Sudan’da 15 Nisan 2023’te ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında başlayan çatışmaların ardından, başkent Hartum’da devletin simge yapıları ağır yıkıma uğradı. Uzun süre HDK kontrolünde kalan şehirde çok sayıda kamu kurumu askeri kışlaya, gözaltı ve sorgu merkezine dönüştürüldü; milyonlarca kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Çatışmaların patlak vermesiyle 15 milyon nüfuslu Hartum vilayetinden yaklaşık 7 milyon kişi güvenlik gerekçesiyle bölgeden ayrıldı. Kentteki Sudan Merkez Bankası kullanılamaz hale gelirken, HDK’nin banknotları kullanmasını engellemek amacıyla ülkede para değişimine gidildi.

Camiler, lüks oteller ve kamu binalarının büyük bölümü harabeye döndü. Güvenliğin kısmen sağlanmasının ardından Hartum’a dönüşler başlasa da, birçok yapı hâlâ onarım bekliyor.
DEVLET RADYO VE TELEVİZYON KURUMU HAPİSHANEYE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ
HDK’nin Nisan 2023’te ilk hedef aldığı noktalardan biri Sudan Devlet Radyo ve Televizyon Kurumu oldu. Köklü bir geçmişe sahip olan devlet televizyonu 1962’de yayın hayatına başlarken, ülkenin ilk radyo istasyonu bağımsızlıktan önce, 1940 yılında ilk yayınını yaptı.
Kurum yetkililerinin aktardığına göre, HDK mensupları Nisan 2023’te binaya baskın düzenleyerek darbe bildirisi okutmak istedi. Ancak çalışanların müdahalesiyle bu yayın gerçekleştirilemedi. Ağır hasar alan kurum, yayınlarını Port Sudan’dan sürdürmek zorunda kaldı. Bina ise uzun süre HDK kontrolünde kalarak fiilen bir hapishane ve gözaltı merkezine dönüştürüldü.
HER AN SIRANIN SANA GELECEĞİ KORKUSUYLA YAŞAMAK
HDK tarafından Devlet Radyo ve Televizyon Kurumu binasında alıkonulan doktor Adil Muhammed Mekki, yaşadıklarını AA muhabirine anlattı. Savaşın tamamen beklenmedik bir şekilde başladığını belirten Mekki:
“Bir sabah uyandık ve kendimizi savaşın içinde bulduk. Ne olduğunu anlayamadık. Bir-iki hafta bekledik, durumun sakinleşeceğini düşündük.” dedi.

Hasta kardeşleri nedeniyle evlerini terk etmediklerini söyleyen Mekki, mahallede herkesin ayrıldığını, yalnızca kendilerinin kaldığını ifade etti. Gözaltında tutulduğu süreci ise şu sözlerle anlattı:
“HDK mensupları beni burada 29 gün boyunca esir tuttu. Durum çok kötüydü, son derece zordu. Her an sıranın sana geleceği bir işkence korkusuyla yaşıyorduk.”
Serbest bırakılmalarının nedenini de paylaşan Mekki:
“Bizi serbest bıraktılar çünkü bulunduğumuz yere artık sığmıyorduk. Sürekli yeni tutuklular getiriliyordu.” dedi. Kardeşlerinden uzun süre haber alamadığını vurgulayan Mekki:
“Benim tek derdim kardeşlerim hayatta mı yoksa öldü mü, bunu öğrenmekti. O süre boyunca ne yediklerini, su bulup bulamadıklarını bilmiyordum. Temennimiz, hiçbir ülkede savaş olmaması ve hiçbir halkın bizim yaşadıklarımızı yaşamamasıdır.” diyerek sözlerini tamamladı.
“BU MERKEZDEKİ TÜM CİHAZLAR TAMAMEN TAHRİP EDİLDİ”
Sudan Devlet Radyo ve Televizyon Kurumu Televizyon Birimi Müdürü Velid Mustafa da HDK’nin saldırıları sırasında binanın uğradığı yıkımı gösterdi. Mustafa:
“15 Nisan 2023 Cumartesi günü canlı yayındaydık. Yayın sırasında burası bombalandı ve darbenin başlangıcı oldu. Yayın anında kesildi, daha sonra başka bir noktadan devam ettik. Bu merkezdeki tüm cihazlar ve ekipmanlar tamamen tahrip edildi.” dedi.
HDK mensuplarının darbe bildirisini okutmak için yoğun çaba harcadığını anlatan Mustafa:
“15 ve 16 Nisan boyunca yayını kesmek ve bildirilerini yayımlamak istediler ancak başaramadılar. Tüm bu girişimler kameralarla kaydedildi.” diye konuştu. Saldırılarda kurum çalışanlarının hayatını kaybettiğini belirten Mustafa:
“Savaşın başlamasından bu yana birçok şehit verdik. Son olarak 21 Mart 2024’te Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın kurtarılması sırasında görev yapan 4 meslektaşımız şehit oldu.” dedi.

HDK’nin daha önce kurumun güvenliğini sağladığını hatırlatan Mustafa, darbeden iki gün önce görevli personelin değiştiğini fark ettiklerini söyledi. Mustafa:
“Başarısız olunca bu binayı işgal ettiler. Bir yıldan fazla burada kaldılar. Binayı gözaltı merkezine, sorgu alanına, yağmalanan eşyalar için depoya ve çalınan araçlar için garaja dönüştürdüler. Burası sivil bir kurumdur, askeri değildir. Ne yazık ki HDK burayı askeri kışlaya çevirerek sivil halka yönelik baskıların merkezi haline getirdi.” ifadelerini kullandı.
HASTANELER AĞIR HASAR ALDI
HDK’nin saldırılarından Hartum’daki sağlık kurumları da ciddi şekilde etkilendi. Çatışmalarda zarar gören ve bazıları askeri amaçlarla kullanılan binalar arasında hastaneler de yer aldı. Şehir merkezinde, Ordu Genel Komutanlığı karargâhı yakınındaki el-Muallim Hastanesi bunlardan biri oldu.

Hastanede görev yapan tıbbi asistan Ümmü Gülsüm Mehdi, artan ihtiyaçlar ve sağlık personeli yetersizliği nedeniyle yakın dönemde çalışmaya başladığını söyledi. Su ve elektriğin kesik olduğu dönemlerde hastaneye yoğun başvuru yapıldığını belirten Mehdi, vakaların çoğunun ateş, baş ağrısı, sıtma ve kusma şikâyetlerinden oluştuğunu aktardı. Günlük hasta sayısının 30-35’e ulaştığını ifade eden Mehdi:
“Neredeyse hepsi benzer belirtilerle geliyor.” dedi.
Hastanenin yeniden tam kapasiteyle hizmet vermesini dileyen Mehdi:
“Umudum, hastanenin doktorları ve gerekli tüm tıbbi malzemeleriyle birlikte eski işlevine kavuşması ve herkese hizmet verebilmesidir.” sözleriyle yaşananların yarattığı tabloyu özetledi.

