Sudan’ın Feşir şehrinde ordu ile çatışan Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) düzenlediği saldırıda top mermisinin isabet etmesi sonucu kolunu kaybeden Sudanlı kız çocuğu Suzi Musa, protez kola ihtiyaç duyduğunu ve eğitimini tamamlamak istediğini söyledi.
Faşir’deki saldırıların ardından ailesiyle birlikte Sudan’ın Kuzey eyaletine bağlı ed-Debbe şehrinde sığınan Suzi Musa, temel ihtiyaçlara erişimin güç olduğu el-Affad Mülteci Kampı’nda AA muhabirine yaşadıklarını anlattı. Musa, HDK’nin topçu saldırısında ağır yaralandığını belirterek:
“Mermi bana isabet ettiğinde kolumu tamamen kopardı. Hastaneye gitmeden önce kolum zaten kesilmişti. Daha sonra hastaneye ulaştık ve ilk müdahale yapıldı.” dedi.
BOMBARDIMAN NEDENİYLE TEDAVİ YARIM KALDI
İki gün sonra ameliyat edildiğini söyleyen Musa, tedavisinin hastanede devam edemediğini ifade etti. Musa:
“Ameliyattan yaklaşık on gün sonra hastane de topçu bombardımanına tutuldu. Orada kalamadık, tedavimi evde sürdürmek zorunda kaldım.” diye konuştu.
Faşir’den ayrılma sürecinin de son derece zor geçtiğini dile getiren Musa, HDK mensuplarının yolda kendilerine hakaret ettiğini belirterek:
“Yol boyunca bize hakaret ettiler. Silahlı yağmacılarla da karşılaştık, önümüzdeki araçlara ateş açtılar.” ifadelerini kullandı.
Musa, Feşir’den ed-Debbe’ye ulaşmanın yaklaşık 15 gün sürdüğünü, bu yolculuğun bir kısmını araçlarla, bir kısmını ise yürüyerek tamamladıklarını anlattı.
”BU ALLAH’IN YAZGISIYDI, RAZIYIM”
Yaşadığı kayba rağmen güçlü durmaya çalıştığını vurgulayan Suzi Musa, duygularını şu sözlerle dile getirdi:
“Gerçeği kabullendik, bu Allah’ın yazgısıydı. Ne yaparsam yapayım kolum geri gelmeyecek. Böyle inanıyorum ve razıyım. Allah ülkemizi düzeltsin.”

Eğitimine devam etmek istediğini özellikle vurgulayan Musa, en büyük talebinin protez kol olduğunu belirterek:
“Şimdi protez kola ihtiyacım var ve eğitimimi tamamlamak istiyorum. Bizim mesajımız şu: Bu savaş dursun, biz de eğitimimize dönelim ve hayatımız eskisi gibi olsun.” dedi.
ANNE SEBİL: ”KAVRULMUŞ MISIR VE HAYVAN YEMİ YEDİK”
Suzi’nin annesi Hatice Harun Sebil de Faşir’de yaşadıkları dramı anlattı. Sebil:
“Feşir’de o lanet savaş başımıza geldi. Yurdumuzdan edildik, perişan olduk. Evlatlarımız öldürüldü, çocuklarımız parçalandı, babalarımız ve annelerimiz öldürüldü.” diye konuştu.

Kendisine de şarapnel isabet ettiğini belirten Sebil, eşinin asker olması nedeniyle Feşir’den hemen ayrılamadıklarını ve HDK güçlerinin asker eşlerine kötü muamelede bulunduğuna dair haberler aldıklarını söyledi. Sebil, kızının yaralandığı bombardımanda pazarda 15 kişinin hayatını kaybettiğini aktararak:
“Beş kişi de hastaneye ulaştıktan sonra öldü. Hastanede yaralılara müdahale eden kimse yoktu. Yaşadıklarımıza sabrettik.” dedi.
Aylardır son derece zor koşullarda yaşadıklarını dile getiren Sebil:
“Evimizin içinde merdivenle inilen bir sığınak vardı. Yaklaşık yedi ay orada kaldık. Askerler bulabildiklerinde bize yemek getiriyordu. Biz kavrulmuş mısır ve hayvan yemi yedik.” ifadelerini kullandı. Sebil, kızının psikolojik olarak toparlanabilmesi ve eğitimine devam edebilmesi için protez kol desteği talep etti.
SAĞLIK GÖREVLİSİ İHLAS: ”EŞİMİ VE 5 KARDEŞİMİ KAYBETTİM”
Feşir’den yerinden edilen bir diğer isim olan sağlık görevlisi İhlas İdris Adem ise HDK saldırılarında eşini ve beş kardeşini kaybettiğini söyledi. Adem, evlerinin yıkıldığını belirterek:
“Katliamlar ve tecavüz vakaları yaşandı. Kızlarıma tecavüz etmeye kalkıştılar. Onlara ‘Kızlarım yerine beni alın’ dedim. Buna rağmen üç kişiyle böyle bir girişimde bulundular. Tehditler çok fazlaydı.” dedi.

Faşir’deki yıkımın boyutuna dikkat çeken Adem:
“Evler tahrip edildi, yağma vardı. Bazı insanlar kayıp, akıbetlerinin ne olduğunu hâlâ bilmiyoruz. Allah yardım etsin, tüm şehitlerimize rahmet eylesin.” diye konuştu.
Kamptaki kadınların yaklaşık yarısının eşlerini kaybettiğini ve çalışmak zorunda kaldıklarını ifade eden Adem, temel ihtiyaçların karşılanamadığını vurgulayarak:
“Yiyecekler yetersiz. Çocukların okutulması ve hayata tutunması gerekiyor. Şu an iletişim kurabileceğim bir telefonum bile yok. Örneğin yataklara bile ihtiyacımız var.” dedi.
Feşir’den kaçmak zorunda kalan sivillerin anlattıkları, Sudan’daki savaşın özellikle çocuklar ve kadınlar üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor.

