Türkiye’nin Madagaskar Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Selçuk Mert, Ocak–Eylül 2025 döneminde iki ülke arasındaki toplam ticaret hacminin 50 milyon dolar olduğunu belirtti. Mert, yılın son çeyreğinde gerçekleşecek işlemlerle birlikte bu rakamın 70 milyon dolara yaklaşabileceğini ifade etti.
Türkiye ile Madagaskar arasındaki ticaret hacmi son yıllarda dalgalı bir seyir izliyor. Buna göre, 2022’de 101 milyon dolar olan ticaret hacmi, 2023’te 203 milyon dolara ulaşarak tarihi rekor kırdı. Ancak 2024’te bu rakam 82 milyon dolara geriledi. Selçuk Mert, bu dalgalanmaların farklı nedenlere dayandığını vurgulayarak, “Madagaskar’da Türk ürünlerine olan talep, inşaat ve sanayi sektörlerindeki hareketliliğe bağlı. Madagaskar’ın ihracatında ise kasırga ve sel gibi iklim koşulları, ihracata sunulabilen ürün miktarını etkileyebiliyor” dedi.
Türkiye’nin Madagaskar’a başlıca ihracat kalemlerini demir-çelik oluştururken, bu ürünler toplam ihracatın neredeyse yarısını kapsıyor. Bunu un, makineler, çeşitli mamul ürünler (hijyenik pedler ve bebek bezleri) ile margarin izliyor. Türkiye’nin Madagaskar’dan ithalatında ise sebzeler, grafit, nikel, taze meyveler ve karanfil öne çıkıyor.
Türkiye’nin Antananarivo Büyükelçisi İshak Ebrar Çubukçu da inşaat ve enerji sektörlerinin ticaretin geliştirilmesinde kilit rol oynadığını belirtti. Çubukçu, “Engineering News Record 2025 verilerine göre, 45 Türk şirketi dünyanın en büyük 250 inşaat firması arasında yer alıyor. Bu şirketler, yollar, okullar, hastaneler ve modern enerji tesislerini hızlı ve düşük maliyetle inşa edebilecek kapasiteye sahip” ifadelerini kullandı.
Büyükelçi Çubukçu, mesleki eğitim, sürdürülebilir turizm ve otelcilik altyapısı gibi alanlarda da önemli iş birliği fırsatları bulunduğunu söyledi. Türkiye’nin 2024’te 62 milyon ziyaretçiyle dünyanın en çok turist ağırlayan beşinci ülkesi olduğunu hatırlatan Çubukçu, bu deneyimin Madagaskar’ın doğal ve kültürel mirasının tanıtılmasına katkı sağlayabileceğini dile getirdi.
Diplomatik kaynaklara göre, iki ülke arasındaki ticaretin önündeki en büyük engel, çifte vergilendirme ve yatırımların karşılıklı korunmasına yönelik anlaşmaların bulunmaması. Selçuk Mert, “Türk yatırımcıları teşvik etmek için prosedürlerin sadeleştirilmesi, gümrük vergilerinin azaltılması ve ticareti destekleyen bir ortamın oluşturulması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

