Afrika kıtasında milyonlarca kadının düzenli olarak kullandığı cilt beyazlatma ürünleri, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verilerine göre, ciddi sağlık sorunlarına yol açarak kamu sağlığı için büyük bir tehdit oluşturuyor. Senegal’in başkenti Dakar’da Anadolu Ajansı muhabirine konuşan dermatologlar, kullanıcılar ve satıcılar, kıtada giderek yaygınlaşan bu uygulamanın hem toplumsal baskılardan hem de yanlış güzellik algılarından beslendiğini ifade ediyor.

DSÖ’nün 2023 yılında yayımladığı araştırmaya göre, Afrika nüfusunun yüzde 27’si hayatı boyunca en az bir kez cilt rengini açıcı ürün kullanıyor. Kadın nüfusunda bu oran ülkelere göre yüzde 25 ila yüzde 80 arasında değişiyor. Nijerya yüzde 77 ile ilk sırada yer alırken, Kongo Cumhuriyeti’nde oran yüzde 66’ya, Senegal’de ise yaklaşık yüzde 50’ye ulaşıyor. Dünya genelinde 10,7 milyar dolarlık büyüklüğe sahip olan cilt beyazlatıcı ürün pazarının 2033’e kadar 18,1 milyar dolara çıkacağı öngörülüyor.
DAHA BEYAZ BİR TEN İÇİN KANSER RİSKİNİ GÖZE ALIYORLAR
Uzmanlara göre, hidrokinon, yüksek doz kortikosteroidler ve civa içeren bu ürünler melanin üretimini baskılayarak cilt rengini açıyor. Ancak melanin azalması, cildin güneş ışınlarına karşı doğal korumasını ortadan kaldırıyor. Uzun süreli kullanımda cilt kanseri, karaciğer yetmezliği ve kalıcı cilt hasarı gibi ciddi sonuçlar ortaya çıkabiliyor.

Senegalli Dermatolog Mame Aminata Ndir, yerel dil Volofçada “khessal” olarak bilinen cilt beyazlatma uygulamalarının sadece Senegal’de değil, dünyanın farklı bölgelerinde de görüldüğünü belirtiyor. Ndir, “Senegal’de bebekler bile ‘çirkin siyah’ diyerek seviliyor. Çocukluktan itibaren siyah kelimesi çirkinlikle yan yana kullanılıyor. Bu algı yüzünden bireyler daha açık tenli olmaya özeniyor. Televizyon ve sosyal medyada sürekli açık tenli kadınlar ön plana çıkıyor. Bu da toplumsal baskıyı artırıyor” diye konuştu.
Ndir, cilt kanserinin siyahiler arasında giderek arttığına dair klinik gözlemler bulunduğunu vurgulayarak, yetkililerin bu ürünlerin satış ve kullanımını sıkı şekilde denetlemesi gerektiğini söyledi. Ayrıca ailelerden başlayarak okullarda cilt sağlığı ve beyazlatıcı ürünlerin zararlarına ilişkin bilinçlendirme yapılması gerektiğini ifade etti.
ÜRÜNLER KALICI YARALARA SEBEP OLUYOR
Yaklaşık 20 yıl boyunca bu ürünleri kullanan 55 yaşındaki Ndiaye Ndaw, deneyimini “Cilt beyazlatma uyuşturucu bağımlılığı gibi, asla durmak bilmiyorsun. O elde ettiğin rengi korumak için sürekli ürün kullanmak zorundasın” sözleriyle anlattı. Ndaw, omuz, boyun ve kollarında kalıcı yaralar oluştuğunu belirterek “İstediğim gibi giyinemiyorum. Eski fotoğraflarıma bakınca kendi kendime bunu neden yaptım diyorum ama artık geri dönüş yok” dedi.

Benzer şekilde, gençliğinde bu ürünleri kullanan 56 yaşındaki Astou Ndiaye, ailesindeki kadınların en açık tene sahip olmak için yarıştığını anlatarak şunları söyledi:
“Birbirimizi gördüğümüzde ilk işimiz ten rengimizi yorumlamaktı. ‘Ne kadar beyazlamışsın, harika görünüyorsun’ ya da tam tersi ‘Kapkarasın’ gibi sözlerle birbirimizi baskı altına alıyorduk. Bu ortamda direnmek imkânsızdı. Şimdi ise eski fotoğraflarıma bakıp üzülüyorum. Tenim ne kadar koyu ve güzeldi.”

Dakar’ın Grand Yoff semtinde cilt beyazlatıcı ürünler satan Cheikh Mbaye ise satışların özellikle düğün ve bayram gibi özel günler yaklaşırken arttığını belirtti. Çin merkezli sosyal medya uygulaması TikTok’ta 300 binden fazla takipçisi olan Mbaye, kadınların eş baskısıyla da bu ürünleri kullanmaya zorlandığını ifade ederek:
“Müşterilerime uzun vadeli zararlarını anlatıyorum ama kimse dinlemiyor. Kadınlar açık tenin daha güzel olduğuna inanıyor ve bu yarıştan kopamıyorlar” dedi.
SÖMÜRGE MİRASININ ETKİSİ SÜRÜYOR
Afrika’da kadınların “güzellik” uğruna sağlıklarını tehlikeye atan cilt beyazlatıcı ürünlere yönelmesinin ardında, kölelikten miras kalan ve halen devam eden ten rengi üzerinden şekillenen toplumsal baskılar bulunuyor. 1960’larda ABD’de başlayan “Black is Beautiful” (Siyah Güzeldir) hareketi bu algılara meydan okusa da, aradan geçen onlarca yıla rağmen kıtada mücadelenin henüz tamamlanmadığı görülüyor.
Kaynak: AA