Sahel Devletleri İttifakı (AES) — Mali, Burkina Faso ve Nijer — egemenlik ve yargı bağımsızlığını güçlendirme hedefiyle Uluslararası Ceza Mahkemesi’nden (UCM) çekilmeye hazırlanıyor.
Karar, 16 Eylül’de Nijer’in başkenti Niamey’de yapılan olağanüstü zirvenin ardından alındı. Üç ülkenin adalet bakanları, resmi görüşmeleri başlatarak UCM’nin Afrika ülkelerini haksız biçimde hedef aldığını, diğer bölgelerdeki vakaları ise görmezden geldiğini savundu.
SAHEL İNSAN HAKLARI CEZA MAHKEMESİ PLANI
Nijer’in geçici Başbakanı Mohamed Toumba, UCM’nin “dış çıkarların hizmetinde bir baskı aracı” haline geldiğini söyledi. Bunun yerine AES, Sahel İnsan Hakları Ceza Mahkemesi (CPS-DH) kurma planlarını hazırlıyor.
Yeni mahkeme; savaş suçları, insanlığa karşı suçlar, terörizm ve sınır aşan organize suçları yargılayacak. Proje kapsamında ayrıca, üye ülkelerde hüküm giymiş suçlular için yüksek güvenlikli bölgesel bir cezaevi inşa edilmesi de planlanıyor.

Liderler, bu adımın adalet ve güvenlik meselelerinin dış kurumlara bağımlı kalmadan, bölge içinde çözülmesi yönünde kararlılıklarını gösterdiğini vurguluyor.
BÖLGESEL ADALET İÇİN DÖNÜM NOKTASI
Uzmanlar, bu girişimi AES’in uluslararası çerçevelerden uzaklaşmasının yeni bir aşaması olarak değerlendiriyor. İttifak, bu yılın başında Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu’ndan (ECOWAS) çekilmişti.
Plan hayata geçirilirse, isyanlar, istikrarsızlık ve değişen ittifaklarla boğuşan Sahel’de adalet ve hesap verebilirliği yeniden şekillendirebilir. Eleştirmenler bunun küresel hesap verebilirliği zayıflatabileceğinden endişe ederken, destekçiler bu adımı bölgesel özerkliğin cesur bir ifadesi olarak görüyor.

