Sudan Tribune’un yürüttüğü kapsamlı bir araştırma, Kuzey Darfur’un başkenti El Faşir’de toplu mezar olduğu değerlendirilen alanlar ile HDK’nin gizli (Hızlı Destek Güçleri) gözaltı merkezlerinin varlığına işaret etti. Bulgular, şehirde işlenen eylemlerin insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları kapsamına girebileceğine dair iddiaları güçlendiriyor.
26 Ekim 2025’te, yaklaşık 500 gün süren kuşatmanın ardından El Faşir’in HDK’nin kontrolüne geçmesi, sadece askeri bir dengede değişimi değil; soykırım ve etnik temizlik iddialarının da gündeme geldiği ağır insan hakları ihlallerinin başlangıcını simgeledi.
Kuşatma öncesinde BM ajansları, El Faşir ve çevresi ile Abu Şuk ve Zemzem kamplarını kapsayan nüfusu 1,5 milyon olarak tahmin ediyordu. Nisan 2025’e gelindiğinde bu sayı 900 bine düştü. Aynı ay HDK’nin kentin en büyük kampı Zemzem’e düzenlediği saldırı yarım milyon kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Ağustos’ta Abu Şuk’a yönelik saldırılar ve yoğun topçu ateşi kitlesel göçü hızlandırdı; Ekim’de HDK’nin tam kontrolü sağlamasıyla süreç derinleşti.
Kasım ortasına gelindiğinde yerinden edilenlerin sayısı 650 bine ulaştı. Hayatta kalanlar dokuz eyalette 23 yerleşime dağıldı. Kaynak yetersizliği nedeniyle bir kısmı kentin dış çeperlerinde kalırken, daha önceki çatışmalardan kaçanlarla birlikte yaklaşık 1,4 milyon kişinin El Faşir’in 30 mil batısındaki Tavila bölgesine sığındığı bildiriliyor.
TOPLU MEZAR VE İŞKENCE İDDİALARI
Sudan Tribune, şehirde mahsur kalanlar, kaçabilenler ve saha kaynaklarının tanıklıklarına dayanarak olası toplu mezar alanlarını tespit etti. Bulgular; gizli gömüler, zorla kaybetmeler ve suçların ölçeğini gizlemeye yönelik sistematik delil yok etme iddialarına işaret ediyor.
El Faşir’de kalan sakinler, kentin gizli gözaltı merkezleriyle dolu olduğunu aktarıyor. Bu merkezlerde sivillerin öldürme, tecavüz, işkence, aç bırakma ve fidye amacıyla zorlamaya maruz kaldığı öne sürülüyor.
Kaynaklara göre HDK, yaşlılar, kadınlar ve çocuklar dışında kentin erkek nüfusunun büyük bölümünü gözaltına aldı. Başlıca merkezler arasında El Faşir Üniversitesi’nin “El-Raşid” öğrenci yurtları ile eski Darfur Bölgesel Yönetimi Başkanı Ticani Sese’nin konutu yer alıyor. El-Derece El-Ula Ulu Camii, eski UNAMID karargâhı ve Araştırma Kurumu binaları da yüzlerce sivilin hukuki zemin olmaksızın tutulduğu yerler arasında sayılıyor.
SİVİL ALTYAPININ CEZAEVİNE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ
Tanıklar, genç tutukluların yaklaşık 3 bin erkek ve 500 kadının bulunduğu Şala Hapishanesi gibi aşırı kalabalık tesislere sevk edildiğini belirtiyor. Çok sayıda kadının Sudan ordusunu desteklediği iddiasıyla temelsiz suçlamalarla tutulduğu aktarılıyor.
HDK’nin, El Faşir’in doğusundaki Çocuk Hastanesi’ni de geçici cezaevine çevirdiği öne sürülüyor. Yaklaşık 2 bin tutuklu arasında Kuzey Darfur Sağlık Bakanı Hadice Musa ile onlarca sağlık çalışanı, memur ve eğitimcinin bulunduğu belirtiliyor.
FİDYE, ÖLÜMCÜL KOŞULLAR VE CİNSEL ŞİDDET
Kadın ve Çocuk Koruma binası ile HDK komutanı Said Sarkul’un özel konutunda da sivillerin tutulduğu bildiriliyor. “El-Borsa” gibi yüksek riskli bölgelerde hastalık, açlık ya da infaz nedeniyle ölümler yaşandığı; Şala Hapishanesi’nde kadın tutuklulara yönelik günlük cinsel şiddet iddialarının dile getirildiği ifade ediliyor.
Aileler, “dijital kaçırma” olarak tanımlanan yöntemlerle, tutukluların ses kayıtları veya fotoğraflarının gönderilerek fidye talep edildiğini; bazı vakalarda ödeme yapılmasına rağmen serbest bırakma gerçekleşmediğini anlatıyor.
YENİ BULGULAR
Araştırma, Musa Hilal liderliğindeki Devrimci Uyanış Konseyi’nden kopan grupların bazı tutukluları El Faşir dışındaki Kutum ve Libya-Çad sınırı yakınındaki El-Zark üssüne taşıdığını ortaya koydu.
Olası toplu mezar alanları arasında El-Aşlak Mahallesi, eski UNAMID karargâhının batısı ve Tavilah yolundaki büyük bir hendek yer alıyor. Cesetlerin Zemzem kampı yakınlarında gece saatlerinde yakıldığı ya da gömüldüğüne dair iddialar da bulunuyor.
Kuzey Darfur Halk Direnişi Sözcüsü Ebubekir Ahmed İmam, ceset yakma ve yeni çukurların kazılmasına dair belgeler topladıklarını söyledi. Yale Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu’na bağlı İnsani Araştırmalar Laboratuvarı’nın uydu görüntülerinin de arazi değişimlerini doğruladığı belirtildi.
BİLGİ KARARTMA
El Faşir’de insani durumun felaket boyutunda olduğu, bombardıman ve İHA saldırılarıyla yaralanan en az bin kişinin şehirde mahsur kaldığı; kolera salgını ve ağır yetersiz beslenmenin yaşandığı bildiriliyor. HDK’nin Starlink uydu internetini yasakladığı, anlatıyı kontrol etmek için Suudi Hastanesi’nde propaganda çekimleri yaptığı iddia ediliyor.
Sudan Tribune’un iddialara ilişkin çoklu yorum taleplerine HDK yönetiminden yanıt verilmedi.

