İsrail’in Somaliland’ı resmen tanıma kararı, Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz hattında dengeleri yeniden şekillendiren bir gelişme olarak uluslararası basında yer buldu. Etiyopya merkezli düşünce kuruluşu Horn Review’de yayımlanan kapsamlı analizde, söz konusu adımın yalnızca Somaliland’ın statüsünü değil, bölgesel ve küresel güç rekabetini de doğrudan etkilediği vurgulandı.
İsrail, Somaliland’ı tanıyan ilk Birleşmiş Milletler üyesi ülke olarak, uzun süredir fiili bir yapı olarak varlığını sürdüren bölgeyi uluslararası stratejik rekabetin merkezine taşıdı. Bu hamleyle Somaliland, sınırlı tanınan bir siyasi yapıdan çıkarak uluslararası meşruiyet tartışmalarının odağına yerleşti. Karar, Kızıldeniz koridoru üzerindeki bölgesel ve küresel hesapları yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.
BABÜ’L MENDEP BOĞAZI
İsrail’in Somaliland’a yönelik ilgisinin temelinde Babü’l Mendep Boğazı’nın stratejik konumu bulunuyor. Küresel deniz ticareti ve bölgesel güvenlik açısından kritik öneme sahip boğaza yakınlık, Tel Aviv’in kararına askeri ve istihbari bir boyut kazandırıyor. Bu iş birliği İsrail’e İran ve Husiler kaynaklı tehditleri izleme ve dengeleme imkânı sunuyor, aynı zamanda Kızıldeniz’e erişimi güvence altına alıyor.

Binyamin Netanyahu’nun açıklamalarına göre Somaliland ile kurulan ilişki, İbrahim Anlaşmaları çerçevesinde ekonomik ve güvenlik alanlarını kapsıyor ve diğer bölgesel aktörler için de emsal teşkil edebilir.
BÖLGESEL AKTÖR OLARAK TÜRKİYE
Horn Review’in analizinde Türkiye’nin Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz hattındaki artan etkisine özel bir parantez açıldı. Türkiye’nin bölgesel varlığının Somali ile sınırlı kalmadığı, Sudan’a uzanan bir genişleme süreci izlediği belirtildi. Bu çerçevede, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan’ın Ankara ziyareti ve daha önce askıya alınan Afak güvenlik projesinin yeniden gündeme gelmesi örnek gösterildi.
Analize göre Ankara’nın Kızıldeniz boyunca artan varlığı, deniz ticaret yollarını güvence altına almak isteyen Körfez ülkeleri, Birleşik Arap Emirlikleri ve Batılı aktörlerin stratejik çıkarlarıyla kesişiyor. İsrail’in Somaliland’ı tanıma kararı, bu aktörler açısından Türkiye’nin bölgedeki etkisini dengeleyebilecek yeni bir koordinasyon alanı yaratabilir.

DİĞER KÜRESEL AKTÖRLER
Rusya’nın da Berbera Limanı’nın stratejik önemi nedeniyle Somaliland’a yönelik ilgisi arttı. Moskova, ekonomik ve askeri iş birliği seçeneklerini değerlendiriyor ancak Somaliland yakın dönemde bir Rus diplomatik ziyaret talebini geri çevirdi. Bu karar, liman erişimi karşılığında tanınma ihtimaline mesafeli yaklaşan Batılı müttefiklerin baskısıyla bağlantılı olabilir.
Çin ise Somali’nin toprak bütünlüğünü savunan Tek Somali politikasına bağlılığını sürdürüyor ve Somaliland’ın Tayvan ile geliştirdiği ilişkileri kendi stratejik çıkarlarına yönelik bir meydan okuma olarak görüyor.
ABD’nin tutumu ise daha karmaşık bir görünüm sergiliyor. Analizde Trump yönetiminin Çin’in Afrika Boynuzu’ndaki etkisini sınırlamak ve Berbera Limanı’na erişim sağlamak amacıyla politika değişikliğini değerlendirdiğine dair kulis bilgilerine yer verildi. Somaliland’ın tanınma karşılığında ABD’ye askeri üs erişimi ve maden imtiyazları teklif ettiği, bazı Cumhuriyetçi Kongre üyelerinin ise resmi tanımayı gündeme getiren yasa tasarıları sunduğu belirtildi. Yeni AFRICOM komutanının Somaliland’a gerçekleştirdiği ziyaret de ABD’nin artan askeri ilgisinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

BÖLGESEL TEPKİLER
İsrail’in kararına bölge ülkelerinden gelen tepkiler oldukça sert. Mısır, Türkiye ve Somali tanımaya karşı açık bir muhalefet sergiledi. Mısır, Etiyopya-Somaliland yakınlaşmasının Kızıldeniz’deki nüfuzunu zayıflatmasından endişe duyuyor. Türkiye ise bu adımı Somali ve Sudan’daki yatırımları ile stratejik ortaklıklarına yönelik doğrudan bir tehdit olarak değerlendiriyor. Cibuti de Babü’l Mendep üzerindeki merkezi konumunu kaybetme ihtimali nedeniyle tanımaya karşı çıkıyor.
Analizin sonuç bölümünde, önümüzdeki günlerde Afrika’daki ve diğer bölgelerdeki bazı ülkelerin tutumlarını yeniden gözden geçirebileceği öngörüsüne yer verildi. Özellikle Güney Sudan’ın olası tanıma kararına yakın adaylardan biri olarak öne çıktığı, Gine gibi bazı ülkelerin de Somaliland’ın egemenliğini desteklemenin siyasi ve ekonomik sonuçlarını değerlendirdiği belirtildi. Bu sürecin, Somaliland’ın uluslararası meşruiyetini güçlendirebileceği ve tanımayı koordine eden ülkeler açısından Kızıldeniz erişimini pekiştirebileceği ifade edildi.

