Libya’da 2025 yılı, başkent Trablus’ta hükümet güçleri ile milis gruplar arasında aylar süren çatışmalar, Türkiye’nin hem ülkenin batısında hem doğusunda yürüttüğü yoğun diplomasi trafiği ve Doğu Akdeniz’de Libya-Türkiye deniz yetki mutabakatına verilen ortak siyasi destekle geçti. Yılın son günlerinde Ankara’da yaşanan ve Libya Genelkurmay Başkanı’nı taşıyan askeri jetin düşmesi ise 2025’in en sarsıcı gelişmelerinden biri oldu.
DÖRT AY SÜREN ASKERİ GERGİNLİK
Libya’nın başkenti Trablus’ta 2025 yılı, hükümet güçleri ile milis gruplar arasındaki şiddetli çatışmalarla başladı. Süreci tetikleyen gelişme, Trablus’taki milis yapılardan İstikrarı Destekleme Birimi’nin (Gıneyve) liderinin 12 Mayıs’ta öldürülmesi oldu. Bu olayın ardından hükümet güçleri ile Gıneyve milisleri arasında silahlı çatışmalar patlak verdi.

İlk aşamada çatışmalar yalnızca Gıneyve milisleri ile hükümet güçleri arasında yaşandı. Hükümet birlikleri, kısa sürede Gıneyve’ye ait tüm karargâhları ele geçirerek grubun kontrolündeki Ebu Selim bölgesinde hâkimiyet sağladı.
Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, operasyonun ardından yaptığı açıklamada hükümet güçlerini tebrik etti ve “başkentte devlete doğrudan bağlı olmayan tüm milis grupların tasfiye sürecinin başlatıldığını” duyurdu.
BAŞKENTTE HAYAT DURMA NOKTASINA GELDİ
Dibeybe’nin milis grupların tasfiyesi ve devlet otoritesinin güçlendirilmesine yönelik yayımladığı kararların ardından, Trablus’taki faal tek havalimanı olan Mitiga’yı kontrolünde bulunduran Rada silahlı grubu ile hükümet güçleri arasında yeni çatışmalar başladı.

Mayıs ayında taraflar arasında ateşkes sağlansa da başkentteki askeri gerginlik sona ermedi ve yaklaşık dört ay boyunca sürdü. Rada grubu, Trablus’un çeşitli noktalarında kontrol noktaları kurdu. Bu süreçte Misrata’dan zırhlı araçların hükümete destek için başkente sevk edildiğine dair görüntülerin sosyal medyada yayılması, tansiyonu daha da yükseltti.

Dört ay süren bu dönemde Trablus’ta hayat zaman zaman durma noktasına geldi. Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu ile bazı Avrupa ülkelerinin arabuluculuk girişimleri ise somut sonuç vermedi.
TÜRKİYE ARABULUCULUĞUNDA ÇÖZÜLEN KRİZ
Gerginliğin sona erdirilmesinde Türkiye’nin yürüttüğü diplomasi belirleyici rol oynadı. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Libya sahasında tüm tarafları kapsayan çok boyutlu bir diyalog süreci yürüttü.
Taraflar arasındaki temaslar, MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın 4 Haziran’da Trablus’a yaptığı ziyaretle yoğunlaştı. Türk yetkililerin öncülüğünde devam eden görüşmeler, eylül ayına kadar sürdü ve 13 Eylül itibarıyla ihtilaflı taraflar arasında çatışmasızlık konusunda uzlaşı sağlandı.
Türkiye’nin arabuluculuğuyla sona eren dört aylık askeri tırmanışın ardından Trablus’ta hayat yeniden normal akışına döndü.
TÜRKİYE, DOĞU YÖNETİMİ İLE TEMASLARI ARTTIRDI
2025 yılı, Türkiye ile Libya’nın doğusu arasındaki diplomatik temasların da belirgin biçimde arttığı bir yıl oldu. Libya’nın doğusundaki silahlı güçlerin lideri Halife Hafter’in oğlu Korgeneral Saddam Hafter, yıl içinde üç kez Türkiye’yi ziyaret etti.

Saddam Hafter, nisan ayı başında Ankara’da Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile görüştü. Milli Savunma Bakanlığı, bu ziyareti “birleşik ve tek Libya” hedefi doğrultusunda “yeni ve önemli stratejik bir adım” olarak nitelendirdi.
Hafter, temmuz ayında İstanbul’da düzenlenen IDEF 2025 Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’na katıldı. Kasım ayında ise yeniden Türkiye’ye gelerek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile bir araya geldi.
Türkiye’den Libya’nın doğusuna da dikkat çeken ziyaretler yapıldı. Türk Silahlı Kuvvetlerine ait TCG Kınalıada korveti, 21 Ağustos’ta Bingazi Limanı’nı ziyaret etti. Korvet, Libya’nın doğusundaki deniz kuvvetleriyle PASSEX tatbikatı gerçekleştirdi. Türk heyeti, Bingazi’de Korgeneral Saddam Hafter tarafından karşılandı.

MİT Başkanı İbrahim Kalın da 25 Ağustos’ta Bingazi’ye giderek Halife Hafter ile görüştü. Ankara ile Libya’nın doğusundaki yönetim arasında yıllar sonra gerçekleşen bu üst düzey temas, Türkiye’nin Libya’daki tüm önemli aktörlerle iletişim kanallarını açık tutma politikasını ortaya koydu.
LİBYA YÖNETİMLERİNDEN YUNANİSTAN’A ORTAK TEPKİ
Libya’da 2025’in öne çıkan bir diğer başlığı, Doğu Akdeniz’de Yunanistan’ın adımlarına verilen sert tepkiler oldu. Yunanistan’ın 12 Haziran’da Girit’in güneyi ve batısında hidrokarbon arama ve işletme ihalesine çıkmasına, hem Libya Ulusal Birlik Hükümeti hem de ülkenin doğusundaki yönetim karşı çıktı.

Başbakan Dibeybe hükümeti, Yunanistan’ın Trablus Büyükelçisi Nikolaos Garielinis’i Dışişleri Bakanlığına çağırarak bu adımın “Libya’nın egemenlik haklarının açık ihlali” olduğunu bildirdi. Libya’nın doğusundaki Bingazi hükümetinin Başbakanı Usame Hammad da yaptığı açıklamada:
“Libya’nın dost ülkelerle yaptığı anlaşmaların meşruiyetinin sorgulanması kabul edilemez. Libya-Türkiye işbirliği uluslararası meşruiyete uygundur ve hiçbir ülkenin egemenliğini ihlal etmiyor.” ifadelerini kullandı.
LİBYA GENELKURMAY BAŞKANI’NI TAŞIYAN JET ANKARA’DA DÜŞTÜ
2025 yılının son günlerine damga vuran gelişme ise Libya Genelkurmay Başkanı Muhammed el-Haddad’ı taşıyan askeri jetin Ankara’da düşmesi oldu. Haddad ve beraberindeki askeri heyeti taşıyan jet, 23 Aralık’ta Haymana yakınlarında düştü. Kazada uçaktaki beş kişilik askeri heyet ile mürettebat hayatını kaybetti.

Türkiye’nin kazaya ilişkin başlattığı soruşturma, Libya tarafıyla koordinasyon içinde sürdürülüyor. Olay, Libya’da yıl boyunca yaşanan siyasi, askeri ve diplomatik gelişmelerin ardından 2025’in en trajik başlıklarından biri olarak kayıtlara geçti.
Kaynak: AA

