Sahel ve Kuzey Afrika, 2024–2025 döneminde düzensiz göç ve insan kaçakçılığı açısından küresel bir kavşak haline geldi. Nijer’de göçü suç sayan yasanın kaldırılması, Sudan’daki iç savaş ve bölgedeki güvenlik zafiyetleri, göçü durdurmak yerine daha riskli ve yasadışı rotalara yöneltti. Bölge artık sadece Avrupa’ya geçiş koridoru değil; bekleme, çalışma ve yeniden dağılım alanı olarak işleyen karmaşık bir göç ekosistemine dönüştü.

Nijer, Çad, Mali ve Sudan hattında şekillenen bu yapı; silahlı gruplar, yasa dışı madencilik, insan ticareti ve rüşvet mekanizmalarıyla iç içe ilerliyor. Sudan’daki savaş Çad’ı yeni bir transit merkez haline getirirken, Mali ve Sudan göçü besleyen ana kaynak ülkeler olarak öne çıkıyor. Sahra geçişleri ve yasa dışı maden sahaları göçmenler için yüksek ölüm riski ve “modern kölelik” koşulları yaratıyor.
Uluslararası raporlara göre özellikle kadınlar ve çocuklar en kırılgan gruplar arasında yer alıyor. Uzmanlar, yalnızca sınır güvenliğine dayalı politikaların yeterli olmadığını, çatışmalar ve yönetim krizleri çözülmeden Sahel’in kalıcı bir göç ve suç düğüm noktası olmaya devam edeceğini vurguluyor.

