Komorlar’ın 1975’te bağımsızlığını kazanmasının üzerinden 50 yıl geçmesine rağmen Mayotte meselesi, ülkenin en hassas jeopolitik başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Aradan geçen on yıllara karşın hiçbir Komorlu devlet başkanı, adanın Komorlar Birliği’ne ait olduğu yönündeki resmi tutumdan sapmadı; bu talep uluslararası platformlarda düzenli olarak dile getirildi.
Bu sürekliliğin hem tarihsel hem de hukuki temellere dayandığı vurgulanıyor. Mayotte’nin, Fransa’nın takımadayı bir bütün olarak yönettiği sömürge döneminde dahi Komor Adaları’nın parçası olarak kabul edildiğine dikkat çekiliyor. Komorlar Ulusal Meclisi Genel Sekreteri Ansoiri Ahamada Foundi, Anadolu Ajansı’na verdiği demeçte, “Sömürgecilik, dört adayı tek ve bölünmez bir bütün olarak tanımıştı.” ifadelerini kullandı.
BAĞIMSIZLIK ÖNCESİ HAZIRLANAN AYRILIK
Foundi’ye göre Mayotte sorunu bağımsızlık anında değil, daha öncesinde şekillendi. Fransa’nın, 1975’ten önce başkenti Dzaoudzi’den Moroni’ye taşıyarak adanın idari ve siyasi olarak ayrılmasının zeminini hazırladığı belirtiliyor.
Aralık 1974’te yapılan kendi kaderini tayin referandumunda Komorlar genelinde seçmenlerin yüzde 90’ından fazlası takımadanın tamamı için bağımsızlıktan yana oy kullandı. Buna karşın Paris’in daha sonra Mayotte’de ayrı referandumlar düzenlemesi, Moroni tarafından “referandum maskaralığı” olarak nitelendirildi ve bu yaklaşımın uluslararası hukukun öngördüğü toprak bütünlüğü ilkesine aykırı olduğu savunuldu.
ULUSLARARASI GÜNDEMDE SÜREN BİR İHTİLAF
Komorlar, bağımsızlığın hemen ardından Mayotte meselesini Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği’nin selefi olan Afrika Birliği Örgütü’ne taşıdı. Dosyanın takibi için yedi ülkeden oluşan özel bir komite kuruldu. Moroni yönetimi, Komorlar Birliği’nin uluslararası toplum tarafından “dört adadan oluşan, birleşik ve bölünmez” bir devlet olarak tanındığını vurgulamayı sürdürüyor.
Foundi, “Bunu Fransa da biliyor.” diyerek, geçmişte bazı Fransız yetkililerin Mayotte’nin Komorlar’a ait olduğuna işaret eden açıklamalar yaptığını hatırlattı.
JEOSTRATEJİK VE EKONOMİK ÇIKARLAR
Komor yetkililere göre Fransa’nın Mayotte üzerindeki ısrarının temelinde jeostratejik nedenler yatıyor. Hint Okyanusu’nun merkezinde yer alan ada, Afrika, Asya, Avustralya ve Avrupa’yı Süveyş Kanalı üzerinden birbirine bağlayan deniz yolları açısından kritik bir konumda bulunuyor.
Buna ek olarak, Mayotte çevresindeki sularda tespit edilen doğal gaz ve petrol potansiyelinin de ekonomik açıdan önemli olduğu ifade ediliyor. Foundi, “Fransa, hiçbir çıkarı olmayan bir ada için bu kadar mücadele etmez.” diyerek bu kaynakların Paris’in bölge politikasındaki ağırlığına dikkat çekti.
DİPLOMATİK STRATEJİYE ELEŞTİRİLER
Resmi olarak Komorlar, sorunun çözümünde diplomasi ve müzakere yolunu benimsiyor. Ancak Foundi, “50 yıllık sonuçsuz görüşmelerin” ardından bu yaklaşımın fazla yumuşak kaldığını savunarak, hukuki, siyasi ve diplomatik alanlarda daha net ve yapılandırılmış bir eylem planı çağrısında bulunuyor.
Mayotte meselesinin BM, Afrika Birliği ve diğer uluslararası platformlarda gündeme getirildiğini belirten Foundi, buna rağmen kapsamlı bir operasyonel çerçevenin eksikliğinin girişimlerin etkisini zayıflattığını ifade etti.
MAYOTTE’DEN YÜKSELEN ELEŞTİREL SESLER
Bu resmi görüşler, Mayotte içinden gelen eleştirilerle de örtüşüyor. Mahoray bağımsızlık yanlısı isimlerden Youssouf Moussa, Comores Perspectives adlı yerel medyaya verdiği demeçte, Komor yerel yönetimlerinin uluslararası ortaklıklarını çeşitlendirememesini eleştirdi. Özellikle Çin ile ilişkilerin geliştirilmemesini sorgulayan Moussa, bunun Paris’e olan bağımlılığın sürdüğünü gösterdiğini savundu.
“Seçilenler Fransa’nın etkisi altında (…) sözde sömürgeden çıktık ama zihinlerimiz hâlâ Fransa’ya bağlı.” ifadelerini kullanan Moussa, siyasi bağımsızlığın zihinsel bağımsızlıkla tamamlanmadığını dile getirdi.
SÖMÜRGE GEÇMİŞİYLE ŞEKİLLENEN BİR HAYAT
Mayotte doğumlu olan Moussa, babasının Mahoray, annesinin ise Anjouanlı olduğunu belirterek, çocukluğunun altyapı eksiklikleri ve yoksulluk içinde geçtiğini anlattı. Özellikle eğitim olanaklarının sınırlı olduğunu vurgulayan Moussa, 1960’larda tüm takımada genelinde yalnızca iki ortaokul sınıfı bulunduğunu hatırlattı.
Moussa’ya göre Mayotte’nin Fransa’da kalması süreci uzun süre önceden planlandı. 1970’lerde dönemin Fransız yetkililerinden Pierre Messmer’e atfedilen, “Komorlular bağımsız olmak isterse, Mahoraylar Fransız kalmaya devam edebilir.” sözlerini hatırlatan Moussa, referandum sürecinin demokratik olmadığını öne sürdü.
Sandıklar önünde baskılar yapıldığını ve bazı kişilerin referandum öncesi adadan uzaklaştırıldığını iddia eden Moussa, BM Genel Kurulu’nun Mayotte’de ayrı referandumlara karşı çıkmasına rağmen bu oylamaların gerçekleştirildiğini söyledi.
Herhangi bir belirsizliği reddeden Moussa, “Takımadaki en Komorlu ada Mayotte’dir.” diyerek, adalar arasındaki güçlü ailevi ve toplumsal bağlara dikkat çekti. Mayotte’deki ailelerin büyük bölümünün diğer adalarda akrabaları bulunduğunu vurguladı.
KAPANMAYAN BİR DOSYA
Moroni yönetimi ve bağımsızlık yanlısı çevrelere göre Mayotte dosyası hâlâ açık. Yetkililer, bölgesel jeopolitik ve stratejik çıkarlar karşısında Komorlar’ın diplomatik mücadelesinin henüz yeterli düzeye ulaşmadığını savunuyor.
“Bu mücadele bitmedi, ancak boyut değiştirmesi gerekiyor.” diyen Ansoiri Ahamada Foundi, Mayotte’nin Komorlar’a ait olduğu yönündeki tarihsel ve egemenlik hakkının daha güçlü bir stratejiyle savunulması çağrısında bulundu.
Madagaskar ile Mozambik kıyısı arasında, Mozambik Kanalı’nın kalbinde yer alan Mayotte, Komor Adaları’nın dördüncü adası olarak kabul ediliyor. Bugün Fransa’nın denizaşırı departmanı olan ada, siyasi statüsüne rağmen Komor Adaları ile ortak bir tarihsel, kültürel ve toplumsal mirası paylaşıyor.

