Addis Ababa’da düzenlenen 2. Afrika İklim Zirvesi, kıtanın geleceği için kritik bir mesaj verdi: Afrika artık yeni vaatlere değil, sermayeye, yatırıma ve somut eylemlere ihtiyaç duyuyor. Geçen yıl Nairobi’de yapılan ilk Afrika İklim Zirvesi, kıtanın iklim krizi karşısında bir mağdur değil, çözümün aktif bir parçası olduğunu ortaya koymuştu. Zirve, iklim dostu büyüme için verilen sözlerle birlikte, Afrika’nın küresel net hedeflerine ulaşmadaki rolünü de güçlendirmişti. Bu yılki toplantı ise COP30’a giden süreçte kıtanın yeşil potansiyelini harekete geçirmek için finansal adımların atılması gerektiğini vurguladı.
Afrika, küresel iklim çözümlerinde büyük bir güce sahip. Dünyadaki en verimli güneş kaynaklarının yüzde 60’ı, kalan ekilebilir arazilerin yüzde 60’ı ve kritik maden rezervlerinin yüzde 40’ı bu topraklarda bulunuyor. Kıtanın mavi ekonomisi halihazırda yılda 300 milyar dolar üretiyor ve önümüzdeki yıllarda bu rakamın 1 trilyon doları aşması bekleniyor. Aynı zamanda genç nüfus, 2030’a kadar dünya gençliğinin yüzde 40’ını oluşturacak. Kadınların ve toplulukların öncülük ettiği güçlü sosyal yapılar ise bu potansiyelin en önemli destek unsurlarından biri.

Fakat tüm bu avantajlara rağmen Afrika, finansmana erişim konusunda ciddi engellerle karşı karşıya. Uygun fiyatlı krediye ulaşmak, yüksek sermaye maliyetleri, eski finansman kuralları ve iklimden en çok etkilenen ülkeleri cezalandıran ağır borç yükleri nedeniyle neredeyse imkânsız hale geliyor. Bu da kıtanın adil ve sürdürülebilir bir büyüme modelini hayata geçirmesinin önünde büyük bir engel oluşturuyor.
AFRİKA’NIN İKLİM KRİZİ İLE MÜCADELESİ İÇİN GEREKENLER
Addis Ababa’daki zirvede liderler, sürecin hızlandırılması için üç temel alana dikkat çekti. İlk olarak, Afrika’nın küresel karar mekanizmalarında daha güçlü temsil edilmesi gerektiği vurgulandı. Kıta, kendi sanayi politikaları ve ticaret standartlarını belirlerken söz sahibi olmalı, yerli sermayeyi harekete geçirecek, kadın ve gençlerin öncülük edeceği yatırım planlarını hayata geçirmeli. İkinci olarak, söylemde kalan iş birliklerinin ötesine geçilmesi ve gerçek yatırımı mümkün kılacak sonuç odaklı ortaklıkların kurulması çağrısı yapıldı. Avrupa ile daha güçlü endüstriyel bağların kurulması, fosil yakıt sübvansiyonlarının kaldırılması ve yüksek emisyon yapan ülkelerin adil paylarını vermesi gerektiği belirtildi. Üçüncü olarak ise küresel finans sisteminde reform yapılması gerektiği öne çıktı. Mevcut kurallar, Afrika’nın yeşil dönüşümünü gerçekleştirmesine izin vermiyor. IMF ve Dünya Bankası’nda kıtanın daha fazla söz hakkı kazanması, borç yönetiminin adil hale getirilmesi ve iklim kırılganlığının finansman kriterlerine dâhil edilmesi gerektiği ifade edildi.

Zirvede öne çıkan ortak mesaj, Afrika’nın yeşil potansiyelinin yalnızca kıtanın geleceği için değil, dünyanın net sıfır hedefine ulaşması için de hayati olduğuydu. Liderler, COP30 ve Kasım ayında Luanda’da yapılacak Afrika Birliği–Avrupa Birliği Zirvesi öncesinde, iş birliğinin artık bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu vurguladı.
Kaynak: AllAfrica

