Afrika’daki girişimciler, yapay zekâ (YZ) sayesinde yeni ürünler geliştirmeyi her zamankinden daha kolay buluyor. Ancak uzmanlar asıl meselenin çözüm üretmek değil, insanların bu ürünleri gerçekten kullanmasını sağlamak olduğunu belirtiyor. Bu konu, Morocco World News’in düzenlediği ve İngiltere merkezli ürün pazarlama yöneticisi Olajumoke Adigun’un moderatörlüğünü yaptığı bir çevrimiçi seminerde ele alındı. Seminere fintech ve çevresel çözümler alanında deneyimli ürün yöneticisi Kelvin ve yazılım geliştirici geçmişine sahip bir yapay zekâ ürün yöneticisi olan Mariam Eskander eşlik etti. Eskander, yapay zekâ ile ürünlerin ne kadar hızlı geliştirilebildiğine dikkat çekti:
“Ürün geliştirme bugün her zamankinden daha hızlı… Kodlama araçları, YZ asistanları ve kodlama yardımcıları sayesinde bir MVP’yi günler değil saatler içinde hayata geçirmek mümkün” dedi.
Fakat bu hızın, çoğu zaman yerel ihtiyaçları karşılamayan ürünlerle piyasayı doldurduğunun altını çizdi. Kelvin de aynı noktaya değinerek, girişimlerin Avrupa veya ABD’den modelleri kopyalayamayacağını söyledi:
“İngiltere’de ya da ABD’de işleyen bir ürün Afrika’da aynı şekilde işlemez. İnsanlar farklıdır, yerelleştirme olmadan o ürün başarısızlığa mahkûmdur” dedi. Her iki uzman da YZ’nin müşteri davranışlarını anlamada kritik rol oynadığını belirtti
Tartışmada Afrika girişimlerinin karşı karşıya olduğu üç temel benimseme zorluğu öne çıktı: ürün-pazar uyumu, müşteri güveni ve yerelleştirme. Eskander, girişimlerin yalnızca ürün çıkarmakla kalmayıp tüm benimseme sürecine odaklanması gerektiğini vurguladı:
“Müşterinin diliyle mi konuşuyoruz? Kullanıcıya, ürünümüzden beklediğini gösteriyor muyuz? Onun acısına mı değiniyoruz, yoksa sadece en iyi ürüne sahip olduğumuzu mu anlatıyoruz?” diye sordu.

Konuşmacılar, girişimcilerin; Tidio , ChatGPT ve Phantom gibi araçların, eskiden milyonlarca dolar danışmanlık ücretiyle elde edilen öngörüleri artık kolayca elde edinebilmesine olanak sağladığını belirtti. Ama güven hâlâ en belirleyici unsur. Mariam:
“Müşterilere verdiğiniz mesaj çok önemli. ‘Bana paranı ver, sonra neye ihtiyacın olduğunu bakarım’ mı diyorsunuz, yoksa ‘Senin sorununla gerçekten ilgileniyorum’ mu diyorsunuz?” ifadelerini kullandı.
Adigun ise kısıtlı kaynaklara sahip girişimlerin iş birliği ve ortaklıklara yönelmesi gerektiğini söyledi. Kurucuları, tamamlayıcı işletmelerle çalışmaya, kaynakları birleştirmeye ve hatta süreci açık şekilde paylaşmaya teşvik etti:
“Klasik anlamda ‘her şeyi açıkça inşa etmek’ anlayışına çok inanmıyorum ama kendinizi ortaya koymak, bir kitle oluşturmak gerçekten işe yarıyor” dedi.
Uzmanlar, Afrika’daki girişimlerin geleceğinin yalnızca yapay zekâ araçlarına değil, aynı zamanda derin yerel bilgiye ve güven inşa etme becerisine de bağlı olduğu konusunda hemfikir.
Kaynak: Morocco World News

