Etiyopya, uzun yıllar net buğday ithalatçısı olarak bilinirken, son yıllarda yürütülen politikalarla bu alanda bir devrime imza attı. Başbakan Abiy Ahmed’in verdiği bilgiye göre ülke, yılda 6 milyon tonun üzerinde buğday üretimiyle eski lider Mısır’ı üçe katlayarak geride bıraktı. Mısır’ın yıllık buğday üretimi ise 2 milyon ton civarında seyrediyor. Bu gelişme, yalnızca tarımsal değil, aynı zamanda ekonomik ve stratejik bir kazanım olarak değerlendiriliyor. Tarımda verimlilik artışı, devletin son on yılda uyguladığı modernizasyon stratejilerine dayanıyor. Mekanizasyonun yaygınlaştırılması, verimli tohum türlerinin geliştirilmesi, sulama altyapısının genişletilmesi ve küçük çiftçileri destekleyen politikalar, üretimdeki sıçramayı mümkün kıldı. Yeşil Devrim girişimi sayesinde çiftçiler, gübre, kredi ve yüksek verimli tarım teknolojilerine daha kolay erişim sağladı.
SULAMA YATIRIMLARI VE POLİTİK DESTEK BAŞARIYI GETİRDİ
Başta Awash Nehri havzası olmak üzere çeşitli bölgelerde geliştirilen sulama projeleri, iklim değişikliğine bağlı yağış dengesizliklerine karşı istikrar sağladı. Uzmanlar, Etiyopya’nın başarısını bu çok boyutlu yaklaşım, politika, yatırım ve uygun iklim şartlarının bileşimi, ile açıklıyor. Etiyopya’nın buğday üretimindeki yükselişi, sadece ulusal düzeyde değil, Doğu Afrika genelinde de önemli etkiler yaratabilir. Kenya, Sudan ve Cibuti gibi komşu ülkelerde buğdaya olan talep artarken, Etiyopya, kıtaya buğday tedariki sağlayabilecek güçlü bir bölgesel aktör haline geliyor. Bu da Avrupa, Rusya ve Kuzey Amerika’dan yapılan pahalı ithalata bağımlılığı azaltabilir.
Afrika’nın eski lideri konumundaki Mısır, buğday üretimini artırma çabalarına rağmen sınırlı ekilebilir arazi ve su kaynakları nedeniyle zorluklar yaşıyor. Modern tarım yöntemlerinin yaygınlaştırılmasına yönelik adımlar atılsa da, ülke halen Karadeniz bölgesinden yaptığı ithalata bağımlı.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE KIRSAL KALKINMA ODAKTA
Etiyopya’nın buğdayda gösterdiği bu sıçrama, sürdürülebilir politikalarla desteklenmezse geçici bir başarıya dönüşebilir. Uzmanlar, iklim şokları, haşere istilaları ve kırsal altyapı eksikliklerinin hâlâ tehdit oluşturduğunu belirtiyor. Bu nedenle hükümet, üretim artışını çiftçiler için gelir artışına dönüştürebilecek tarımsal sanayi yatırımlarına odaklanıyor. Etiyopya Tarım Bakanlığı, buğdayın işlenmesine yönelik sektörleri, un değirmenleri, fırıncılık tesisleri gibi, büyütmeyi planlıyor. Böylece yerel katma değer artırılırken istihdam da desteklenecek. Ayrıca, toprak sağlığını koruyan yöntemler ve koruyucu tarım uygulamalarıyla iklim değişikliğine karşı dirençli bir üretim modeli inşa ediliyor.
Etiyopya’nın buğday üretimindeki liderliği, kıta genelinde gıda güvenliğine katkı sağlayabilecek kalıcı bir dönüşümün işareti olabilir. Uluslararası ortakların da desteğiyle yürütülen tarımsal araştırma, eğitim ve teknoloji yatırımları sayesinde bu başarı hikâyesinin uzun vadeli bir başarıya dönüşmesi hedefleniyor. Bu yalnızca Etiyopya için değil, tüm Afrika için umut verici bir gelişme olarak görülüyor.

