Paris İstinaf Mahkemesi, Çarşamba günü, Fransız-Cezayirli aracı Alexandre Djouhri’nin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmetti. Böylece Djouhri’nin tutuklu kalmasını öngören önceki karar geri çekilmiş oldu.
Ancak iş insanı sıkı koşullara tabi olacak.
Djouhri’nin Île-de-France bölgesinde i terk etmesi kesin olarak yasaklandı. Ayrıca ekonomik aracılık faaliyeti yürütmesi de engellendi.
Paris bölgesindeki evinde sıkı konutta kalma şartına tabi olan Djouhri, 08.00–20.00 saatleri arasında ikametinden ayrılamayacak. Hem Fransız hem Cezayir pasaportlarını yargıya teslim edecek ve haftada bir kez jandarmaya giderek imza verecek.
BFMTV’nin aktardığına göre, davanın diğer sanıklarıyla her türlü temas kurması da yasak.
KAÇMA RİSKİ UYARISI
Bu tahliye kararı, yoğun bir güvensizlik ortamında alındı. Başsavcılık, Djouhri’nin serbest bırakılmasına karşı çıkarak yurtdışına kaçma riski bulunduğunu savunmuştu.
Savcılık, özellikle Djouhri’nin çifte vatandaşlığına dikkat çekerek Cezayir’e kaçabileceği ihtimalini öne sürmüştü.
Geçen hafta mahkeme tahliye talebini reddetmiş, savcılığın “yurtdışına kaçma riski” yönündeki görüşünü benimsemişti. Djouhri’nin avukatı Charles Consigny ise bunun “katlanılmaz” ve ayrımcı bir karar olduğunu söyleyerek müvekkilinin “Fransız-Cezayirli binasyonalliği nedeniyle cezalandırıldığını” ileri sürmüştü.
MAHKÛMİYET VE İTİRAZ SÜRECİ
Alexandre Djouhri, 25 Eylül’de 6 yıl hapis ve 3 milyon avro para cezasına çarptırılmış; kararın ardından tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
Mahkeme, Djouhri’yi, Muammer Kaddafi rejiminin eski üst düzey isimlerini içeren karmaşık finansal düzeneklerdeki merkezi rolü nedeniyle suçlu bulmuştu.
Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin yakın çevresiyle ilişkili olduğu bilinen Djouhri cezaya itiraz etti. Bu nedenle ikinci yargılamasında tutuksuz yargılanacak.
KAPSAMLI VE YILLARA YAYILAN BİR DOSYA
Davanın kökeni, 2011’de Paris ile Trablus arasındaki kopuş sonrası Kaddafi ailesinin yönelttiği iddialara dayanıyor.
2012’de Mediapart, Libya istihbaratına atfedilen ve 50 milyon avroluk bir finansman anlaşmasını ortaya koyan bir belge yayımladı.
2011’de Saif el-İslam Kaddafi, Sarkozy’nin “parayı geri vermesi gerektiğini” söylemişti. 2018’de France 2’de yayımlanan bir belgeselde, Kaddafi’nin eski tercümanı Moftah Missouri de Libya liderinin Sarkozy’ye kampanyasında finansal destek verdiğini ifade etmişti.
Bu iddialar, Kaddafi’nin eski kabine direktörü Bechir Saleh tarafından da teyit edilmişti. Bechir Saleh, gizli kamera görüntülerinde “yabancı şahsiyetleri desteklemek için özel bir bütçenin” varlığını kabul etmişti.
Dava, birinci derece hükmün açıklanmasından bir gün önce dosyanın kilit isimlerinden Ziad Takieddine’in ölümüyle yeniden gündeme gelmişti. Takieddine, önce Sarkozy’yi suçlamış, ardından 2020’de bu suçlamaları ani bir şekilde geri çekmişti. Sonrasında yapılan soruşturma, bu geri çekmenin parayla sağlandığını ortaya koymuştu.

