Tanzanya’da 29 Ekim’deki seçim protestolarının ardından, ülke genelinde yakıt ve gıda tedarik zincirleri büyük darbe aldı. Özellikle Darüsselam, Arusha, Mwanza ve Mbeya gibi büyük şehirlerde, akaryakıt ve temel gıda fiyatları kısa sürede üç katına çıktı. Yetkililerin güvenlik gerekçesiyle akaryakıt istasyonlarını kapatması ve kamu hizmetlerini durdurması, şehirlerde ciddi bir ekonomik durgunluğa yol açtı.
Seçim günü başlayan protestolar, gençlerin ülke genelinde sokağa dökülmesiyle hızla büyüdü. Gösteriler hem ülke içindeki hem de dış ticaret yollarındaki mal akışını kesti. Bunun üzerine hükümet, güvenlik endişelerini gerekçe göstererek akaryakıt istasyonlarının kapatılmasını emretti.
Bu kararın ardından fiyatlar hızla arttı. Darüsselam’da bir litre benzin seçim öncesinde 2.752 Şedan (yaklaşık 1,12 dolar) iken, protestolardan sonra 10 bin Şedan’a (yaklaşık 4 dolar) kadar yükseldi. Aynı dönemde ülkenin iç kesimlerindeki tarım bölgelerinden şehir pazarlarına yapılan gıda sevkiyatları da durdu. Bu da rafların boşalmasına ve eldeki sınırlı ürünlerin fiyatlarının fırlamasına neden oldu.
KAMU HİZMETLERİ DURDURULDU
Kamu hizmetleri altı gün boyunca tamamen askıya alındı. Cumhurbaşkanı Samia Suluhu Hassan, pazartesi günü düzenlenen yemin töreninde kamu hizmetlerinin yeniden başlatılması talimatını verdi. Fakat bu kararın ardından bile sokağa çıkma yasağı kaldırılmadı. Hareket kısıtlamaları ve güvenlik önlemleri, halkın günlük yaşamını zorlaştırmaya devam etti.

Şehir merkezlerinde güvenlik güçleri kontrol noktaları kurdu. Pazar yerleri, ibadethaneler ve toplu kullanım alanlarına girişler denetim altında tutuluyor. Güvenlik birimleri, protestoların arkasında “yabancı unsurlar” olduğunu öne sürerek şehir genelinde kimlik kontrollerini sıklaştırdı.
TEDARİK ZİNCİRİ FELÇ OLDU
Darüsselam’ı ülkenin diğer bölgelerine bağlayan ana yollar neredeyse tamamen boşaldı. Salı günü bu güzergâhlarda sadece birkaç temel ihtiyaç kamyonunun hareket ettiği görüldü. Yakıt sıkıntısı ve güvenlik endişeleri nedeniyle uzun mesafe yolcu otobüsleri seferden kaldırıldı. Bu durum, iç kesimlerdeki kentlerin gıda ve yakıt tedarikini daha da zorlaştırdı.

Tedarik zincirlerindeki aksama yalnızca şehirleri değil, kırsal bölgelerdeki üreticileri de etkiledi. Ürünlerin pazarlara ulaşamaması, hem üretici gelirlerinde kayba hem de şehirlerde fiyat artışlarının kalıcı hale gelmesine yol açabilir.
HALK ÜZERİNDE BASKI KURULMAYA ÇALIŞILIYOR
Büyük şehirlerde yaşayan vatandaşlar, günlük hayatlarında sıkı denetimlerle karşılaşıyor. İnsanlar bir yerden bir yere gitmek için kimlik göstermek zorunda kalıyor. Pazarlarda fiyatların üç katına çıkması, özellikle dar gelirli aileleri ciddi şekilde zorluyor. Birçok şehirde güvenlik güçlerinin varlığı, halka göre “güvenlikten çok baskı” anlamına geliyor. Vatandaşlar, hem temel ihtiyaçlara erişimde hem de şehir içi hareket özgürlüğünde ciddi kısıtlamalar yaşadıklarını söylüyor.
Cumhurbaşkanı Hassan’ın kamu hizmetlerini yeniden başlatma emri ekonomik toparlanma için umut verse de, tedarik hatlarının ve ulaşım ağlarının normale dönmesi zaman alacak gibi görünüyor. Yakıt kıtlığı, artan fiyatlar ve devam eden güvenlik kısıtlamaları, kısa vadede ülke ekonomisinin üzerindeki baskıyı artıracak.
Uzmanlara göre Tanzanya, mevcut durumda sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir kırılma riskiyle de karşı karşıya. Halkın yaşam maliyetlerini hafifletecek önlemler alınmadığı sürece, protestoların yeniden alevlenmesi ihtimali de göz ardı edilmiyor.
Kaynak: The East African

