Nijerya’nın Niger eyaletinde bulunan Papiri köyündeki St. Mary’s Katolik Okulu’na 21 Kasım’da düzenlenen silahlı baskında kaçırılan öğrencilerden 100’ü, hükümet tarafından 8 Aralık’ta kurtarıldı. Çocuklar Minna’daki devlet binasına getirildi ve burada yetkililere teslim edildi. Fakat saldırıda 300’den fazla öğrenci ile 12 personelin kaçırıldığı belirtilmişti ve geri kalanların büyük kısmının hâlâ silahlı grupların elinde bulunduğu düşünülüyor. Kurtarma operasyonunun nasıl gerçekleştirildiğine dair yetkililerden açıklama gelmedi. Pazarlık mı yapıldığı, fidye mi ödendiği, yoksa bir operasyon mu düzenlendiği belirsizliğini koruyor.
”TÜM ÇOCUKLAR EVLERİNE GERİ DÖNECEK”
Kurtarma haberinin ardından Nijerya Devlet Başkanı Bola Tinubu, gelişmeyi memnuniyetle karşıladı. Tinubu:
“Tüm öğrenciler ve ülkede kaçırılan diğer Nijeryalılar güvenli şekilde evlerine dönmeli. Tüm kayıpların hesabını vermek zorundayız.” diyerek güvenlik güçlerine talimat verdiğini belirtti. Hükümet, operasyonun detaylarına dair kamuoyuna bilgi vermedi.
ÇOCUKLARIN İFADELERİ ALINDI
Kurtarılan öğrencilerden Florence Michael, kaçırıldıkları süre boyunca ormanda zor koşullarda tutulduklarını ifade etti. Michael:
“Tarpaulin verdiler. Onu yere serip uyumamızı söylediler. Ses çıkarmamamızı istediler.” sözleri, çocukların yaşadığı korku dolu günleri gözler önüne serdi.

Hristiyanlar Birliği (CAN), kaçırılan öğrenci sayısının 300’ü geçtiğini, ayrıca 12 okul personelinin de rehin alındığını bildirdi. CAN’a göre saldırının ilk saatlerinde 50 öğrenci kaçmayı başardı.
AİLELER BİLGİ BEKLİYOR
Kurtarma haberinin yayılmasının ardından okul çevresinde umutlu fakat gergin bir bekleyiş oluştu. Birçok ebeveyn, yetkililerin kendileriyle iletişime geçmemesinden şikâyet etti.
11 yaşındaki Magret’in babası Yunusa Kabukaya:
“Kimse bizi aramadı. Haberi sadece sosyal medyada gördüm. Kızımın kurtarılan öğrenciler arasında olup olmadığını bilmek istiyorum.” diyerek endişesini dile getirdi. Kaçırılan çocukların bazılarının sadece altı yaşında olduğu belirtildi.
NİJERYA’NIN KUZEYİNDE GÜVENLİK KRİZİ BÜYÜYOR
Saldırı, bölgede yıllardır süren güvenlik sorunlarını yeniden gündeme taşıdı. Boko Haram’ın 2014’te Chibok’ta 276 kız öğrenciyi kaçırmasının ardından toplu öğrenci kaçırma olayları artmış, yüzlerce okul güvenlik nedeniyle kapatılmıştı.
Devlet Başkanı Tinubu, yeni kaçırmaların önüne geçilmesi gerektiğini belirterek:
“Çocuklarımız teröristlerin insafına bırakılamaz. Eğitimleri hedef alınmamalı, ailelere yaşatılan bu travma sona ermeli.” dedi.
ABD İLE ORTAK GÖREV GÜCÜ HAZIRLIĞI
Olayın ardından ülkede bulunan ABD Kongre heyeti, hükümet yetkilileri ve dini temsilcilerle güvenlik iş birliği üzerine görüşmeler yaptı. Kongre üyesi Riley Moore, çocukların kurtarılmasını memnuniyetle karşıladığını belirterek:
“Somut adımlar attık. Kuzeydoğu’daki terör örgütlerini etkisiz hale getirecek bir ortak görev gücü kurulacak” açıklamalarına yer verdi.

Moore, bunun güvenlik konusunda olumlu bir adım olduğunu ancak yapılması gereken çok iş bulunduğunu belirtti.
NİJERYA‘NIN GÜVENLİK SINAVI
Nijerya, 1960’ta İngiltere’den bağımsızlığını kazandıktan sonra uzun yıllar siyasi krizler, iç çatışmalar ve ekonomik zorluklarla mücadele etti. Bugün de terör ve kitlesel kaçırmalar, ülkenin güvenlik alanında en büyük sınavlarından biri olarak sürüyor.
Papiri’de yaşanan kaçırma olayı ve öğrencilerin dramı, bağımsız bir ulus olarak Nijerya’nın istikrar, güvenlik ve barış arayışının ne kadar çetin bir mücadele olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Kaynak: AA

