Etiyopya’nın başbakanı büyük projelere tutkuyla bağlı. Abiy Ahmed, Nil Nehri üzerindeki dev barajı tamamladıktan sonra şimdi de Afrika’nın en büyük havaalanını ve bir nükleer enerji santralini hayata geçirmeyi planlıyor. Fakat denize kıyısı olmayan ülkenin şimdi en iddialı hedefi olarak gördüğü denize erişim arayışı, savaş ihtimalini yeniden gündeme getirdi.
Başbakan, ekim ayı sonunda parlamentoda yaptığı konuşmada ülkenin dönüşümünü övdü. Başkent Addis Ababa’da kalkınma hızla ilerliyor. Büyük Etiyopya Rönesans Barajı temmuz ayında açıldı. Abiy, barajı “yarının şafağının habercisi” olarak nitelendirerek bunun, Afrika’nın nüfus bakımından ikinci büyük ülkesinin dış yardıma bağımlılığına son vereceğini söyledi. Etiyopya uzun yıllardır dünyanın en fazla yardım alan ülkelerinden biri.
Ancak ülkeyi ekonomiyi ağır şekilde sarsabilecek zorluklar bekliyor. Ülke kıtada en güçlü büyüme performanslarından birine sahip olsa da tehlikeler giderek artıyor.
ERİTRE GERİLİMİ
Abiy hükümeti, 1993’te Eritre’nin ayrılmasıyla kaybettiği Kızıldeniz’e erişimi geri kazanmakta kararlı. İki ülke yıllar sonra barışmış, Abiy bu süreçte Nobel Barış Ödülü almıştı. Ardından iki ülke birlikte Etiyopya’nın Tigray bölgesinde yıkıcı bir savaş yürüttü. Şimdi ise yeniden tansiyon yükseliyor.

Haziran ayında Eritre, Etiyopya’yı Kızıldeniz limanlarını ele geçirmeye yönelik “uzun süredir hazırlanan bir savaş planı” yapmakla suçladı. Addis Ababa ise denize erişim talebini barışçıl yollarla çözmek istediğini savunuyor. Etiyopya geçtiğimiz günlerde Eritre’yi “savaşa aktif şekilde hazırlanmakla” suçladı. Ayrıca Eritre’nin Etiyopyalı isyancı gruplara destek verdiğini iddia etti.
Uluslararası Kriz Grubu’ndan Afrika Boynuzu Direktör Yardımcısı Magnus Taylor gerilimi endişe verici olarak tanımladı. Taylor:
“Yanlış hesaplama ihtimali var. Önümüzdeki aylarda durum daha da kötüleşebilir.”
MISIR-ETİYOPYA GERGİNLİĞİ
Mısır, içme suyunun neredeyse tamamını Nil’den karşılıyor ve en başından beri Etiyopya’nın Büyük Rönesans Barajı’na şiddetle karşı çıktı. Kahire, kurak dönemlerde su tüketimini düzenleyecek anlaşmalar konusunda defalarca yapılan görüşmelerden sonuç alamadı.
Barajın açılmasının ardından Mısır söylemini sertleştirdi. Eylül ayında yaptığı açıklamada halkının “varoluşsal çıkarlarını korumak için gerekli her adımı atma hakkını saklı tuttuğunu” belirtti. Etiyopya ise barajın milyonlarca insanı yoksulluktan kurtarmak için kritik olduğunu vurguluyor.

Mısır, Etiyopya ile komşuları arasındaki gerilimleri de kullanmaya çalıştı. Eritre ile güvenlik ilişkilerini güçlendirdi ve Somali ile güvenlik anlaşması imzaladı. Somali, geçen yıl Etiyopya’nın toprak bütünlüğünü tanımadığı ayrılıkçı Somaliland ile yaptığı liman anlaşmasına öfkeyle tepki göstermişti.
ETNİK ÇATIŞMALAR
Tigray’deki savaş 2022 sonunda yapılan barış anlaşmasıyla bitti. Fakat ülkenin en büyük iki bölgesi Amhara ve Oromia, halen etnik temelli isyanlarla sallanıyor. Amhara’daki dağınık milis hareketi Fano ile Oromia’daki Oromo Kurtuluş Ordusu, federal yönetim tarafından dışlandıklarını savunuyor. Tanıklar, tüm taraflarca işlendiği iddia edilen katliamlar ve yargısız infazlardan söz ediyor. Fidye için adam kaçırma olağan hale geldi ve yardım kuruluşları birçok bölgeye ulaşmakta zorlanıyor.

Amnesty International bu şiddet döngüsünü “adaletsizliklerin döner kapısı” olarak tanımladı.
Bu arada Tigray için yapılan barış anlaşması kırılganlığını koruyor. Bölgenin güney kesimlerinde federal yanlısı milislerle çatışmalar yeniden yaşandı. Tigray yönetimi, bölge güçlerine yapılan bir hava saldırısının ardından federal hükümeti anlaşmayı “açıkça ihlal etmekle” suçladı. Abiy hükümeti ise Tigray yöneticilerini Eritre ile iş birliği yapmakla itham ediyor.
ŞEHİR VE KIRSAL ARASINDAKİ UÇURUM
Addis Ababa’da görüntü bambaşka. Abiy milyarlarca dolarlık projelerle şehri dönüştürdü; bisiklet yolları, konferans merkezi, parklar ve müzeler kuruldu.
Başbakan, başkenti Afrikalı yatırımcı ve turistler için bölgesel cazibe merkezi yapmayı hedefliyor. Ülke para birimini dalgalanmaya bıraktı, bankacılık sektörünün önünü açtı ve borsa kurdu. Bunlar, ekonominin uzun yıllar devlet kontrolünde olduğu düşünüldüğünde radikal adımlar.
Bu reformlar geçen yıl ülkeye IMF’den 3,4 milyar dolarlık kurtarma paketi kazandırdı. Ancak yatırımcılar güvenlik sorunları ve bölgesel gerilimler nedeniyle temkinli. Yoksulluk oranı ise hızla yükseliyor. Dünya Bankası’na göre Etiyopyalıların yüzde 43’ü yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Bu oran, Abiy göreve gelmeden iki yıl önce 2016’da yüzde 33’tü. Gıda ve yakıt fiyatlarının artması ve savunma harcamalarının bütçede daha fazla yer kaplaması bu durumu besliyor.
Uluslararası Kriz Grubu’ndan Taylor, Addis Ababa’daki refah havasının ülke geneline yansımadığını söyledi:
“Abiy merkezde güçlü bir kontrol kurmuş durumda ancak çevre bölgelerde yoksulluk ve adaletsizlik hissi var. Bu nedenle bu bölgelerdeki istikrarsızlığın devam etmesini bekliyoruz.” ifadelerine yer verdi.
Kaynak: AP

