Dünyanın sağlık alanındaki “büyük ikramiyesini” kazanmak, mevcut koşullarda oldukça yalnız bir deneyim. Kamerunlu seçkin moleküler biyoloji ve genomik profesörü Dr. Christian Happi, bu durumu “Eskiden çocukların oynadığı bir alanda aniden yapayalnız kalmak gibi; elinizde bir top var ama etrafta kimse yok” sözleriyle anlatıyor.
57 yaşındaki Happi, küresel sağlık fonlarının ciddi biçimde kesildiği bir dönemde çalışmalarına 100 milyon dolarlık MacArthur Vakfı desteği kazandı. Ancak bu büyük ödül, beraberinde ağır bir sorumluluk da getiriyor. Nijerya’daki Redeemer’s University’deki ofisinden konuşan Happi, “Bu kadar kaynağa sahip olduğunuzda ama çevrenizdeki meslektaşlarınızın laboratuvarlarını kapattığını, çalışacak imkân bulamadığını gördüğünüzde insan kendini çok yalnız hissediyor” diyor.
MacArthur Vakfı tarafından dört yılda bir, “zamanımızın en kritik sorunlarından birine gerçek ve ölçülebilir çözümler üretme potansiyeli olan” girişimlere verilen bu prestijli destek, Happi ve ortağı, hesaplamalı genetik uzmanı Dr. Pardis Sabeti’yi onurlandırıyor. İkili, Nijerya’daki sarı humma, Sierra Leone’deki mpox ve Ruanda’daki Marburg virüsü gibi potansiyel olarak yıkıcı salgınların erken teşhis edilmesini sağlayarak sayısız hayat kurtardı.
SALGINLARI DAHA HIZLI TANIMLAYABİLME ÜZERİNE BAŞARILI ÇALIŞMALAR
Her ne kadar isimleri geniş kitlelerce çok bilinmese de Happi ve Sabeti, bir sonraki ölümcül pandemiyi durdurmayı hedefleyen bir virüs tespit ağı yürütmenin yanı sıra, Afrika ile küresel kuzey arasındaki eşitsizliği azaltmayı amaçlıyor. Bunu, Afrikalı bilim insanlarını güçlendirerek Afrika’daki yaşam koşullarını iyileştirmeye odaklanarak yapıyorlar.
İkilinin öncülük ettiği Sentinel projesi, Nijerya Genomik ve Küresel Sağlık Enstitüsü ile MIT ve Harvard’a bağlı Broad Institute tarafından birlikte geliştirilen bir erken uyarı sistemi. Afrika Bulaşıcı Hastalıklar Genomiği Mükemmeliyet Merkezi (ACEGID) bünyesinde yürütülen program, genomik, gözetim ve dizileme teknolojileriyle yeni patojenleri tespit ediyor ve elde edilen bilimsel verileri hükümetlerin hızla harekete geçebileceği şekilde sunuyor. Başlangıçta TED’in Audacious Project desteğiyle hayata geçen Sentinel, kısa sürede son derece etkili bir model olduğunu kanıtladı.
Sentinel bugüne kadar Afrika’nın 54 ülkesinden 53’ünde 3 binden fazla sağlık çalışanını genomik alanında eğitti. Bu sayede ülkeler salgınları daha erken izleyip tanımlayabiliyor ve daha hızlı yanıt verebiliyor.
GELECEK KAYGISI ARTIYOR
Ancak küresel yardım kesintileri endişe yaratıyor. 2025 sonuna kadar sağlık alanındaki kalkınma yardımlarının 39,1 milyar dolara düşmesi bekleniyor. Happi, Sentinel’in geleceğinden kaygı duyduğunu söylerken, MacArthur desteğinin özellikle ulaşılması zor bölgelerde daha fazla akademisyen ve sağlık çalışanı yetiştirilmesine imkân tanıyacağını vurguluyor.
Happi, Sentinel fikrini ilk kez 2014’te, Nijerya Sağlık Bakanlığı’ndan gece yarısı aldığı bir telefonla hayata geçirmek zorunda kaldığını anlatıyor. Lagos’ta şüpheli bir Ebola vakası vardı. Küçük, iki odalı laboratuvarında sabaha kadar çalışan Happi ve ekibi, Ebola’nın Nijerya’ya ulaştığını saatler içinde doğruladı. Ülke hızla harekete geçti ve yalnızca 42 gün sonra Nijerya Ebola’dan arınmış ilan edildi. 20 doğrulanmış vakadan sekizi hayatını kaybetti; ancak bu, 186 milyonluk bir ülke için olası bir felaketin önüne geçilmesi anlamına geliyordu.
Bu deneyim, Sentinel’in “dönüştürücü bir sistem” olduğunu kanıtladı. Zamanla laboratuvarlar geliştirildi, altyapı güçlendirildi ve Covid-19 salgını başladığında ekip, ilk vakanın ardından 48 saat içinde virüsün tüm genomunu çıkarabilecek kapasiteye ulaştı. Daha sonra Beta ve Omicron varyantları da Sentinel sayesinde tespit edildi.

KAMERUNLU BİLİM İNSANI: DR. CHRISTIAN HAPPI
Kamerun’un Sangmélima kentinde sekiz çocuklu bir ailenin dördüncü çocuğu olarak dünyaya gelen Happi, Yaoundé Üniversitesi’nde eğitim gördü; ardından Nijerya ve ABD’de çalışmalarını sürdürdü. 2025’te TIME dergisinin “Dünyanın en etkili 100 kişisi” listesine girdiğinde “doğanın gücü” olarak tanımlandı.
MacArthur desteğini kazandığı anı anlatan Happi, “Kalp atışlarım o kadar hızlandı ki konuşamadım. Kariyerimde bir anda bu kadar büyük bir kaynağa sahip olacağımı hiç hayal etmemiştim” diyor. Ancak ona göre asıl mesele paranın kendisi değil, onunla ne yapılacağı: “Bu parayı aldığımız için değil, bu parayla ne yaptığımız için yargılanacağız.”
Happi, küresel yardım kesintilerinin Sentinel’i de etkileyeceğini kabul ediyor. “Bir bohçayı bağlamak için birçok ele ihtiyaç vardır” diyor. Yeni ortaya çıkan hastalıklar o bohça ve azalan fonlarla birlikte bu işi yapacak “eller” de giderek azalıyor. Bu nedenle Sentinel, genişleme sürecinde başka kurumlarla iş birliğine yönelmeyi planlıyor.
100 milyon dolarlık destekle birlikte Happi’de güçlü bir aciliyet duygusu var. Yine de ailesine Noel döneminde kısa bir mola vereceğine ve eşi Dr. Anise Happi’nin “ikinci eşi” diye takıldığı dizüstü bilgisayarını bir süreliğine kapatacağına söz vermiş durumda. “Onları önceliğim yapacağıma söz verdim” diyor. “Ve tam olarak bunu yapacağım.”

