Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin (KDC) doğusunda süregelen güvenlik krizi, 2026’nın başında uluslararası diplomatik girişimleri zorlamaya devam ediyor. Washington, Doha ve Luanda merkezli arabuluculuk çabaları artarken, imzalanan anlaşmalar ile sahadaki askeri gerçeklik arasındaki fark giderek belirginleşiyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2025’te çatışmaların yeniden tırmanmasıyla birlikte M23 hareketi Kuzey ve Güney Kivu’da stratejik kazanımlar elde etti. Ocak–Şubat 2025 döneminde Goma ve Bukavu’nun kontrol altına alınması, diplomatik süreçlerin askeri gelişmelerin gerisinde kaldığını ortaya koydu.
Bu tablo karşısında diplomatik trafik hız kazandı. 27 Haziran’da Washington’da ateşkes, 15 Kasım’da Doha’da kapsamlı barış çerçevesi ve 4 Aralık 2025’te Washington Anlaşması imzalandı. Ancak bu süreç, yalnızca altı gün sonra AFC/M23’ün Güney Kivu’daki Uvira kentini ele geçirmesiyle sarsıldı.
AFC/M23, Aralık ortasında Uvira’dan çekildiğini açıklarken, Kinşasa bu iddiayı reddetti. Ocak ayı ortasında BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e gönderilen mektupta, kentin “uluslararası sorumluluk altına alındığı” savunuldu ve MONUSCO’dan sivillerin korunması istendi.
İKİ HATLI DİPLOMASİ
Krizde iki ana diplomatik kanal öne çıkıyor. Luanda ve Washington süreçleri, KDC ile Ruanda arasındaki devletler arası gerilimi ele alırken; Doha süreci, Kinşasa ile M23 arasında dolaylı müzakerelere odaklanıyor. Bu çok aktörlü yapı, uzmanlarca “diplomatik mille-feuille (katmanlı yapı)” olarak tanımlanıyor.
Angola, 2026’nın başında krizde yeniden merkezi bir rol üstlenmeye çalışıyor. KDC Cumhurbaşkanı Félix Tshisekedi, Ocak ayı başında Angolalı mevkidaşı Joao Lourenço ile iki kez bir araya geldi. Luanda, kapsayıcı ulusal diyalog önerisini öne çıkarırken, bu yaklaşım Kongo sivil toplumunda temkinle karşılanıyor.
Uluslararası alanda ise Fransa ve Belçika, ulusal diyaloğu desteklediklerini açıkladı. Belçika Kralı Philippe de Davos’ta Tshisekedi ile görüşerek güvenlik ve siyasi kriz konularını ele aldı.
SAHADA BELİRSİZLİK VE İNSANİ KRİZ
Diplomatik girişimlere karşın sahadaki durum kırılganlığını koruyor. BM’ye göre, Aralık ayında Güney Kivu’da 200 binden fazla kişi yerinden edildi. M23’ün çekilme açıklamasına rağmen, sahadaki kaynaklar güçlerin kuzeye doğru yeniden konuşlandığını bildiriyor.
Kinşasa yönetimi, “sivil kılığında militanlar” ve olası toplu mezarlar konusunda endişe dile getirirken, bölge liderleri çekilmenin doğrulanması için tarafsız bir gücün konuşlandırılması çağrısında bulunuyor.

