Sudan’da devam eden savaş, insani, siyasi ve ekonomik boyutlarıyla derinleşirken uluslararası toplumdan gelen açıklamalar ve sahadaki gelişmeler krizin çok yönlü bir parçalanmaya doğru ilerlediğini gösteriyor. ABD’nin bağış konferansı hazırlığı, HDK’nin paralel devlet kurumları kurma girişimleri, İngiltere’nin diplomatik savunması ve Batı Kordofan’daki zorla tutuklamalar, Sudan’ın hem insani felaket hem de fiili bölünme riskiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.
ABD, SUDAN İÇİN BAĞIŞ TOPLAMAYA HAZIRLANIYOR
ABD’nin Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Massad Boulos, Washington’un Sudan’daki insani kriz için bir bağış konferansı düzenlemeyi planladığını açıkladı. Boulos, Başkan Donald Trump’ın Sudan’daki durumu “dünyanın en büyük insani felaketi” olarak tanımladığını ve krizin hızla sona ermesi gerektiğine inandığını belirtti.

Bu girişim, UNICEF’in 2026 yılı itibarıyla Sudan’da 17,3 milyonu çocuk olmak üzere toplam 33,7 milyon kişinin acil yardıma ihtiyaç duyduğuna dair uyarısının ardından geldi. Boulos, Sky News Arabia’ya verdiği röportajda, ABD’nin insani yardımların doğrudan kullanılacağı özel bir fon kurmayı da planladığını söyledi.
ABD’nin bu süreçte Suudi Arabistan, Mısır ve ABD’den oluşan Dörtlü İttifak kapsamındaki ortaklarıyla temaslarını sürdürdüğünü belirten Boulos, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed ile yaptığı görüşmede “acil bir insani ateşkes” ihtiyacının ele alındığını aktardı. Ancak Sudan hükümeti, BAE’nin HDK’ye destek verdiği iddiasıyla bu mekanizmayı eleştiriyor; Abu Dabi ise suçlamaları reddediyor.
HDK VE TASİS’TEN PARALEL MERKEZ BANKASI HAMLESİ
Sahada ise Sudan’ın kurumsal bütünlüğünü tehdit eden yeni adımlar dikkat çekiyor. Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) sivil yönetimi ve Sudan Kurucu Koalisyonu (Tasis), kontrol ettikleri bölgelerde paralel bir merkez bankası ve bankacılık sistemi kurmak için fiili adımlar attı.
Doğu Darfur’daki sivil yönetim, “El-Mustaqbal Bankası” adlı ilk bölgesel bankanın kuruluş işlemlerinin başlatıldığını duyurdu. Yetkililer, bankanın likidite krizine çözüm üretmek amacıyla ağırlıklı olarak elektronik bankacılık sistemine dayanacağını belirtiyor. Tasis koalisyonu ise bu adımın, merkez bankası kurulması, maliye bakanı atanması, kimlik belgeleri verilmesi ve yargı mekanizmalarının oluşturulmasını içeren daha geniş bir planın parçası olduğunu savunuyor.
Fakat bu paralel yapı, Afrika Birliği, Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi tarafından reddedilmiş durumda. Ekonomi uzmanları, HDK’nin kontrolündeki bölgelerde kurulacak bir bankanın SWIFT ve IBAN gibi uluslararası finans sistemlerine erişiminin olmayacağını, bunun da ekonomik izolasyonu derinleştireceğini vurguluyor. Analistler, bu girişimlerin Sudan’ı fiilen iki ayrı mali ve idari yapıya bölme riski taşıdığı konusunda uyarıyor.
İNGİLTERE: ”SUDAN’A SIRTIMIZI DÖNMEDİK”
Sudan’daki çatışmanın bininci gününde konuşan İngiltere Uluslararası Kalkınma ve Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Baroness Chapman, ülkedeki durumu “acı bir dönüm noktası” olarak tanımladı. Chapman, 30 milyon insanın hayati yardıma muhtaç olduğunu, 12 milyon kişinin yerinden edildiğini ve Sudan’ın dünyanın en büyük yerinden edilme krizine sahne olduğunu söyledi.

İngiltere’ye yöneltilen “çifte standart” eleştirilerini reddeden Chapman, Sudan’ın Londra için bir dış politika önceliği olmaya devam ettiğini vurguladı. İngiltere’nin BM Güvenlik Konseyi’nde Sudan dosyasının “kalem tutucusu” olduğunu hatırlatan Bakan, El Feşir’de sivillerin korunmasına yönelik en güçlü karar tasarılarından birine öncülük ettiklerini ifade etti.
Chapman ayrıca, İngiltere’nin 2026 yılı içinde 146 milyon sterlinlik yardımla 800 binden fazla kişiye gıda, su ve sağlık hizmeti ulaştırmayı hedeflediğini, ancak şiddet sürdükçe insani yardımların tek başına kıtlığı sona erdiremeyeceğini dile getirdi.
BATI KORDOFAN’DA ZORLA TUTUKLAMALAR VE NAKİLLER
Sahadan gelen en çarpıcı gelişmelerden biri Batı Kordofan’da yaşandı. Gönüllü gruplar, HDK’nin onlarca tutukluyu El-Nuhud’dan Güney Darfur’un başkenti Nyala’ya zorla naklettiğini bildirdi. Dar Hamar Acil Servisi’ne göre, yaklaşık 40 genç farklı bölgelerden kaçırılarak HDK kontrolündeki gözaltı merkezlerine götürüldü.

Nyala’daki tesislerde 5 bini sivil olmak üzere 19 binden fazla kişinin tutulduğu, açlık, işkence ve tıbbi ihmal nedeniyle çok sayıda ölümün yaşandığı bildiriliyor. Yerel kaynaklar, HDK’nin köylere yönelik yağma saldırıları sırasında keyfi tutuklamalar yaptığını, bazı ailelerden serbest bırakma karşılığında fidye talep edildiğini aktarıyor.
Kordofan bölgesi, özellikle HDK’nin Kuzey Darfur’daki El Feşir’i ele geçirmesinin ardından çatışmanın yeni merkezlerinden biri haline gelirken, insan hakları ihlallerine dair endişeler giderek artıyor.
Kaynak: Sudan Trubine

