Tarih, sesini ve belki de hayatta kalmanın içsel bir parçasını kaybetmiş bir topluluğa ağıt niteliğindeki ölü dillerle doludur. Afrika’nın Sahel bölgesine dağılmış Songhay-Zarma-Dendi halkı, dünya çapında kültürel erozyonun yol açtığı kargaşaya rağmen dillerine sahip çıkmanın ne anlama geldiğini biliyor. Dilsel yok oluşu beklemek yerine, her yıl ağustos ayında farklı bir üye ülkede toplanarak ortak dillerinde konuşuyor, kutlama yapıyor ve yeni bir strateji geliştiriyorlar.
Nijer’in başkenti Niamey, Ağustos ayında 2025 buluşmasına ev sahipliği yaptı ve iki günden fazla süren etkileşimlerde dil, hem kültürel bir kutlama hem de bölgenin en acil sorunlarının ele alınmasında pratik bir araç olarak kullanıldı.

Organizasyon komitesine başkanlık eden Nijeryalı tarihçi ve siyasetçi Prof. Mamoudou Djibo, bu toplantıların kültürel korumanın ötesinde hayati önem taşıdığını düşünüyor. TRT Afrika’ya konuşan yazar:
“Bu uluslararası kültür buluşması, her şeyden önce Songhay-Zarma-Dendi bölgesindeki tüm dil topluluklarını bir araya getirmeyi amaçlıyor. Tüm toplulukları davet ediyoruz çünkü bu, bilmediğimiz bağlantıları ve ilişkileri anlamak için çok önemli.” sözlerine yer verdi.
“Keşif ve ortak yaşam, uyumun katalizörü olabilir. ‘Amana’ dediğimiz şeyin, yani insanlar arasında paylaşılan bir sorumluluk ve yükümlülüğün yaratılmasına yardımcı olabilir. ‘Amana’ kavramına bağlı kalmak, insanların birbirlerine saygı duymaları ve iş birliği yapmaları gerektiği anlamına gelir; bu da ulusal birliğe katkıda bulunur.” ifadeleriyle etkinliğin amacına vurgu yaptı.
DİLİ KURTARMA ÇABASI
Songhay-Zarma-Dendi topluluğunun dilsel kökleri Nijer, Burkina Faso, Mali, Benin, Gana, Fildişi Sahili, Sudan, Nijerya ve güney Cezayir’in Tab bölgesine yayılmıştır. Bu farklı bölgelerdeki insanlar için yıllık buluşma, dillerini aktif kullanım yoluyla canlı tutmanın yanı sıra ortak sosyo-politik ve çevresel sorunları ele almak için bir platform sağlama gibi iki amaca hizmet ediyor.

Etkinlik dil odaklı olmasının yanı sıra Songhay-Zarma-Dendi halkının karşı karşıya olduğu sosyo-politik ve kültürel zorluklar hakkında sağlıklı bir söylemi de teşvik ediyor. Çeşitli alanlardan gelen önemli liderler, Sahel’deki terörizmden çevre koruma ve ekolojik davranışa kadar çeşitli konuları ele alan atölyeleri tamamen kendi ana dillerinde düzenliyor. Prof. Djibo:
“Terörizmin günlük saldırılarını deneyimleyen topluluklar, yetkililere çözüm arayışlarında yardımcı olmak için en iyi konumdadır. Aydınlar da çözüm arayışına katılmalıdır.” şeklinde açıklıyor. Djibo:
“Düzenlediğimiz forumlardan birinde, Sahel Ülkeleri İttifakı (AES) ülkelerinin devlet başkanlarının temsilcilerini bir araya getirerek, siyasi otoritelere gerçek zamanlı doğru bilgi sağlanması ve merkezi hükümetin olası saldırılara karşı önlem alabilmesi için oldukça akışkan bir mekanizma oluşturduk.”
Nesiller arası katılımcılar forumlarını kamu otoritelerine yönelik sosyal ve ekonomik kalkınmaya ilişkin somut önerilerle sonlandırıyorlar.
GELENEKSEL BULUŞMALARIN BAŞLANGICI
Songhay-Zarma-Dendi cemaatinin kökenleri, bu bin yılın başlarında Sonrhaï Uluslararası Sanat ve Kültür Festivali’nin (FIASC) Gao’da düzenlendiği Mali’ye dayanmaktadır. Kuzey Mali çalkantılarla boğuşurken, Bamako’da ve ardından komşu Burkina Faso’daki Ouagadougou’da kültürel alışverişler yaşandı.
Etkinliğe ilk olarak 2020 yılında Niamey ev sahipliği yapacaktı ancak pandemi ve Nijer’deki genel seçimler nedeniyle başkent bu yıla kadar beklemek zorunda kaldı. Etkinlik, ortak etnik, dilsel ve kültürel aidiyet duygusunu güçlendiriyor. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde ana dili Gikuyu’yu tanıtmak için İngilizce yazmayı bırakan ünlü Kenyalı yazar Ngugi wa Thiong’o’ya göre dil, ”ölüme terk edilmeyecek” bir kültürün ruhudur. Songhay-Zarma-Dendi halkı yaşayabilmek için dillerini yaşatmayı seçiyor.
Kaynak: TRT Afrika