Nijerya Asistan Doktorlar Birliği’nin ülke çapındaki grevi ikinci haftasına girerken, kamu hastanelerinde hizmetler ciddi biçimde aksadı ve hastalar temel sağlık hizmetlerine erişemeden hastane koridorlarında mahsur kaldı.
1 Kasım’da başlayan ve süresiz olarak devam eden grevde doktorlar; ödenmemiş maaş alacaklarının tahsilini, 2025 Tıpta Uzmanlık Eğitim Fonu’nun (MRTF) tam olarak uygulanmasını ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini talep ediyor.
HASTALAR ÇARESİZ
Anadolu Ajansı muhabirinin Lagos, İbadan ve diğer eyaletlerdeki büyük kamu hastanelerinde yaptığı gözlemler; acil servislerin, polikliniklerin ve birçok servisin kapalı olduğunu ortaya koydu. Lagos Üniversite Hastanesi (LUTH) ve İbadan’daki University College Hospital (UCH) gibi başlıca merkezlerde hastalar, doktor bulunamadığı için tedavi alamadıklarını belirtti.
UCH İbadan’da tedavi arayan Mulikat Adio, “Günlerdir hastayım ama doktorlar çalışmıyor. Yerel bitkisel yöntemlere başvurdum ama hâlâ çok ağrım var,” dedi.
LUTH’ta yatan hastalar, tüm asistan doktorların greve katıldığını ve konsültasyonların durduğunu, bu nedenle yataklarında çaresiz beklediklerini söyledi.
TALEPLER KARŞILANANA KADAR GREVLER SÜRECEK
Doktorlar Birliği Başkanı Muhammad Suleiman, ödenmeyen maaşlar, kötü çalışma koşulları, geciken terfiler ve personel açığını azaltmak için uygulanan “bire bir ikame” politikasının hayata geçirilmemesi gibi sorunların yıllardır çözümsüz bırakıldığını ifade etti.
“Birden fazla gün boyunca aralıksız nöbet tutmak artık sürdürülebilir değil; bu durum hem hekimlerin sağlığını hem de hasta güvenliğini tehdit ediyor,” diyen Suleiman, talepler karşılanana kadar grevin süreceğini belirtti.
Buna karşılık, Devlet Başkanı Bola Tinubu, Sağlık ve Sosyal Refah Bakanlığına hastanelerde normal hizmetin derhal yeniden sağlanması talimatını verdi. Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Iziaq Salako, grev süresince hastaneleri izlemek için bir görev gücü kurulduğunu ve uzman hekimlerin acil servisleri sürdürülebilir kılmakla görevlendirildiğini açıkladı.
Sağlık uzmanları, grevin kamu sağlık sistemindeki baskıyı daha da artıracağı uyarısında bulunurken, özellikle düşük ve orta gelirli hastaların devlet hastanelerine bağımlı olduğunu, hizmet alamamanın veya gecikmenin hayatı tehdit eden sonuçlara yol açabileceğini belirtiyor.

