Mısır ve İsrail arasında imzalanan ve yaklaşık 35 milyar dolar değerinde olduğu açıklanan doğalgaz anlaşması, tarafların çelişkili açıklamaları ve uluslararası basında yer alan bilgiler nedeniyle tartışmaların odağına yerleşti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu anlaşmanın İsrail hazinesine doğrudan milyarlarca dolar gelir sağlayacağını belirtirken, Mısır yönetimi söz konusu mutabakatın yalnızca ticari bir anlaşma olduğunu savunuyor. Fakat resmi belgeler ve basın raporları, anlaşmanın ekonomik olduğu kadar siyasi ve güvenlik boyutları da taşıdığına işaret ediyor.
NETANYAHU: ”İSRAİL TARİHİNİN EN BÜYÜK ENERJİ ANLAŞMASI”
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçtiğimiz çarşamba günü anlaşmayı onayladıktan sonra yaptığı açıklamada, Mısır ile imzalanan doğalgaz anlaşmasının 112 milyar şekel (yaklaşık 35 milyar dolar) değerinde olduğunu duyurdu. Netanyahu, bu tutarın 58 milyar şekelinin (yaklaşık 18 milyar dolar) doğrudan İsrail hazinesine aktarılacağını belirterek, söz konusu gelirlerin “eğitim, sağlık, altyapı ve güvenlik alanlarında kullanılacağını” söyledi.

Netanyahu açıklamasında ayrıca:
“Bu anlaşma İsrail’i enerji alanında bölgesel bir güç haline getirecek ve diğer ülkeleri İsrail sularında doğalgaz aramaya teşvik edecek.” ifadelerini kullandı.
Anlaşmayı, İsrail’in “hayati ihtiyaçlarını, güvenlik ve stratejik çıkarlarını” garanti altına aldığı için onayladığını da özellikle vurguladı.
MISIR: ”ANLAŞMA TAMAMEN TİCARİ”
İsrail tarafının bu açıklamalarına karşın Mısır yönetimi, anlaşmanın siyasi bir boyutu olduğu iddialarını kesin bir dille reddediyor. Mısır Petrol Bakanı Kerim Bedevi, konuya ilişkin değerlendirmesinde:
“Anlaşma tamamen ticari ve hiçbir siyasi boyut taşımıyor. Mısır ile İsrail arasındaki doğalgaz ihracat anlaşması, yalnızca ekonomik ve yatırım esaslarına dayanarak yapılmıştır.” sözlerine yer verdi.
Mısır’daki karar alıcı çevreler de anlaşmanın İsrail’e siyasi ya da güvenlik alanında avantaj sağladığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunuyor.
WASHİNGTON ETKİSİ VE SİYASİ ARKA PLAN
Buna karşın İsrail basını ve uluslararası medya, anlaşmanın arka planında siyasi ve stratejik unsurlar bulunduğunu yazıyor. İsrail merkezli Haaretz, Maariv ve Yedioth Ahronoth gazeteleri, Washington’un, Donald Trump’ın himayesinde Kahire ve Tel Aviv arasında yakınlaşmayı teşvik ettiğini ve bu kapsamda İsrail’e anlaşmayı kabul etmesi yönünde baskı yapıldığını öne sürdü.

Axios’un haberinde ise:
“Washington’ın bu anlaşmaya olan ilgisi, İsrail ve Mısır arasında ortak ekonomik çıkarlar üzerinden daha güçlü ilişkiler kurma isteğinden kaynaklanıyor.” ifadelerine yer verildi.
Yedioth Ahronoth, anlaşmanın “son derece hassas bir konuya odaklanan uzun müzakerelerin ardından” onaylandığını yazdı.
GELİR DAĞILIMI VE DENETİM TARTIŞMASI
Anlaşmanın en çok tartışılan yönlerinden biri de gelirlerin kime gideceği ve denetimin kimde olduğu konusu oldu. Mısır Devlet Enformasyon Servisi Başkanı Dia Raşhan, daha önce yaptığı açıklamada:
“Mısır’ın İsrail gazı için ödediği her kuruş doğrudan Amerikan şirketi Chevron’a gidecek. İsrail tarafı Mısır’dan doğrudan hiçbir gelir elde etmiyor.” ifadelerini kullanmıştı.
Ancak kamuoyuna yansıyan resmi belgeler ve İsrail tarafının açıklamaları bu iddiayı doğrulamıyor. Netanyahu’nun verdiği rakamlara göre, anlaşma gelirlerinin yarısından fazlası, yani yaklaşık 18 milyar dolar doğrudan İsrail devlet bütçesine aktarılacak. Ayrıca anlaşmanın, İsrail hükümeti ve Enerji Bakanı Eli Cohen’in doğrudan gözetimi altında yapıldığı belirtiliyor.
Leviathan doğalgaz sahasındaki ortaklık yapısına bakıldığında da, gelirlerin büyük kısmının İsrail şirketlerine gideceği görülüyor. Amerikan şirketi Chevron’un sahadaki payının yüzde 40’ın altında olduğu, İsrail şirketlerinin ise yüzde 60’tan fazla paya sahip olduğu belirtiliyor. Bu da yaklaşık 35 milyar dolarlık anlaşma gelirinin 21 milyar dolarlık kısmının İsrail şirketlerine akacağı anlamına geliyor.
MISIR EKONOMİSİ VE KAMUOYUNUN TEPKİSİ
Anlaşmanın Mısır ekonomisine etkisi de yoğun şekilde tartışılıyor. Eleştirmenlere göre, Mısır vergi mükelleflerinin kaynakları, Gazze savaşı nedeniyle 100 milyar doları aşan bir açıkla karşı karşıya olan İsrail ekonomisinin yeniden toparlanmasına dolaylı olarak katkı sağlıyor. Bu gelirlerin, İsrail’de savaşta zarar gören altyapının, okulların ve hastanelerin yeniden inşasında kullanılacağı belirtiliyor.
Mısır yönetiminin dile getirdiği, “küresel fiyatlar sayesinde milyarlarca dolar tasarruf edildiği ve gazın sıvılaştırılarak ihraç edilmesiyle yüksek gelir elde edileceği” yönündeki iddialar ise eleştirilere konu oluyor. Uzmanlara göre bu söylemler, mevcut küresel doğalgaz fiyatları dikkate alındığında gerçekçi değil ve kamuoyunu ikna etmeye yönelik bir çaba olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, İsrail ile Mısır arasındaki doğalgaz anlaşması, yalnızca bir enerji ticareti sözleşmesi olmanın ötesinde; ekonomik yük paylaşımı, siyasi denge ve bölgesel güvenlik tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Tarafların farklı anlatımları ve ortaya çıkan belgeler, anlaşmanın uzun süre daha kamuoyunda tartışılacağını gösteriyor.
Kaynak: Alaraby Al-jadeed

