Sudan’da ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında devam eden savaş, 18 Kasım itibarıyla hem sahada hem de diplomasi masasında yüksek gerilim yaratıyor. Kuzey Kordofan’daki çatışmalar ikinci gününe girerken taraflar ilerleme iddialarında bulunuyor, bölgesel güçler çözüm için ABD’ye yöneliyor. Afrika Birliği ise süreci sahiplenmeye çalışıyor. Bölgedeki insani durum alarm seviyesinde devam ederken uluslararası aktörler krizi önlemeye yönelik adımlar atıyor.
KUZEY KORDOFAN’DA ÇATIŞMALAR DEVAM EDİYOR
Sudan ordusu, hafta başında başlattığı geniş kapsamlı operasyonla Kazgail ve Um Dam Hag bölgelerini geri aldığını açıkladı. Pazartesi günü Bara–Um Sayyala hattında baskı altına giren birlikler, Salı günkü harekâtla El Ubeyd’in batısındaki HDK mevzilerine yeni saldırılar düzenledi. Askeri kaynaklar, HDK’ya ağır kayıplar verdirildiğini ve militanların Batı Kordofan’daki El-Havi kasabasına doğru geri çekildiğini aktardı. Orduya bağlı sosyal medya hesapları, imha edilen HDK araçlarını ve öldürülen militanları gösteren görüntüler yayımladı.

HDK ise Cebel Ebu Sünun, Cebel İssa ve El-Ayyara bölgelerinde yoğun çatışma yaşandığını duyurarak yüzlerce ordu mensubunu etkisiz hale getirdiklerini ve birçok askerî araca el koyduklarını iddia etti. Ordu sözcülüğü, Kordofan genelinde “hayati öneme sahip noktaların güvence altına alındığını” belirterek askerlerin moralinin yüksek olduğunu ifade etti.
Sudan ordusuna bağlı Sudan Kalkanı Kuvvetleri, Komutan Ebu Agla Kikel’in Um Sayyala’daki çatışmaları yönetirken hafif şekilde yaralandığını açıkladı. Kikel’in sahada tedavi edildiği ve operasyona liderlik etmeyi sürdürdüğü belirtildi. Kuzey Kordofan’ı Hartum ile bağlayan kritik bir noktada yer alan Um Sayyala, uzun süredir HDK direnişinin en güçlü olduğu bölgelerden biri olarak biliniyor.
Sudan Kalkanı Kuvvetleri, son operasyonlarla hedeflerine ulaşıldığını, HDK’nın insansız hava araçları ve topçu desteğiyle gerçekleştirdiği üç aşamalı saldırı girişimlerinin başarısız olduğunu duyurdu.
PRENS SELMAN’DAN TRUMP’A BASKI
Beş diplomatik kaynağa göre Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Washington’da yapılacak görüşmelerde ABD Başkanı Donald Trump’tan Sudan savaşına doğrudan müdahil olmasını isteyecek. Suudi Arabistan, tıkanan barış sürecinin Trump’ın siyasi ağırlığıyla yeniden canlanabileceğini düşünüyor.

Kızıldeniz’e kıyısı bulunan Sudan’daki istikrarsızlık, Riyad için ulusal güvenlik meselesi olarak görülüyor. Quad mekanizmasının (ABD, BAE, Suudi Arabistan, Mısır) etkisiz kalması, ayrıca BAE’nin HDK’ya verdiği iddia edilen destek nedeniyle diplomatik girişimler durma noktasına gelmiş durumda. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Quad platformunun “eyleme geçirilebilir sonuç üretemediğini” belirterek eleştirilerini dile getirdi.
AFRİKA BİRLİĞİ SÜRECE SAHİP ÇIKIYOR
Afrika Birliği Siyasi İşler, Barış ve Güvenlik Komiseri Bankole Adeoye, Sudan barış sürecinin Afrikalı kurumlar tarafından yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Birleşmiş Milletler ile koordineli olarak platformların birleştirilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü söyleyen Adeoye, yabancı müdahaleye kapı aralanmasına karşı olduklarını ifade etti.

Sudan hükümetinin BAE’nin Quad sürecindeki rolüne yönelik itirazları uluslararası girişimleri yavaşlatırken, Sudanlı sivil aktörler Afrika Birliği’nin adımlarının yeterince hızlı olmadığını savunuyor.
HDK SAĞLIK ÇALIŞANLARINI SERBEST BIRAKTI
HDK, Kuzey Darfur Sağlık Bakanı Dr. Khadija Musa’nın da aralarında bulunduğu 25 sağlık çalışanını haftalar süren gözaltının ardından serbest bıraktı. Serbest bırakılanların El Feşir’in doğusundaki Çocuk Hastanesi’nde tutulan binlerce sivilin yanında tutulduğu bildirildi.

Gözaltı merkezlerinde koleranın hızla yayılması ve sağlık hizmetlerine duyulan acil ihtiyaç, HDK’nın bu kararı almasında belirleyici oldu. Bununla birlikte HDK’ nın hâlâ iki bakanı alıkoyduğu ve bu kişilerin Güney Darfur’un Nyala şehrine nakledildiği aktarıldı.
SUDAN’IN ESKİ BAŞBAKANINDAN ATEŞKES ÇAĞRISI
Sudan’ın eski Başbakanı Abdalla Hamdok, ülkenin savaş nedeniyle “varoluşsal bir tehdit” altında olduğunu söyleyerek ordu ve HDK’ya koşulsuz ateşkes çağrısı yaptı. Hamdok, ordunun da HDK gibi Quad’ın ateşkes teklifini kabul etmesi gerektiğini belirtti.

Hamdok, konuşmasında savaş suçlarına, sistematik cinsel şiddete, yaygın yerinden edilmelere ve yaklaşan kıtlık riskine dikkat çekerek uluslararası toplumu koordineli hareket etmeye çağırdı. Savaşın durmasının demokratik geçiş için tek yol olduğunu vurguladı.
KIZILHAÇ: EN AZ 7 BİN KİŞİ KAYIP
Uluslararası Kızılhaç Komitesi, savaşın başından bu yana yaklaşık 7 bin kişiden haber alınamadığını açıkladı. Birçoğunun HDK gözaltı merkezlerinde kaybolduğu, kötü koşullar nedeniyle bazı kişilerin hayatını kaybettiği belirtiliyor.
Tawila bölgesi, El Feşir’den kaçan yaklaşık 655 bin yerinden edilmiş sivil için büyük bir sığınak haline gelmiş durumda. Aileler açık arazide yaşam mücadelesi verirken, gıda tüketimi ciddi düzeyde yetersiz ve beş yaş altı çocuklarda beslenme bozukluğu oranı yüzde 30’a ulaşmış durumda.

Kızılhaç ve Kızılay, 10 bin aileye gıda ve temel ihtiyaç yardımı ulaştırdığını, 8 bin aileye nakit destek verdiğini ve MSF ile birlikte tıbbi hizmetleri güçlendirdiğini duyurdu. Bölgede su kaynaklarını iyileştirmek için hazırlıklar sürüyor. UNFPA, açık alanda uyumak zorunda kalan kadın ve kız çocuklarının ciddi güvenlik tehlikesi altında olduğunu açıkladı.
İNGİLTERE’DEN HDK’YA YAPTIRIM SİNYALİ
Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Sudan’daki ağır insan hakları ihlalleri nedeniyle yeni yaptırımlar üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Cooper, yapılan vahşetlerin araştırılması ve faillerin hesap vermesi için uluslararası baskının artması gerektiğini söyledi.
İngiltere daha önce Sudan’daki askeri grupları finanse ettiği belirtilen üç şirkete yaptırım uygulamıştı. Yeni paket, savaşın kritik aşamaya geldiği bir dönemde Londra’nın daha aktif bir tutuma yöneldiğini gösteriyor.
Kaynak: Ajanslar

