İsrail’in Somali’nin kuzeybatısındaki Somaliland bölgesini “bağımsız ve egemen devlet” olarak tanıma kararının ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) acil toplantı düzenledi. Yılın son toplantısında ele alınan konuya çok sayıda üye ülke sert tepki gösterirken, Somali ve Türkiye, kararın uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı.
Toplantının açılışında konuşan BM Orta Doğu, Asya ve Pasifik’ten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Mohamed Khaled Khiari, İsrail’in tek taraflı tanıma kararının birçok ülke ve uluslararası kuruluş tarafından reddedildiğini hatırlattı. Khiari, Güvenlik Konseyi’nin Somali’nin egemenliğine, toprak bütünlüğüne, siyasi bağımsızlığına ve birliğine olan bağlılığını defalarca teyit ettiğini belirterek, Somali hükümeti ile Somaliland bölgesi arasında “barışçıl ve yapıcı diyalog” çağrısında bulundu.
SOMALİ: ” BU KARARIN HİÇBİR GEÇERLİLİĞİ YOK”
Somali’nin BM Daimi Temsilcisi Abukar Dahir Osman, Konsey’de yaptığı konuşmada İsrail’in kararını “şiddetle kınadıklarını” söyledi. Osman:
“İsrail’in kararının hiçbir geçerliliği yoktur. Bu eylem, BM Şartı’nın temel ilkelerinin ve uluslararası hukukun temel taşlarından biri olan devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygının açık bir ihlalidir.” ifadelerine yer verdi.
İsrail’in bu adımının Somali’nin parçalanmasını teşvik ettiğini belirten Osman, kararın Afrika Boynuzu ile Kızıldeniz bölgesinin tamamını istikrarsızlaştırma riski taşıdığını vurguladı. Osman ayrıca, İsrail’in söz konusu tanıma ile Gazze’den Filistin nüfusunu Somali’nin kuzeybatısına yerleştirmeyi hedeflediğine dair iddialara dikkat çekerek, bunun “yalnızca yasa dışı değil, aynı zamanda ahlaki olarak da kabul edilemez” olduğunu söyledi.
Konsey oturumunda Arap Ülkeleri Ligi ve Afrika Birliği temsilcileri ile birçok üye ülkenin daimi temsilcisi de İsrail’in Somaliland’ı tanımasını reddettiklerini ve bu kararın uluslararası hukuk açısından geçersiz olduğunu dile getirdi.
ABD: ”POLİTİKAMIZDA DEĞİŞİKLİK YOK”
ABD’nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Tammy Bruce ise toplantının acil yapılmasını eleştirerek, bunun “Konsey’in ciddi gündemlerinden dikkat dağıttığını” savundu.

Bruce, İsrail’in diğer egemen devletler gibi diplomatik ilişkiler yürütme hakkı olduğunu öne sürdü. Somaliland konusunda ABD politikasında herhangi bir değişiklik olmadığını belirten Bruce:
“Somaliland’ı tanımamıza ilişkin bir açıklamamız yok ve Amerikan politikasında da herhangi bir değişiklik söz konusu değildir.” dedi.
ABD, Somaliland’ı resmen tanımazken, bölgenin Washington’da tam diplomatik statüye sahip olmayan bir irtibat ofisi bulunuyor.
TÜRKİYE’DEN NET MESAJ: ”BU ADIM İSTİKRARIZLIK YARATIYOR”
Toplantıda konuşan Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız ise İsrail’in kararını sert ifadelerle eleştirdi. Yıldız:
“Uluslararası düzenin ilkelerinin bir kez daha açıkça sorgulandığı bir dönemdeyiz.” diyerek, Türkiye’nin İsrail’in açıklamasını uluslararası hukukun ve BM Şartı’nın “açık ve ciddi bir ihlali” olarak gördüğünü söyledi.
İsrail’in adımını,“Netanyahu hükümetinin hem bölgesel hem de küresel düzeyde istikrarsızlık yaratmayı amaçlayan yasa dışı eylemlerinin bir başka örneği” olarak niteleyen Yıldız:
“Bu tür davranışlar normalleştirilemez, görmezden gelinemez veya mazur gösterilemez.” sözlerine yer verdi.

Yıldız, söz konusu kararın Somali’nin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü baltaladığını ve özellikle Afrika Boynuzu ile Kızıldeniz’de barış ve güvenliğe açık bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. “Somali ve Somaliland bölgesinin geleceğine ilişkin kararlar yalnızca Somalililer tarafından alınmalıdır.” diyen Yıldız, Türkiye’nin Somali’nin toprak bütünlüğüne olan tam ve sarsılmaz desteğini yineledi.
SOMALİLAND’I TANIYAN TEK ÜLKE
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 26 Aralık’ta Somaliland’ı “bağımsız ve egemen devlet” olarak tanıdıklarını açıklamıştı. Bu kararla İsrail, Somaliland’ı tanıyan ilk ve tek ülke oldu. Somaliland, 1991 yılında Somali’den tek taraflı bağımsızlığını ilan etmiş olsa da bugüne kadar uluslararası toplum tarafından tanınmadı.

Somali hükümeti ise Somaliland’ı ülkenin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü ve bölgeye ilişkin tüm uluslararası anlaşmaların yalnızca Mogadişu yönetiminin yetkisinde olduğunu vurgulamayı sürdürüyor.
Kaynak: AA

