Etiyopya, Çarşamba günü Mısır’a yönelik sert bir diplomatik açıklama yaparak Kahire’yi, Nil Nehri üzerindeki “sömürgeci tekelini” sürdürmek için Afrika Boynuzu’nu istikrarsızlaştırmaya çalışmakla suçladı.
Addis Ababa’nın açıklaması, Etiyopya’nın Eylül ayında Büyük Etiyopya Rönesans Barajı’nı (GERD) resmen açmasından bu yana giderek tırmanan söz düellosunda yeni bir aşamaya işaret etti.
Etiyopya Dışişleri Bakanlığının yayımladığı bildiride, Mısırlı yetkililerin Kahire’nin çıkarlarına hizmet edecek “itaatkâr, zayıf ve parçalanmış” devletler yaratmayı amaçlayan “eskimiş bir yöntemi” kullandığı öne sürüldü.
“Bazı Mısırlı yetkililer, sömürge dönemi zihniyetiyle Nil sularının tekeline sahip olduklarını düşünüyor,” denilen açıklamada Mısır’ın “tarihsel hak” söylemleri reddedildi.
“ETİYOPYA BÖLGESEL İSTİKRARA YÖNELİK BİRİNCİL TEHDİT”
Bu çıkış, barajın tamamlanmasından sonra Kahire’den gelen sert tepkilerin devamı niteliğinde. Mısır, Birleşmiş Milletlere resmi şikâyette bulunmuş, Dışişleri Bakanı Badr Abdelatty ise Eylül ayında BM Genel Kurulu’nda Etiyopya’yı “Afrika barışına ve bölgesel istikrara yönelik birincil tehdit” olmakla suçlamıştı.
9 Eylül’deki GERD açılışının ardından Abdelatty, BM Güvenlik Konseyine sunduğu protestoda barajın işletilmesini “yasadışı ve tek taraflı bir adım” olarak nitelendirmiş ve “Kahire’nin varoluşsal çıkarlarını görmezden geleceği yönündeki her türlü yanılgı… tam bir hayaldir” demişti.
Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı da Etiyopya’yı “pervasız” yönetimle suçlayarak koordine edilmeyen su salımlarının Sudan’da ciddi taşkınlara yol açtığını iddia etti. Kahire, bu adımların uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve aşağı havza ülkeleri için doğrudan tehdit oluşturduğunu savundu.
“ETİYOPYA’NIN İZİN ALMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ YOKTUR”
Yaklaşık 5 milyar dolarlık barajı ulusal gururun ve elektrifikasyon çabalarının simgesi olarak gören Etiyopya ise tüm suçlamaları kararlılıkla reddediyor.
Dışişleri Bakanlığı son açıklamasında, “Etiyopya’nın kendi sınırları içindeki doğal kaynakları kullanmak için kimseden izin alma yükümlülüğü yoktur” ifadelerini kullanarak Nil sularının yüzde 86’sının Etiyopya yaylalarından kaynaklandığını hatırlattı.
Açıklamada ayrıca Addis Ababa’nın Nil’in “adil, makul ve hakkaniyete uygun kullanımına” bağlı olduğu vurgulanarak Mısır’a “istikrarsızlaştırma kampanyasından vazgeçme” çağrısı yapıldı.

