Gine, 2021’de General Mamadi Doumbouya’nın gerçekleştirdiği darbeden bu yana ilk cumhurbaşkanlığı seçimini pazar günü yapacak. Seçim, ülkenin anayasal düzene dönüş sürecinde kritik bir adım olarak görülüyor. Yaklaşık 6,7 milyon kayıtlı seçmen, yerel saatle 07.00 ile 18.00 arasında sandık başına gidecek. Bu seçim, eylül ayında yapılan ve sivil yönetime dönüşün önünü açan anayasa referandumunun ardından düzenleniyor. Söz konusu referandum, geçiş dönemi cumhurbaşkanı olan 41 yaşındaki General Mamadi Doumbouya’nın aday olabilmesini de mümkün kıldı.

Özel kuvvetler komutanı olan ve yurt dışı görev deneyimine sahip Doumbouya, 5 Eylül 2021’de kansız bir darbeyle Cumhurbaşkanı vgörevden almıştı. Doumbouya’nın seçimi kazanması geniş bir kesim tarafından bekleniyor.

87 yaşındaki Conde, 2020 yılında tartışmalı bir anayasa değişikliğinin ardından üçüncü dönem için seçilmişti. Bu süreç, kamuoyunda ciddi hoşnutsuzluğa ve ekonomik sorunlara yol açmıştı. Darbe sonrası başlayan geçiş süreci, pazar günü yapılacak seçimlerin çerçevesini belirledi. Oy pusulasında dokuz aday yer alsa da, Batı Afrika ülkesinin uzun süredir öne çıkan bazı siyasi figürleri yarışta yer almıyor.
Sivil yönetime geçiş süreci eleştirilere konu oldu. Gine yönetiminin, 2022’de Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu’na (ECOWAS) verdiği 24 aylık geçiş taahhüdü, planlanan takvimin oldukça gerisinde kaldı. Uluslararası Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü’nden (ISS) araştırmacı Aissatou Kante, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada:
“Tekrarlanan gecikmeler ve takvime ilişkin belirsizlikler, kamuoyundaki şüpheleri derinleştirdi ve geçiş sürecinin yetkililer tarafından tek taraflı yürütüldüğü algısını güçlendirdi.” dedi.
Kante, buna karşın son aylarda, özellikle nisan ayında anayasa referandumu tarihinin açıklanmasından sonra, maden kaynakları açısından zengin ülkede geçiş sürecinin hızlandığını söyledi. Seçmen kütüğü oluşturuldu, oy verme lojistiği ve materyalleri hazırlandı ve başkanlık seçiminden önce kabul edilen yeni anayasa için kamuoyunu bilgilendirme kampanyası yürütüldü.
YENİ ANAYASA
Gine’nin yeni anayasası önemli değişiklikler içeriyor. Buna göre cumhurbaşkanlığı görev süresi altı yıldan yedi yıla çıkarıldı ve bir kez yenilenebilecek şekilde düzenlendi. Adaylar için yaş ve ikamet şartları getirildi, bağımsız adaylığa izin verildi ve Senato ile Ulusal Meclis’ten oluşan iki kanatlı bir yasama organı oluşturuldu. Kante, yeni anayasanın, geçiş hükümeti üyelerinin aday olmasını yasaklayan Geçiş Şartı’nın yerine geçtiğini söyledi. Böylece Doumbouya ve Ulusal Geçiş Konseyi’nin (CNT) bazı üyeleri aday olabildi.
Seçim süreci, Yerel Yönetimler ve Yerelleşme Bakanlığı’na bağlı Genel Seçimler Müdürlüğü tarafından yürütülüyor. Sürece ayrıca, yönetimi bir cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle atanan Bağımsız Ulusal Referandumlar ve Seçimler Gözlemevi (ONASUR) eşlik ediyor.
Kante’ye göre yeni seçim yasası Doumbouya’yı avantajlı kılıyor. Çünkü bağımsız adayların, belediyelerin yüzde 70’inde belediye başkanlarının en az yüzde 30’undan destek imzası toplaması gerekiyor. Belediyelerin feshedilmesiyle, seçilmiş belediye başkanlarının yerine, Doumbouya’nın liderliğini yaptığı Ulusal Kalkınma için Birlik Komitesi (CNRD) tarafından atanan özel yetkili yöneticiler görev yapıyor.
CUMHURBAŞKANI ADAYLARI VE SEÇİM ORTAMI
Yarışta birçok önemli siyasi isim yer almıyor. Bunlar arasında, yaş sınırı olan 80’i aşan ve Gine Halkının Birliği (RPG Arc-en-ciel) lideri eski Cumhurbaşkanı Alpha Conde, Cumhuriyetçi Güçler Birliği (UFR) lideri Sidya Toure ve askıya alınan Gine Demokratik Güçler Birliği’nin (UFDG) lideri Cellou Dalein Diallo bulunuyor. Toure ve Diallo sürgünde yaşıyor. Eski Başbakan Lansana Kouyate ile eski bakan Ousmane Kaba da aday listesine alınmadı.
Bu isimlerin yokluğunda Doumbouya, kamuoyunda fazla tanınmayan ya da sınırlı siyasi mobilizasyon kapasitesine sahip sekiz adayla yarışıyor. Rakipleri arasında eski bakanlar Abdoulaye Yero Balde, Hadja Makale Camara ve Ibrahima Abe Sylla da yer alıyor.

Kante’ye göre Doumbouya, geçici cumhurbaşkanı olmasının sağladığı avantajlara ek olarak, askeri geçmişinin ötesinde bir konuma sahip.
“Toplumun bir kesiminde, kısa sürede somut sonuçlar üreten bir ‘inşa edici’ imajına sahip.” dedi.
Bu imajın, geleneksel siyasetçilerden ayrışmasını sağladığını belirten Kante, onların genellikle “çok konuşup icraat yapmayan” kişiler olarak algılandığını, Doumbouya’nın ise “söz adamından çok eylem adamı” olarak görüldüğünü söyledi.
Bu algı, adaylığı resmen açıklanmadan önce bile CNRD ve hükümet çevrelerinde artan desteği açıklıyor. Ayrıca merkezi ve yerel yönetimlerde, birçok kilit pozisyonun askerler tarafından doldurulmuş olması da Doumbouya’ya destek sağlıyor.
SEÇİM KAMPANYASI VE ETKİLERİ
Kante, Gine’de seçimlerin geleneksel olarak gergin geçtiğini hatırlattı. Ancak mevcut cumhurbaşkanlığı kampanyasının, “gerçek bir siyasi rekabetin olmaması” nedeniyle görece sakin bir ortamda yürütüldüğünü söyledi. Benzer bir durumun, siyasi partilerin ve sivil toplumun bir kısmının boykot çağrısı yaptığı eylül ayındaki anayasa referandumunda da görüldüğünü belirtti. Buna rağmen seçmenlerin yüzde 86’sı sandığa gitmişti.

Kante, büyük siyasi figürlerin yarışta olmaması, hiçbirinin seçmenlere yönlendirme yapmaması ve yetkililerin referandumda olduğu gibi yoğun güvenlik önlemlerine dayanması nedeniyle, cumhurbaşkanlığı seçiminde de tablonun değişmesini beklemediğini ifade etti. Kante:
“Bu cumhurbaşkanlığı seçiminin sonucu büyük ölçüde belli, asıl mesele seçime katılım oranı. Yüksek katılım, mevcut başkanın meşruiyetini güçlendirecektir.” dedi.
Seçimin temel amacının, Gine’nin sık sık şiddetle sonuçlanan seçim döngüsünü kırmak olduğunu vurguladı. Eylül referandumunun görece sakin geçmesinin bu açıdan önemli bir işaret olduğunu söyledi.
Buna rağmen, süreçte sınırlı uzlaşı bulunduğunu ve siyasi ile sivil alanın hâlâ kısıtlı olduğunu da ekledi.
ZORLUKLAR VE YOL HARİTASI
Kante’ye göre adayların ortaya koyduğu vizyonlar, Gine’nin istikrar yoluna girmesi gerektiğini gösteriyor. 2021 darbesinin, yolsuzluk, kötü yönetim ve etnik-bölgesel temelli seçim manipülasyonlarına karşı halkın tepkisiyle gerçekleştiğini hatırlattı.
Batı Afrika’daki son darbe dalgasının, “klientelizm, yolsuzluk ve otoriterlik” ile şekillenen yönetimlerin anayasal düzenin yeniden bozulmasına yol açabileceğini gösterdiğini söyledi.
Bu nedenle adalet, yönetişim ve sosyo-ekonomik kalkınma alanlarında yapısal reformların hayata geçirilmesinin, seçim sonrası dönemin en kritik önceliği olduğunu vurguladı.
“Bu reformlar olmadan Gine, yeniden kurumsal krizler döngüsüne girme riskiyle karşı karşıya kalır.” dedi.
Kante, anayasal düzene dönüşün kritik bir dönemeç olduğunu belirterek, seçim sonrası diyaloğun sürdürülmesi, demokratik alanın yeniden açılması ve gelecekteki parlamento ile yerel seçimlerin kapsayıcı, şeffaf ve güvenilir şekilde yapılmasının şart olduğunu ifade etti.
Geçiş hükümetinin, özellikle seçimlerin finansmanı konusunda, Gine’nin siyasi egemenliğini yeniden vurguladığını da belirtti. Bu bağlamda “yabancı güçlerin rolüne ilişkin algının, müdahale etmeme ilkesiyle şekillenmesi gerektiğini” söyledi.
Dünyanın en büyük boksit üreticilerinden biri olan Gine’nin stratejik konumu ve çok kutuplu ortamda izlediği “jeopolitik pragmatizm”, ülkenin ekonomik ve siyasi çıkarlarını korumasına imkân tanıyor.
Kante’ye göre Gine yönetimi, Sahel’deki müttefikleriyle dayanışma içinde olsa da, yabancı güçlerle doğrudan çatışmadan kaçınıyor. Fransa başta olmak üzere Batılı ülkelerle ilişkilerini sürdürürken, Çin, Rusya ve Türkiye ile de dengeli ortaklıklar kurarak bölgesel nüfuz mücadelelerinin dışında kalmaya çalışıyor.
Kaynak: AA

