Etiyopya’nın yapımına 2011 yılında başladığı ve Nil Nehri üzerinde inşa ettiği, Afrika’nın en büyük hidroelektrik santrali olan Büyük Etiyopya Rönesans Barajı (GERD), komşu ülkelerle gerilimi yeniden artırdı. Mısır Dışişleri Bakanı Dr. Bedir Abdülati, 9 Eylül’de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne yazdığı mektupta, barajın sadece Mısır ve Sudan’ın su güvenliğini tehdit etmediğini, aynı zamanda bağlayıcı uluslararası yasaları da ihlal ettiğini belirtti. Abdülati mektubunda:
“Baraj, uluslararası hukuku hiçe sayan tek taraflı bir girişimdir. Nil Havzası’nı yöneten hukuki sistemi değiştirecek herhangi bir sonuç doğurmaz.” ifadelerine yer verdi.
MISIR VE SUDAN’DAN ORTAK TEPKİ
Mısır ve Sudan, uzun süredir projeye karşı ortak bir tutum sergiliyor. Kahire, sorunun çözümü için defalarca BM Güvenlik Konseyi’ni devreye soksa da şu ana kadar konuyla ilgili somut bir ilerleme kaydedilmedi. Etiyopya ise müzakerelerin BM ile değil Afrika Birliği çatısı altında yürütülmesini savundu, fakat bu süreç de sonuçsuz kaldı. Kahire, Etiyopya’nın görüşmeleri “bilerek baltaladığını” iddia ederken, Addis Ababa ise barajın kendi toprakları üzerindeki egemenlik hakkıyla inşa edildiğini savunuyor.

Bölgedeki tartışmalara rağmen Etiyopya, bu hafta barajın açılışını yaptı. 6 bin megavat kapasiteyle Afrika’nın en güçlü hidroelektrik santrali haline gelen Rönesans’ın, ülkenin ekonomik büyümesine büyük katkı sağlaması bekleniyor. Başbakan Abiy Ahmed açılış töreninde yaptığı konuşmada:
“Bu nesil Rönesans Barajı ile tarihi bir başarıya imza attı. Dilencilik dönemi sona erdi” sözlerine yer verdi. Ahmed, barajın yalnızca Etiyopya’ya elektrik sağlamakla kalmayacağını, aynı zamanda ülkenin GSYH’nı da dönüştürecek bir servet kaynağı olacağını söyledi. Bunun yanında, müzakerelere kapıların hâlâ açık olduğunu ve bun sürecin Etiyopya’nın egemenliğine saygı çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirtti.
SUDAN MISIRA GÖRE DAHA TEMKİNLİ YAKLAŞIYOR
Sudan’da ise baraja yönelik değerlendirmeler daha temkinli. Bazı yetkililer, barajın yağışlı mevsimlerde taşkınları ve erozyonu azaltacağını, su akışını düzenleyerek mevcut rezervuarların ömrünü uzatabileceğini savunuyor. Fakat Kahire, özellikle uzun süreli kuraklık dönemlerinde Etiyopya’nın barajda daha fazla su tutmasından endişe duyuyor. Oxford Economics Africa’nın analizine göre, Nil Nehri Mısır’ın tatlı su kaynaklarının yaklaşık yüzde 97’sini sağlıyor. Bu nedenle, su seviyesindeki en küçük değişiklik bile ülkenin tarım güvenliği ve şehirlerin su kaynağı için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
KENYA’DAN ARABULUCULUK TEKLİFİ
Barajın açılışına katılan Kenya Cumhurbaşkanı William Ruto ise tansiyonu düşürmeye yönelik çağrıda bulundu. Ruto, Mısır ve Sudan’ın kaygılarının dikkate alınması gerektiğini belirterek, “Bugüne kadar sağlanan ilerlemeyi memnuniyetle karşılıyor, uzlaşı ve iyi niyet temelinde diyaloğun sürdürülmesini destekliyoruz. Kenya, taraflar arasındaki uçurumu kapatmaya ve kalıcı bir çözüm bulmaya hazırdır.” dedi.

Rönesans Barajı, yalnızca Etiyopya için değil başta Doğu Afrika olmak üzere kıtanın geri kalanı için de stratejik bir “oyun değiştirici” olarak görülüyor. Fakat barajın gelecekte Nil sularını paylaşan on bir ülke arasında nasıl bir denge yaratacağı, hâlâ belirsizliğini koruyan sorunlar arasında yer alıyor.
Kaynak: Nations Africa

