Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, Tunus ile egemenliği zedeleyecek gizli bir askeri anlaşma yapıldığı yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı. Tebbun, söz konusu iddiaların iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerini hedef alan “istikrarsızlaştırma girişimleri” olduğunu söyledi.
Tebbun’nun açıklamaları, Tunus’un egemenliğini Cezayir lehine sınırladığı öne sürülen ve doğruluğu teyit edilemeyen bir belgenin internette dolaşıma girmesinin hemen ardından geldi.
”AMAÇ, TUNUS VE CEZAYİR’İN ARASINI BOZMAK”
Cezayir Cumhurbaşkanı, parlamentonun iki kanadı önünde yaptığı konuşmada, iddiaların arkasındaki niyetin açık olduğunu vurguladı:
“Bazı taraflar Cezayir ile Tunus arasında fitne çıkarmaya çalışıyor. Bunu yaparak Tunus’u daha savunmasız hale getirebileceklerini düşünüyorlar.”
Tebbun, Cezayir’in Tunus’un iç işlerine hiçbir zaman müdahale etmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Cezayir ordusu Tunus topraklarına girmedi, girmiyor ve asla girmeyecek.”
TARTIŞMANIN KAYNAĞI
Tartışmaların merkezinde, Cezayir ile Tunus arasında 7 Ekim 2025’te imzalanan askeri iş birliği anlaşması yer alıyor. Anlaşma, resmi açıklamalara göre sınır ötesi tehditlere karşı ortak eğitim, bilgi paylaşımı ve koordinasyonun güçlendirilmesini amaçlıyor. Fakat anlaşmanın detaylarının kamuoyuyla paylaşılmaması, özellikle Tunus’ta çeşitli spekülasyonlara yol açtı.
Tunus Savunma Bakanlığı ise anlaşmanın yeni olmadığını belirterek, bunun 2001 yılında imzalanan bir iş birliği metninin güncellenmiş hali olduğunu açıkladı ve şu ifadeyi kullandı:
“Bu düzenleme yalnızca bölgesel gelişmelere uyum sağlamak ve iş birliğinin kapsamını genişletmek amacı taşımaktadır.”
BELGENİN SIZDIRILDIĞI İDDİASI
17 Aralık’ta internette dolaşıma giren ve “gizli” olduğu öne sürülen bir belge, tartışmaları daha da alevlendirdi. Belgede, Cezayir ordusuna Tunus topraklarında 50 kilometreye kadar operasyon yapma yetkisi verildiği, Tunus’un lojistik masrafları üstleneceği ve hatta doğal kaynak tahsisi yapılacağı iddia edildi.

Ayrıca Tunus’un, üçüncü ülkelerle yapacağı güvenlik anlaşmaları için Cezayir’in onayını almak zorunda kalacağı öne sürüldü. Bu iddialar, Tunus muhalefeti tarafından “egemenlik kaybı” ve “vasallık” tartışmalarını beraberinde getirdi.
Cezayirli jeopolitik uzman ve Mena Defense baş editörü Akram Kharief, söz konusu belgeyi inceleyerek sahte olduğu sonucuna vardığını açıkladı. Kharief, belgede ciddi teknik ve hukuki hatalar bulunduğunu belirterek şunları söyledi:
- Resmi başlıklarda tutarsızlıklar bulunuyor
- Gizlilik dereceleri birbiriyle çelişiyor
- Cezayir Anayasası’na açıkça aykırı maddeler yer alıyor
- Yetkililerin unvanları ve isimleri yanlış yazılmış
Kharief, özellikle belgenin, Cezayir Anayasası’nın yurt dışı askeri müdahaleleri parlamento onayına bağlayan hükümleriyle doğrudan çeliştiğini vurguladı.
”TUNUS’UN GÜVENLİĞİ CEZAYİR’İN GÜVENLİĞİDİR”
Tebbun, konuşmasında iki ülke arasındaki güvenlik bağının altını çizerek şu ifadeyi kullandı:
“Cezayir’in güvenliği Tunus’un güvenliğinden ayrı düşünülemez. Tunus’a zarar veren, Cezayir’e de zarar vermiş olur.”

Cumhurbaşkanı ayrıca, Tunus’un İsrail ile normalleşme sürecine giren ülkeler arasında olmadığını vurgulayarak, Cumhurbaşkanı Kays Said’in bu konuda net bir tutum sergilediğini ifade etti. Tunus Cumhurbaşkanı Said de daha önce yaptığı açıklamada, söz konusu belgeleri “uydurma” olarak nitelendirmiş ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik girişimleri kınamıştı.
BÖLGESEL DENGELER İÇİN KRİTİK SÜREÇ
Yaşanan tartışma, özellikle Kuzey Afrika’daki güç dengeleri, Tunus’taki siyasi baskılar ve bölgesel güvenlik mimarisi açısından yakından takip ediliyor. Uzmanlar, iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin hedefinin istikrar ve sınır güvenliği olduğunu, kamuoyuna yansıyan iddiaların ise siyasi manipülasyon içerdiğini değerlendiriyor.
Kaynak: Middle East Eye

