Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Çarşamba günü yayımladığı raporda, Madagaskar hükümetinin 2017’den bu yana iklim değişikliği kaynaklı zorunlu göçlerden etkilenen yerli Antandroy halkını korumakta yetersiz kaldığını belirterek, bu durumun temel insan haklarının ihlali anlamına geldiğini açıkladı.
“Bu Acı Burada Bile Peşimi Bırakmıyor” başlıklı raporda, kuraklıkların yol açtığı kıtlıklar nedeniyle Antandroy halkının topraklarını terk etmek zorunda kaldığı belirtildi. Araştırmalara göre, ülkenin güneyindeki Androy bölgesinde halkın yaklaşık %63,4’ü, özellikle kadınlar, çocuklar ve yaşlılar, gıda güvencesinden yoksun kaldı. Örgüt, hükümetin kuraklık gibi iklim krizlerine karşı ayrılan bütçeyi kamuoyuna açıklamadığını da kaydetti.
ANTANDROY İNSANLARI GÖÇE ZORLANIYOR
Amnesty, 2018–2024 yılları arasında yaklaşık 90.000 Antandroy insanının, güneydeki atalarına ait topraklardan ülkenin kuzeyindeki Boeny bölgesine 1.500 kilometrelik bir göç yolculuğuna zorlandığını belirtti. Göç ettikleri yerlerde, devlet tarafından hiçbir destek sağlanmadığı ifade edildi.
Nisan–Temmuz 2021 döneminde ise, Boeny’de ulusal park sınırındaki bölgelere yerleşen ve tarım yapan Antandroy halkının hükümet tarafından zorla tahliye edildiği bildirildi. Af Örgütü, bu uygulamaların “insana yakışır konut hakkının” ihlali anlamına geldiğini açıkladı.
Bölgesel yönetim tarafından inşa edilen yeniden yerleştirme alanlarının ise temel hizmetlerden yoksun, yetersiz ve sağlıksız koşullara sahip olduğu bildirildi.
“HÜKÜMET HAREKETE GEÇMİYOR”
Uluslararası Af Örgütü, yayımladığı basın açıklamasında, hükümetin 2021’deki zorla tahliyelere, 2023’teki yetersiz yeniden yerleşim planına ve Antandroy halkı üzerindeki Fransız sömürgeciliğinin kalıcı etkilerine karşı harekete geçmediğini vurguladı. Örgüt, kuraklık kaynaklı yerinden edilmeye karşı kapsamlı ulusal ve yerel stratejiler geliştirilmesi çağrısında bulundu.
Birleşmiş Milletler, iklim değişikliğinin “çoklu ve iç içe geçmiş krizleri tetiklediği” ve “insan haklarını tehdit ettiği” uyarısında bulunuyor. Uluslararası kurumlar, özellikle iklim krizinden orantısız biçimde etkilenen küçük devletler ve gelişmekte olan ülkelerdeki yerinden edilmelere karşı çözüm arayışında. Uluslararası Adalet Divanı (ICJ) ise 23 Temmuz 2025’te verdiği kararda, devletlerin çevreyi koruma ve Paris İklim Anlaşması’na uyma yükümlülüğüne sahip olduğunu ve bu yükümlülükleri ihlal edenlerin yasal sorumluluk taşıyabileceğini açıkladı.

