Somali’nin hâlâ kendi toprağı olarak gördüğü Somaliland’ın seçilmiş yeni Lideri Abdurahman Irro, Trump Amerikası’nın dünya güç dengelerinde yarattığı sarsıntıyı “fırsata çevirme”nin peşine düşmüş görünüyor. Somaliland’ın ABD tarafından tanınma ihtimalinin, çıkarlarını en vuracağı ülkelerin başında Türkiye geliyor. Afrika kıtasına yönelik açılımında en büyük yatırımı Somali’ye yapan Türkiye Somaliland’ı tanımıyor.
ABD’nin politikasının Ortadoğu ve Ukrayna ayağı malum; Çin’in en büyük müttefiki Rusya’nın Ukrayna savaşıyla büyük ölçüde yıpratılması sağlandı. O kadar ki, Moskova yıllarca arka bahçesi olarak gördüğü Kafkasya’da yaşanan gelişmelerde bile “seyirci” konumunda kaldı.
İran ve Orta Doğu’da on yıllarca uğraşıp kurduğu “Şii kuşağı”, İsrail eliyle dağıtılmakta; Hamas’ın hüküm sürdüğü Gazze Şeridi artık bir yıkıntıdan ibaret; Lübnan’da Hizbullah’ın etkisizleştirilme çabaları ABD’nin büyük desteğiyle devam ediyor; Suriye’de Esad rejimi devrildi. “Vekil güçleri” bitiren İsrail, ABD ile birlikte, artık doğrudan İran’ın kendisini hedef almaya başladı.
Ermenistan-Azerbaycan barışı eliyle ABD (ve gölgesinde elbette) İsrail ticari işletme adı altında Zengezur koridoruna, Rusya ve İran’ın arka bahçesine yerleşiyor.
Çin’in “müttefikleri” etkisizleştirildikçe, ABD’nin yüzünü doğrudan en büyük ekonomik ve askeri rakibi Pekin’e dönme süreci daha da hareketlenecek gibi görünüyor.
İlk adımlar atılmaya başladı bile; Türk Devletleri Teşkilatı eliyle Orta Asya’da hem Çin’in hem Rusya’nın siyasi etkisi kırılmaya çalışılıyor. Avrupa Birliği yıllarca uzak durduğu Orta Asya’ya, Türk Cumhuriyetleri için oluşturduğu yeni iş birliği platformuyla girmeye çalışıyor.
ABD’NİN AFRİKA’YA GİRİŞ HAZIRLIĞI
Sırada Çin’in on yıllardır yatırım yaptığı Afrika var. ABD, Afrika’ya da kıtanın batısındaki stratejik konumlu bir toprak parçası aracılığıyla girmeye hazırlanıyor; Somaliland.
Somaliland, 34 yıl önce Somali’den bağımsızlığını ilan etti. Ancak şu ana kadar hiçbir ülke Somaliland’ın bağımsızlığını tanımadı. Bağımsızlığın tanınmaması, Somaliland’ın uluslararası temaslar kurup, ittifaklar geliştirmesine engel olmadı. Mesela komşu Etiyopya ile Somaliland arasında bir “deniz alanları kullanma anlaşması” bile imzalandı. Anlaşma ile denize sınırı olmayan Etiyopya, Somaliland’ın kıyılarını kullanma hakkını edinmişti. Buna, Somaliland’ın bağımsızlığını ilan ettiği Somali büyük tepki verdi. Somali ve Etiyopya liderleri Türkiye’nin kolaylaştırıcılığında geçen yıl sonunda bir araya getirilmiş olsalar da, sorun tamamen çözülemedi.

Şimdi, Somali’nin hala kendi toprağı olarak gördüğü Somaliland’ın seçilmiş yeni Lideri Abdurahman Irro, Trump Amerikası’nın dünya güç dengelerinde yarattığı sarsıntıyı “fırsata çevirmek” peşine düşmüş görünüyor. Somaliland Dışişleri Bakanlığı, İrro başkanlığındaki bir heyetin resmi görüşmelerde bulunmak üzere Washington’a gideceğini duyurdu. Henüz ABD tarafından resmen doğrulanmasa da, Somaliland tarafı İrro’nun bizzat Trump’la görüşeceği bilgisini de yaymaya başladı.
TRUMP “TEK TAŞLA, ÇOK KUŞ VURACAK”
Somaliland Lideri, Washington ziyareti için tam da ABD Başkanı Trump’ın “önceliklerine” göre bir plan hazırlamış görünüyor;
■ Trump, ülkelerin zengin mineral kaynaklarının ABD tarafından elde edilip, işletilmesini önceleyen bir dış politika izliyor. Ukrayna Lideri Zelenski’nin ülkesindeki zengin mineral kaynaklarını işletme hakkını ABD’ye vermesi konusunda bizzat Trump tarafından “ikna edilmesi” ve adeta zorla anlaşma imzalatılması malum. Trump, yine zengin mineraller için Grönland’a da gözünü diktiğini de hiç saklamıyor.
Bazı kaynaklara göre Somaliland toprakları yaklaşık 200 milyar dolarlık lityum rezervlerine ev sahipliği yapıyor. Ayrıca tahmini 30 milyar varillik petrol yatakları olduğu da tahmin ediliyor. Somaliland Lideri İrro, ABD’nin ülkesini resmen tanıması karşılığında bu rezervlerin işletmesinin Amerikalılara verilmesini müzakere etmeye gidiyor Washington’a.
Somaliland deniz ticaret yolları açısından da Afrika kıtasının en kritik noktasında bulunuyor; Kızıldeniz’in Hint Okyanusu’na açıldığı Bab-ül Mendep boğazının Batı yakasında yer alan Somaliland’ın liderinin ABD’ye götürdüğü “çantada”, Amerikalılar’a hem ticari liman işletme hakkı, hatta askeri üs vaadi yer alıyor. Dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 12’si Bab el Mendep Boğazı üzerinden gerçekleşiyor. Boğazdan tankerlerle günde yaklaşık 4.8 milyon dolar değerinde işlenmiş ve işlenmemiş petrol geçişi yapılıyor. Bab-el Mendep boğazından yılda toplamda yaklaşık 1 trilyon dolarlık ticaret geçişi sağlandığı düşünüldüğünde, Trump için “kaçırılmayacak fırsat” gibi duruyor.
■ Somaliland’ın kuzey komşusu Cibuti. Cibuti’nin özelliği ise, Çin’in denizaşırı topraklardaki tek askeri üssüne ev sahipliği yapıyor olması. Somaliland’da kurulacak olası bir Amerikan üssü, Çin’in Afrika’nın doğusundaki askeri hareketliliğini de kontrol edebilecek önemde.
Ayrıca Çin ile Somali hükümeti arasında da son dönemde ilişkiler “stratejik ortaklık” seviyesine çıkmış durumda. 2024 yılında Pekin ile Mogadişu arasında imzalanan anlaşma ile Çin ticari olarak Somali’ye girmenin altyapısını tamamladı. ABD’nin Somaliland’ı tanıması, üstelik burada bir askeri üs kurması, Çin ile yakınlaşmayı sürdüren Somali’ye de “gözdağı” niteliğinde de anlaşılabilir.
Somaliland’a kurulacak Amerikan askeri üssünün aynı zamanda, Bab El Mendep boğazının karşı tarafındaki Yemen’i, İsrail ve ABD’yi son dönemde çok uğraştıran Hutileri kontrol edebilme ihtimali de var; Hutiler son dönemde arttırdıkları dron saldırılarıyla Aden Körfezi’ni fiilen ticaret gemilerine kapatmışlardı. İsrail ve ABD’nin bölgedeki askeri varlıkları üzerinden Hutiler’e yönelik saldırılar ise, Aden Körfezi’nin güvenliğini tam olarak sağlamaya yetmedi.
■ Servetini lüks emlakçılık üzerinden elde eden ABD Başkanı Trump’ın, İsrail’in mezalimi altındaki Gazze Şeridi’ne bakıp “lüks tatil köyü” gördüğü de bizzat kendisi tarafından açıklanmıştı. İsrail’in Trump destekli Gazze’yi Filistinsizleştirme planları için de Somaliland’ın “alternatif olabileceği” yazılıp çiziliyor uluslararası basın tarafından; ABD’nin resmen devlet olarak tanımasına karşılık, Somaliland’ın Gazze’den çıkarılacak Filistinliler’e kapılarını açabileceği ifade ediliyor. Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti içinde de Somaliland’ın ABD tarafından resmen tanınması yönünde ağırlıklı bir görüş var; Cumhuriyetçi Parti’nin hazırladığı 2025 projeksiyonlarına ilişkin, 140 kritik parti üyesinin imzasını taşıyan belgede, Somaliland ABD açısından “stratejik öncelik” olarak tanımlanıyor. Belgede, Somaliland’ın Washington tarafından resmen tanınması gerektiği ifade ediliyor.
TÜRKİYE’NİN SOMALİ YATIRIMLARINA TEHDİT
Somaliland’ın ABD tarafından tanınma ihtimalinin, çıkarlarını en vuracağı ülkelerin başında ise Türkiye geliyor. Afrika kıtasına yönelik açılımında en büyük yatırımı Somali’ye yapan Türkiye Somaliland’ı tanımıyor.

Somali’de denizaşırı bir askeri üssü bulunan Türkiye, son olarak da Somali ile deniz alanlarında petrol/doğalgaz arama anlaşması imzalamış, petrol arama gemisini Somali açıklarına göndermişti. Ancak sorun şu ki, Somali’nin Türkiye’ye verdiği kıyı arama yetkisi, Somali’nin bağımsızlığını tanımayacağını açıkladığı Somaliland’ın kıyılarını da kapsıyor. ABD’nin Somaliland’ı tanıması halinde, o kıyılarda Ankara ve Washington’un çıkarlarının karşı karşıya gelmesi muhtemel.
Kaynak: Ekonomi