Etiyopya federal polisi, komşu ülke Eritre’nin Amhara bölgesindeki isyancılara mühimmat gönderdiğini öne sürerek on binlerce merminin ele geçirildiğini açıkladı. Suçlamalar, uzun süredir inişli çıkışlı seyreden Etiyopya–Eritre ilişkilerinde söz savaşını yeniden alevlendirdi.
Polisten yapılan açıklamada, Amhara bölgesinde düzenlenen operasyonda 56 bin adet mühimmatın ele geçirildiği ve iki şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi. Ön soruşturmanın, mühimmatın Eritre’de iktidardaki parti için kullanılan “Şabiya” yönetimi tarafından gönderildiğini ortaya koyduğu ileri sürüldü.
Eritre Enformasyon Bakanı iddialarla ilgili Reuters’ın yorum talebine yanıt vermezken, Asmara yönetimi daha önce de Etiyopya’nın iç işlerine müdahale ettiği yönündeki suçlamaları reddetmişti. Eritre Cumhurbaşkanı Isaias Afwerki, bu hafta devlet medyasına verdiği demeçte, Etiyopya’daki iktidar partisinin Eritre’ye karşı savaş ilan ettiğini savunmuştu.
İKİ ÜLKE ARASINDA GERİLİM YENİDEN ARTIYOR
Etiyopya ile Eritre, Eritre’nin 1993’te bağımsızlığını kazanmasının ardından 1998’de başlayan ve üç yıl süren sınır savaşında karşı karşıya gelmişti. İki ülke 2018’de ilişkileri normalleştiren tarihi bir anlaşmaya imza atmış, bu süreç Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’e Nobel Barış Ödülü kazandırmıştı. Ancak son yıllarda ilişkiler yeniden bozuldu.
Eritre birlikleri, 2020-2022 yılları arasında Etiyopya’nın kuzeyindeki Tigray bölgesinde yaşanan iç savaşta Addis Ababa yönetimine destek vermişti. Buna karşın, çatışmaları sona erdiren barış anlaşması sürecinde Eritre’nin dışarıda bırakılması ilişkilerde kırılma yarattı.
Denize kıyısı olmayan Etiyopya’nın denize erişim hakkı olduğu yönündeki açıklamalar da gerilimi artıran başlıca başlıklar arasında yer alıyor. Eritre, Kızıldeniz kıyısında yer alan konumu nedeniyle bu söylemleri örtülü bir askeri tehdit olarak değerlendiriyor.
Cumhurbaşkanı Afwerki, son açıklamasında “Savaş istemiyoruz, ancak ülkemizi nasıl savunacağımızı biliyoruz” ifadelerini kullandı. Başbakan Abiy Ahmed ise Etiyopya’nın Eritre ile çatışma arayışında olmadığını, denize erişim konusunun diyalog yoluyla ele alınmasını istediklerini belirtti.

