Somali’nin Puntland eyaletindeki Bosaso Havalimanı’nda, piste inen büyük uçakların gürültüsü liman şehrin dört bir yanında yankılanıyor. İnişten birkaç dakika sonra uçağın tipi belirleniyor: beyaz renkli bir IL-76 ağır yük nakliye uçağı. Hemen yanında, neredeyse aynı modelde bir başka uçak park halinde. İki yıl önce bu tür uçakların sesi yerel halk için alışılmadık bir durumdu, çünkü o zamanlar Bosaso’ya inmeye yeni başlamışlardı. Artık öyle değil. Kısa süre sonra uçağın içinden tanımlanmamış ağır lojistik malzemeler indiriliyor.
Bosaso Havalimanı’nda görevli Puntland Deniz Polisi Gücü’nün (PMPF) üst düzey bir komutanı Abdullahi (güvenlik gerekçesiyle ismi değiştirildi) Middle East Eye:
“Bu uçuşlar sık sık gerçekleşiyor ve lojistik malzemeler, komşu ülkeler üzerinden Sudan’daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK) gidecek başka bir uçağa derhal aktarılıyor.” açıklamalarında bulundu.
Uçuş takip verileri, uydu görüntüleri, çok sayıda yerel kaynak ve ABD ile bölgesel diplomatlara göre, bu uçakların ve kargoların menşei son derece açık, Birleşik Arap Emirlikleri.
Abdullahi’nin belirttiği gibi, bu uçuşların nihai varış noktası Sudan’daki HDK’ydı. Nitekim bu hafta HDK, Kuzey Darfur’un başkenti El-Faşir’i, 500 günden uzun süren bir kuşatmanın ardından ele geçirdi. Paramiliter güçlerin savaşçıları, zaferlerinin ardından büyük vahşetler işledi, kaçan sivilleri katlederken ve hastanelerde toplu infazlar yaparken kendilerini videoya çektiler.
Aylar süren gözlemler sonucunda, MEE’nin takip ettiği kargo uçaklarında düzenli bir model oluştu. Bu uçaklar genellikle havaalanında uzun süre kalmıyor ve yoğunluğun az olduğu saatlerde iniş yapıyordu. Kamuya açık uçuş verileri, BAE’nin Bosaso Havalimanı’nı giderek daha fazla kullandığını, hatta bazı uçuş saatlerinin özel olarak değiştirildiğini gösteriyor. Abdullahi:
“Yükleme ve boşaltma sırasında uçaklar sıkı biçimde korunuyor, çünkü taşınan malzemeler hassas ve kamuya açıklanmayan türden.” dedi. Aynı şekilde, Bosaso Limanı’na da malzeme sevkiyatı yapılıyor.
BOSASO ÜSSÜ
Birleşik Arap Emirlikleri yıllardır, Puntland’da korsanlıkla mücadele amacıyla kurulan PMPF’yi finanse ediyor. Ancak askerler, nakliye uçaklarıyla gelen malzemelerin kendi kamplarına getirilmediğini, bu sevkiyatların kapsamlarının ve içeriklerinin ihtiyaçlarının çok ötesinde olduğunu söylüyor. MEE’nin daha önceki raporlarına göre, uçuş takip verileri BAE’nin Bosaso’ya silah sevkiyatını ciddi biçimde artırdığını ortaya koydu. ABD istihbarat kaynakları, bunlara Çin yapımı dronların da dahil olduğunu bildirdi.
Bosaso Limanı’ndaki kıdemli bir yönetici, ilk kez MEE’ye yaptığı açıklamada, son iki yılda Birleşik Arap Emirlikleri’nin Bosaso üzerinden “tehlikeli” olarak işaretlenmiş 500 binden fazla konteyner sevk ettiğini söyledi.
Standart kargoların aksine, bu Emirlik sevkiyatlarının menşe veya varış belgesi bulunmuyor. Liman yöneticisine göre, tüm lojistik faaliyetler büyük bir gizlilik içinde yürütülüyor; konteynerler limana gelir gelmez hızla havaalanına taşınıyor ve hazır bekleyen uçaklara yükleniyor.

Bosaso’daki kaynaklar, bu sevkiyatların güvenliğinin olağanüstü sıkı olduğunu belirtiyor. Bir gemi yanaştığında, PMPF güçleri limanı kordon altına alıyor ve görüntü alınmasını yasaklıyor. Yalnızca görevli personelin bölgeye girmesine izin veriliyor ve onlara yükleme-boşaltma sırasında hiçbir şekilde kayıt yapılmaması sıkı biçimde tembihleniyor. Kaynaklar, operasyonun bu derece gizli yürütülmesinin malzemelerin yerel kullanım için olmadığını açıkça gösterdiğini belirtiyor.
“Eğer öyle olsaydı, konteynerlerin boşlarını görürdük veya nereye taşındıklarını bilirdik.” dedi kıdemli yönetici. “Bunlar sadece transit geçişti” diye ekledi; yani Bosaso, gizli bir ara durak olarak kullanılıyordu.
MEE, hem BAE hükümetine hem de Puntland bölgesel yönetimine bu iddialarla ilgili yorum için başvurdu fakat her iki taraf da yanıt vermedi. BAE daha önce HDK’ya sponsor olduğu iddialarını reddetmişti.
KOLOMBİYALI ASKERLER
Aden Körfezi’nin güney kıyısında yer alan Bosaso Havalimanı, aralarında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) komutanlarının ve Güney Afrikalı oldukları düşünülen güvenlik personelinin bulunduğu, ağır şekilde korunan birkaç askerî tesise ev sahipliği yapıyor. Havalimanının kuzeyinde, Sudan’daki savaşta yer alan Kolombiyalı paralı askerlerin kaldığı ayrı bir kamp bulunuyor. Middle East Eye tarafından özel olarak elde edilen fotoğraflar, sırt çantaları taşıyan çok sayıda Kolombiyalının Bosaso Havalimanı’na bir uçaktan inerek doğrudan kampa yöneldiğini gösteriyor.
Fotoğraflar kendisine gösterildiğinde Abdullahi hemen tanıdıklarını belirterek:
“Evet, bunlar burada çok sayıda faaliyet gösteren Kolombiyalı paralı askerler.” dedi.
Kolombiyalı personel Bosaso’ya uluslararası ticari uçuşlarla geliyor, neredeyse her gün havaalanından geçerek Sudan’a gidiyor ve orada HDK saflarında savaşıyor. Havalimanında görev yapan Puntland Deniz Polisi Gücü (PMPF) askerleri, genellikle Kolombiyalıların kampına erişemiyor. Abdullahi:
“Paralı askerler, Sudan’da yaralanan askerleri tedavi etmek için kendi yerleşkeleri içinde yeni bir hastane inşa ettiler.” dedi.
“Bir seferinde yaralı askerleri taşıyan bir uçağın Bosaso Havalimanı’na indiğini ve uçağın kapısının kanla kaplı olduğunu hatırlıyorum.” diye ekledi.
Deniz polisinde görevli subay, kampın ayrıca Sudan’da yaralanan HDK savaşçıları için tıbbi bir geçiş noktası olarak kullanıldığını, bu kişilerin daha sonra başka yerlere nakledildiğini söyledi. Havalimanının hemen yanında, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Bosaso Havalimanı’nı olası saldırılardan korumak için Fransız yapımı olduğuna inanılan bir askerî radar sistemi kurduğu bildirildi.

Middle East Eye’ın yakın zamanda bildirdiğine göre Bosaso, BAE’nin Aden Körfezi ve Kızıldeniz boyunca inşa ettiği ve genişlettiği bir dizi üs ağına bağlı. Bu üsler, Mayun, Abd al-Kuri ve Samhah adalarında; Somaliland’daki Berbera limanında ve Yemen’in Moha limanında bulunuyor. Hepsi de görünüşte BAE’nin değil, onun müttefiklerinin veya desteklediği yerel aktörlerin kontrolünde. Uydu görüntüleri Bosaso’daki askerî tesislerin gelişimini gösteriyor. Bosaso’da görev yapan askerler, Kolombiyalı paralı askerlerin varlığının ve faaliyetlerinin giderek daha endişe verici hale geldiğini, birçok PMPF askerinin kendini güvende hissetmediğini söylüyor. Abdullahi:
“Sudan hükümetinin Bosaso Havalimanı’ndaki faaliyetleri hedef alma riski yüksek.” dedi.
Sudan’daki savaş Nisan 2023’te başlamadan önce, ülke binlerce Somalili öğrenciye burs sağlamıştı. Bu programdan yararlananlar arasında Somali’nin mevcut savunma bakanı Ahmed Moallim Fiqi de bulunuyor. Puntland Deniz Polisi Gücü’nden bazı askerler, Sudan’daki savaşta yer alan yabancı personelle işbirliği yapmaktan rahatsız olduklarını, bu işbirliğinin dolaylı olarak bir soykırımı desteklemek anlamına gelebileceğinden korktuklarını söylüyor.
Yılın başlarında ABD hükümeti, “HDK üyeleri ve müttefik milislerin Sudan’da soykırım işlediğini” belirledi. Bu sonuca birçok insan hakları örgütü de katılıyor. Bir asker:
“Uzun süredir Somalililere destek veren bir ülkeye karşı savaşan paralı askerlere yardım etmenin ahlaken kabul edilemez olduğuna inanıyorum. Ailemden bazı kişiler de Sudan’da eğitim aldı.” dedi.
SOMALİ VE BAE İLİŞKİLERİ
BAE yıllardır, Mogadişu hükümetine mali yardım sağlıyor ve El Şebab gibi silahlı gruplarla mücadele etmek üzere Somali askerlerini eğitiyor. Ancak son yıllarda bu ilişki önemli ölçüde kötüleşti. BAE, Somali’den ayrılmak isteyen Puntland ve Somaliland gibi bölgesel yönetimlere destek verdi. Analist Abdirashid Muse:
“Mogadişu, BAE’nin genişleyen nüfuzuna karşı koyacak durumda olmadığı için itiraz edemiyor.” dedi.
Mogadişu, Somali hava sahasının kontrolünü elinde bulundursa da Bosaso’nun limanı ve havalimanı üzerinde yetkisi yok. Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile BAE lideri Muhammed bin Zayed arasındaki gerginliğe rağmen Somali hükümeti, Abu Dabi’nin Puntland’daki askerî faaliyetleri konusunda doğrudan bir karşı çıkışta bulunmadı.
Muse, Abdullahi ile aynı fikirde olduğunu belirterek, BAE’nin Bosaso’daki faaliyetlerinin Somali’yi bölgedeki büyük güç rekabetlerinin içine çekme riski taşıdığını söyledi. Puntland Eyalet Başkanı Said Abdullahi Deni, genellikle BAE’nin yakın bir müttefiki olarak görülüyor, bunun nedeni Abu Dabi’nin hem yönetimini hem de siyasi hedeflerini güçlendirebilecek mali destek sağlaması.
ABD Başkanı Donald Trump, kısa süre önce BAE Başbakan Yardımcısı Şeyh Mansur bin Zayed el-Nahyan ile görüşmesinde kameralar önünde gülerek ona “sınırsız paraya sahip” diye hitap etti. Afrika Boynuzu’ndaki çatışmalar konusunda uzman akademisyen Martin Plaut, BAE’nin Sudan’daki savaşa dahil olmasının başlıca nedeninin altın elde etme ve bölgesel nüfuzunu artırma arzusu olduğunu söyledi. Plaut, Puntland’ın stratejik konumu ve görece bağımsız yapısının, BAE için ideal bir operasyon üssü haline geldiğini belirtti.
“Puntland, dünyadaki en az denetlenen bölgelerden biri. BAE için buradan faaliyet yürütmek oldukça elverişli; kimse onlara soru sormuyor.”
Temmuz ayında Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan, BM Güvenlik Konseyi’ne yaptığı açıklamada, Sudan’da hem savaş suçu hem de insanlığa karşı suç işlendiğine dair makul gerekçeler bulunduğunu bildirdi. Plaut, “Puntland yetkilileri bu duruma ortak olmuş olabilir ve yargılanmaları gerekebilir.” dedi.
Kaynak: Middle East Eye

