Dünya edebiyatı, yayımlama süreçlerindeki tekelleşme ve kanonik sınırlar nedeniyle çoğu zaman egemen ve sömürgeci bir bakış açısıyla şekillenmektedir. Edebiyatın yerel dillerden doğan evrensel bir üretim olduğu vurgulanırken, Afrika edebiyatı çok kültürlü ve çok dilli yapısıyla bu tek yönlü anlayışın dışında kalan önemli bir parça olarak yer almaktadır. Afrika’nın edebi üretimi, kıtanın kültürel çeşitliliğiyle birlikte zengin ve çok sesli bir yapı oluşturmaktadır.
Afrika edebiyatı, sömürgecilikle hesaplaşmanın, kimlik inşasının ve bağımsız tarih yazımının bir alanı olarak öne çıkmaktadır. Yerel dillerle yazma tartışmaları, sömüren ve sömürülen arasındaki ilişkiyle doğrudan bağlantılıdır ve edebi üretimin yalnızca estetik değil tarihsel ve politik bir işlev taşıdığını göstermektedir. Türkiye’de ise Afrika edebiyatına yönelik çeviriler sınırlı kalmakta ve bu edebi alan geniş ölçüde tanınmamaktadır. Araştırmacı Saliha Kasap, Afrika edebiyatının dünya edebiyatı içindeki konumunu WAJ Türk için kaleme aldı.
Analizin tamamı için:

