Sudan’ın Brüksel Büyükelçisi ve Avrupa Birliği (AB) Daimi Temsilcisi Abdelbagi H. Kabeir, AB’nin Sudan’daki krize karşı “tarafsızlık” adı altında eylemsiz kaldığını belirterek, Brüksel’i yapıcı bir biçimde sürece dahil olmaya çağırdı.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) mezunu ve iyi derecede Türkçe konuşan Büyükelçi Kabeir, ülkesinde süren iç savaş ve AB’nin tavrına ilişkin Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, “AB, devletin anayasal kurumu olan Sudan Silahlı Kuvvetleri’ni, devlete başkaldırmış bir paramiliter grupla eş tuttu. Bu yaklaşım tüm hukuk ilkelerine aykırıdır.” ifadelerini kullandı.
“AB YANLIŞ DEĞERLENDİRDİ”
Kabeir, AB’nin Sudan’daki durumu en başından yanlış değerlendirdiğini vurgulayarak, “AB’nin tarafsız duruş iddiası gerçeklerle bağdaşmıyor. Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK), Hartum’u ele geçirdikten sonra yağma, sivilleri evlerinden çıkarma, kadın kaçırma ve cinsel şiddet gibi ağır suçlar işledi. Buna rağmen AB, Feşir kuşatılana kadar HDK’yi milis ya da isyancı grup olarak nitelendirmedi.” dedi.
“Son on gündür medyada gördüğünüz korkunç suçlar HDK tarafından belgeleniyor. Bu, soykırımın başladığını gösteriyor.” diyen Kabeir, AB’nin yanlış tutumunun özellikle Darfur’un Feşir kentinde yaşanan insani felaketin zeminini hazırladığını söyledi.
GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE YAŞANAN SOYKIRIM
Büyükelçi, HDK’nin Feşir kentini kuşatarak gıda ve ilaç girişini engellediğini, hastaneleri işlevsiz hale getirdiğini ve sivillere yönelik infazlar gerçekleştirdiğini belirtti.
“Feşir, Sudan’ın en kalabalık şehirlerinden biri. Şehirde yaşananlar belgelenmiş bir trajedidir. Bu, gözlerimizin önünde gelişen bir soykırımdır.” dedi.
Kabeir, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2024’te kabul ettiği 2736 sayılı kararın HDK’ye kuşatmayı sonlandırma çağrısı yaptığını, ancak grubun 18 ay boyunca buna uymadığını hatırlatarak, “AB ne HDK’ye ne de onu destekleyen aktörlere baskı yaptı. Sonuç Feşir trajedisi oldu.” ifadelerini kullandı.

“AB, SUÇLULARI MEŞRULAŞTIRIYOR“
Kabeir, AB’yi “tarafsızlık söylemiyle suçluları meşrulaştırmakla” eleştirerek, şu değerlendirmede bulundu:
“Katliam ve toplu infazlar yaşanırken AB, yalnızca ‘şiddetten endişe duyuyoruz’ dedi. Ne eylemleri ne de failleri açıkça kınadı. Oysa yapılması gereken eylemi ve failini net biçimde kınamak, ardından önlem almaktı.”
Büyükelçi, bu ay yapılacak AB zirvesinde net bir karar alınması gerektiğini, aksi halde Sudan hükümetinin Brüksel’e yönelik baskısını artıracağını söyledi.
“EL-FEŞİR’İN YIKILMASINI BEKLİYORLAR”
Gazze’deki savaşa da değinen Kabeir, “Gazze büyük bir trajediydi. En başından net duruş sergileyen ülkeler –örneğin Türkiye– zamanla haklı çıktı. Katar, Mısır ve Türkiye’nin barış çabaları olmasaydı süreç ilerlemezdi. AB ise bu süreçlerde yoktu.” dedi.
Kabeir, AB’nin 27 üyeli yapısının hızlı karar almayı zorlaştırdığını belirterek, “AB, sadece Ukrayna konusunda birleşebildi çünkü sınır komşusuydu. Şimdi ise Feşir’in gözlerinin önünde yıkılmasını bekliyorlar.” diye konuştu.
SUDAN’DAKİ KRİZ AVRUPA’YI DA ETKİLEYEBİLİR
Büyükelçi, Sudan’daki çatışmaların bölgesel istikrarsızlık yarattığını ve küresel ticaret yollarını tehdit ettiğini vurguladı:
“Kızıldeniz rotası dünya ticaretinin yüzde 30’unu taşıyor. AB bu hatta bağımlı. Afrika Boynuzu’ndaki istikrarsızlık AB’nin de güvenliğini etkileyecek. Dolayısıyla AB’nin yapıcı şekilde sürece dahil olması, hem Sudan hem Avrupa için kazanım olacaktır.”
Kabeir, sözlerini şu çağrıyla tamamladı:
“Feşir’de yaşananlar AB için bir uyanış çağrısı olmalı. AB, eylemsizliğini sona erdirmeli. Çünkü yaşanan yerinden edilmeler sonunda mülteciler Mısır’a, Libya’ya, oradan da Akdeniz’e ulaşacak. AB, sınırlarına gelmeden önce harekete geçmelidir.”

