ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bu ay Güney Afrika’da düzenlenecek G20 dışişleri bakanları görüşmelerine katılmayacağını açıkladı. Rubio, açıklamasında Güney Afrika hükümetini “Amerikan karşıtı” bir gündem izlemekle suçladı ve bu sebeple Johannesburg’daki toplantıya katılmama kararı aldığını belirtti.
Rubio’nun açıklamaları, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Güney Afrika’nın apartheid sonrası eşitsizlikleri gidermeyi amaçlayan toprak reformlarına yönelik sert eleştirilerinin hemen ardından geldi. Rubio, Güney Afrika’nın özel mülkiyetlere el koyarak G20’yi “dayanışmayı, eşitliği ve sürdürülebilirliği” teşvik etmek amacıyla kullandığını savundu. Ayrıca, Trump’ın hükümetin politikaları üzerinden eleştirilerini vurgulayarak, G20 zirvesinde yer almanın Amerika’nın ulusal çıkarlarıyla uyumlu olmayacağını ifade etti.
Güney Afrika’dan tepki ve toprak reformu savunması
Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa, Trump’ın ülkesinin toprakları “el koyduğu” yönündeki iddialarını reddetti ve hükümetinin toprak reformu politikasını savundu. Ramaphosa, ABD Başkanı’na, Güney Afrika’nın toprak reformu sürecinin yasal çerçevede ve hukukun üstünlüğü içinde gerçekleştiğini açıklamaya hazır olduklarını bildirdi. Ayrıca, Salı günü Elon Musk ile bir araya gelerek Trump’ın açıklamalarındaki dezenformasyon konusundaki endişelerini dile getirdi.
Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanı Ronald Lamola ise yaptığı açıklamada, Güney Afrika’nın anayasa, insan hakları ve hukukun üstünlüğü prensiplerine sadık kalarak toprak reformunu uyguladığını belirtti. Lamola, Amerika’nın yanlış bir şekilde Güney Afrika’yı eleştirdiğini ve G20 zirvesinin yalnızca iklim değişikliği değil, aynı zamanda küresel eşitlik ilkesine dayalı bir gündemle gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı.
Güney Afrika Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanı Ronald Lamola, perşembe sabahı yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun tweetine dikkat çekti.
Lamola “İnsan onuruna, eşitliğe ve haklara bağlı, ırkçılık ve cinsiyetçilik karşıtlığını savunan, anayasamızı ve hukukun üstünlüğünü ön planda tutan egemen ve demokratik bir ülkeyiz. Toprakların, özel mülkiyetin keyfi bir şekilde gaspı söz konusu değildir. Bu yasa, Kamulaştırma yasalarına benzer. Dayanışma yani Ubuntu, kolektif sorun çözmeyi teşvik eder. G20 Başkanlığımız, yalnızca iklim değişikliğiyle sınırlı değil, aynı zamanda Küresel Güney ülkelerine eşit muamele edilmesi ve herkes için eşit bir küresel sistem sağlanmasıyla da sınırlıdır. Bunlar, Amerika Birleşik Devletleri ile ilgilenmeye ve onları takip etmeye açık olduğumuz önemli ilkelerdir.”
Arazi mülkiyeti, Güney Afrika’da tartışmalı bir konu olmaya devam ediyor. Apartheid’in sona ermesinden otuz yıl sonra bile tarım arazilerinin çoğu hala beyazlara aittir. Hükümet, reformları uygulamak için baskı altında.
Dünyanın en büyük ekonomisi ABD’nin yokluğu, dünyanın en büyük ekonomilerini temsil etmesi gereken G20 için büyük bir darbe olacak.
Toplantı, Trump’ın Ukrayna savaşı konusunda diplomasiye yönelmesinin ardından Rubio’nun Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile görüşmesi için ilk fırsat olabilirdi.

