Afrika, kendi içinde ticaret yapmaktan ziyade dünyanın geri kalanıyla daha kolay ticaret yapıyor. Bu, sanayileşmeyi, gıda güvenliğini ve bölgesel entegrasyonu baltalamaya devam eden bir paradokstur. Avrupa, Asya ve Körfez ülkelerine yapılan ihracat genellikle nispeten daha sorunsuz kanallar üzerinden gerçekleşirken, Afrika sınırları üzerinden mal taşımacılığı daha yavaş, daha maliyetli ve daha öngörülemez olmaya devam ediyor.
Sorun sadece gümrük vergileriyle sınırlı değil. Lojistik, kurumlar ve teşvikler de sorun teşkil ediyor.
SINIRLARDAN DAHA İYİ BAĞLANTI NOKTALARI: LİMANLAR
Afrika’nın ihracat altyapısı tarihsel olarak dışa dönük olarak tasarlanmıştır. Limanlar, nakliye hatları ve gümrük prosedürleri, emtiaların denizaşırı pazarlara taşınması için optimize edilmiştir. Buna karşılık, Afrika içi koridorlar zayıf karayolu ağlarına, yoğun sınır kapılarına ve parçalanmış demiryolu sistemlerine bağımlıdır.

Bir konteyner, Afrika’daki bir limandan Avrupa’ya, karayoluyla iki komşu Afrika ülkesini geçmekten daha hızlı ulaşabilir. Sınırda yaşanan gecikmeler (çoğu zaman tekrarlanan denetimler, evrak işleri ve gayri resmi ödemelerden kaynaklanır), gümrük vergileri devreye girmeden çok önce rekabet gücünü aşındırır.
LOJİSTİK MALİYETLER BÖLGESEL TİCARETİ ÖLDÜRÜYOR
Afrika içindeki ulaşım maliyetleri dünyanın en yüksekleri arasında yer alıyor. Kötü yol koşulları, verimsiz kamyon taşımacılığı pazarları ve sınırlı geri dönüş yükü fırsatları fiyatları yükseltiyor. Soğuk zincir ve depolama altyapısı yetersiz durumda, bu da bölgesel gıda ve bozulabilir ürün ticaretini özellikle riskli hale getiriyor.
Sonuç olarak, Afrikalı üreticiler işlenmiş ürünleri yakındaki ülkelerden temin etmek yerine yurtdışından ithal etmeyi genellikle daha ucuz buluyor.
GERÇEK ENGEL GÜMRÜK VERGİLERİ DEĞİL, GÜMRÜK İŞLEMLERİ
Afrika Kıta Serbest Ticaret Bölgesi (AfCFTA) kağıt üzerinde gümrük vergilerini düşürmüş olsa da, gümrük dışı engeller belirleyici olmaya devam etmekte. Manuel gümrük işlemleri, tutarsız standartlar ve sınırlı veri paylaşımı ticaret akışını yavaşlatmaktadır.
Risk temelli denetimler, dijital dokümantasyon ve birlikte çalışabilir sistemler hâlâ normdan ziyade istisnadır. Modern gümrük sistemleri olmadan, tarife serbestleşmesinin etkisi ise sınırlı kalacaktır.
PARÇALANMIŞ PAZAR VE KORİDORLAR
Afrika’nın ticaret koridorları genellikle sınırlarda tıkanıyor. Limanlar verimli çalışsa da, iç bölgelerdeki bağlantılar kopuyor. Demiryolları yeterince entegre değil ve bölgesel lojistik planlaması zayıf kalıyor.
Bu parçalanma ölçek ekonomisini engelliyor. Üreticiler bölgesel pazarlara güvenilir bir şekilde hizmet vermekte zorlanıyor ve bu da bölgesel değer zincirlerine yapılan yatırımların önüne bir taş koyuyor.
BÜYÜME NİÇİN ÖNEMLİ?
Afrika içi ticaret, sanayileşme için kritik öneme sahiptir. Bölgesel pazarlar, uzak pazarlara kıyasla imal edilmiş malları daha kolay absorbe eder ve ham maddelerden uzaklaşarak çeşitlenmeyi destekler. Lojistik aksadığında, fabrikalar ölçeklenebilirliklerini kaybedebilir.
Gıda güvenliği de bundan etkilenir. Bir ülkedeki fazla üretim, çoğu zaman gıda açığı olan bölgelere verimli bir şekilde ulaşamaz; bu da fiyat dalgalanmalarını ve ithalata bağımlılığı artırır.
ANLAŞMALARDAN İŞLEMLERİN GERÇEKLEŞMESİNE
Çözüm, yeni bir ticaret anlaşması değil. Çözüm, uygulamadır. Koridorlara, sınır modernizasyonuna, dijital gümrük ve lojistik hizmetlerine yapılan yatırımlar, marjinal tarife indirimlerinden daha önemli.
Afrika’da talep eksikliği yok. Eksik olan, kendi sınırları içinde malları hız, ölçek ve maliyet açısından hareket ettirme yeteneğidir. Bu durum değişene kadar, Afrika’dan ihracat yapmak, Afrika içindeki ticaretten daha kolay olmaya devam edecek ve Afrika’nın büyüme potansiyeli sınırlarının ötesine sızmaya devam edecektir.
Kaynak: Further Africa

