85’inin düzenli ilaç erişimine sahip olmadığını söyledi.
Youssef, ABD ve Katar’ın öncülüğündeki arabuluculuk girişimlerini memnuniyetle karşıladığını belirterek, tüm tarafların sivilleri korumaya yönelik bilinçli adımlar atması gerektiğini ifade etti.
“İnsani hukuka uymak sadece bir zorunluluk değil, ahlaki bir sorumluluk” diyen Youssef, yerel aktörlerin sürece dahil edilmesinin önemini vurguladı.
Son olarak, Afrika’nın kendi direncine ve halklarının dayanıklılığına dikkat çeken Youssef, “Afrika’nın zenginliği insanıdır. Ancak barış, ancak savaşan taraflar gerçekten Cenevre Sözleşmeleri’ne uyarsa mümkün olur.” sözleriyle çağrısını yineledi.

