Afrika genelinde bazı liderler, düzenli seçimler yapılmasına rağmen onlarca yıldır iktidarlarını korumayı başarıyor. Uzmanlara göre Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni, Kamerun Devlet Başkanı Paul Biya ve Kongo Cumhuriyeti lideri Denis Sassou Nguesso gibi isimler, güçlerini pekiştirmek için benzer yöntemler kullanıyor.
Uganda’da Devlet Başkanı Yoweri Museveni, geçtiğimiz hafta yapılan seçimlerin ardından yedinci kez görev süresini uzattı. Seçim komisyonu, Museveni’nin oyların yüzde 72’sini aldığını açıkladı. 81 yaşındaki Museveni, dünyanın en uzun süredir görevde olan liderleri arasında yer alıyor. Analistler, 2024’te oğlu General Muhoozi Kainerugaba’nın ordu komutanı yapılmasının, olası bir hanedanlık planına işaret ettiğini savunuyor.

Nüfusunun yaklaşık yüzde 70’i 35 yaşın altında olan Uganda’da Museveni, birçok vatandaşın tanıdığı tek devlet başkanı konumunda. Muhalefet lideri ve müzisyen Bobi Wine, seçim sonuçlarını “sahte” olarak nitelendirirken, insan hakları örgütleri seçim sürecinde muhalefete yönelik şiddet, keyfi gözaltılar ve işkence iddialarına dikkat çekti.
KAMERUN VE KONGO CUMHURİYETİ’NDE DE TABLO BENZER
Kamerun’da ise 92 yaşındaki Devlet Başkanı Paul Biya, ekim ayında yapılan seçimlerde sekizinci kez kazandı. 1982’den bu yana iktidarda olan Biya, görevdeki en yaşlı devlet başkanı olarak biliniyor. Uzmanlar, Biya’nın seçimleri bir “meşruiyet aracı” olarak kullandığını, etnik dengeler üzerinden “böl ve yönet” stratejisi izlediğini belirtiyor. Muhalefet ise seçimlerin adil olmadığını savunuyor.

Benzer bir tablo Kongo Cumhuriyeti’nde de görülüyor. 81 yaşındaki Denis Sassou Nguesso, mart 2026’da yapılacak seçimlerde yeniden aday olmaya hazırlanıyor. Nguesso, 40 yıla yaklaşan iktidarını, anayasa değişiklikleri, güçlü güvenlik aygıtı ve Fransa ile Çin gibi dış aktörlerle kurduğu ilişkiler sayesinde sürdürdü.
SEÇİM Mİ, RİTÜEL Mİ?
Siyaset bilimcilere göre bu liderler, seçimleri demokratik bir araç olmaktan ziyade bir “ritüel” haline getirerek iktidarlarını meşrulaştırıyor. Güvenlik güçlerinin baskısı, zayıflatılmış kurumlar ve dış destek, uzun süreli yönetimlerin temel dayanakları arasında gösteriliyor.
Uzmanlar, tüm bu olumsuz tabloya rağmen seçimlerin terk edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Vatandaşların protestolar, hukuki mücadele ve sivil mobilizasyon yoluyla adil seçim talebini sürdürmesinin hayati önem taşıdığı ifade ediliyor.
Kaynak: Shola Lawal, Al Jazeera

