Afrika üzerine Türkiye’de çalışan akademisyenler, medya temsilcileri, diplomatlar ve özel sektör uzmanlarını aynı çatı altında buluşturan “Afrika 2063 Ağı”, bilgi paylaşımı ve iş birliği yoluyla nitelikli politika çıktıları üretmeyi amaçlıyor. TASAM Afrika Enstitüsü koordinasyonunda düzenlenen bu çok disiplinli girişim, kıtanın kalkınma hedeflerine paralel olarak Türkiye’nin Afrika stratejisine katkı sağlıyor.
STRATEJİK TEMALAR GÜNDEMDEYDİ
Toplantılarda; “Afrika 2063 Vizyonu, Temel Hedefler ve Türkiye”, “Afrika Çalışmalarında Stratejik Dönüşüm ve Çok Boyutlu Rekabet” ile “Stratejik Araştırma, Ağ ve Kapasite Geliştirme” başlıkları ele alındı. Türkiye-Afrika ilişkilerinde mevcut durumun analizi ve geleceğe yönelik stratejilerin çok yönlü biçimde tartışıldığı etkinlikte, kapsamlı bir rapor hazırlanarak ilgili paydaşlara sunuldu.
Afrika 2063 Ağı, Afrika Birliği’nin 2063 Vizyonu’nu referans alarak, Türkiye’nin ikili ve çok taraflı ilişkilerinde karar destek mekanizmalarına katkı sunmayı hedefliyor. Ağ yapısı sayesinde sürdürülebilir iş birlikleri, bilgi transferi ve yerel aktörlerle senkronize stratejiler geliştirilmeye çalışılıyor. Elde edilen bulgular, ilgili kurumlar ve kamuoyuyla paylaşılmak üzere raporlaştırıldı.
RAPOR SONUCU VE MEVCUT DURUM
Türkiye’nin Afrika ile ilişkilerinde dönüm noktası olan Afrika Açılımı Eylem Planı 1998 yılında yürürlüğe girdi. 2003’te hazırlanan “Afrika Ülkeleriyle Ekonomik İlişkilerin Geliştirilmesi Stratejisi” ile bu açılım somut bir zemine oturtuldu. 2005 yılının “Afrika Yılı” ilan edilmesiyle birlikte, Türkiye Afrika Birliği’nde gözlemci ülke statüsü kazandı. Bu süreç, 2008’de Türkiye’nin Afrika Birliği tarafından “stratejik ortak” ilan edilmesiyle uluslararası alanda tescillendi.
2008’de ilki düzenlenen Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi, kıtayla ilişkilerin kurumsallaşmasında önemli bir kilometre taşı oldu. Ardından 2014 yılında Ekvator Ginesi’nin başkenti Malabo’da ve 2021’de İstanbul’da gerçekleştirilen zirvelerle ilişkiler, siyasi diyaloğun ötesine geçerek çok boyutlu iş birliği alanlarına taşındı. 2015-2019 Ortak Uygulama Planı, kırsal kalkınmadan eğitime, sağlıktan güvenliğe kadar birçok alanda projelere yön verdi.
YENİ NESİL ORTAKLIK MODELİ
2021 İstanbul Zirvesi, ilişkilerin dijitalleşme, savunma sanayii, iklim değişikliğiyle mücadele ve toplumsal cinsiyet gibi küresel gündemlerle yeniden tanımlandığı bir dönüm noktası oldu. 2022-2026 Ortak Uygulama Planı, sürdürülebilir kalkınma, yerel kapasite inşası ve karşılıklı fayda ekseninde ilerleyen yeni dönem stratejilerini belirledi. Bu süreçte TİKA, Maarif Vakfı ve çeşitli sivil toplum kuruluşları Afrika’da sağlık merkezleri kurdu, öğrenci burslarını artırdı ve altyapı yatırımlarını destekledi. Türkiye’nin diplomatik temsiliyeti, 2025 itibarıyla 44 büyükelçiliğe ulaşarak kıtadaki en geniş ağlardan biri hâline geldi. Ticaret hacmi ise 36,7 milyar dolara ulaşarak dikkat çekici bir ivme yakaladı.
İNSANİ DİPLOMASİ VE EĞİTİMDE STRATEJİK EKSİKLER
Afrika’dan Türkiye’ye gelen burslu öğrencilerle ilgili bütüncül bir veri sistemi eksikliği, mezuniyet sonrası takiplerin zayıf kalmasına neden oluyor. Türkiye’nin bu insan kaynağından etkin yararlanabilmesi için dijital bir izleme ve raporlama sistemi kurulması öneriliyor. Türkiye’nin Afrika’daki ekonomik yatırımları, ağırlıklı olarak kısa vadeli ve inşaat-tüketim odaklı kalmakta. Tarım teknolojisi, yenilenebilir enerji ve dijital altyapı gibi yüksek katma değerli sektörlere yönelme ihtiyacı öne çıkıyor.
YENİ POLİTİKA ÖNERİLERİ: FON, TEŞVİK VE LOJİSTİK ÜS
Türkiye-Afrika Ortak Yatırım ve Kalkınma Fonu kurulmalı. Bu yapı yeşil enerji, kadın girişimciliği ve KOBİ’ler gibi öncelikli alanlara kaynak sağlamalı. Kenya, Nijerya, Senegal ve Sudan gibi ülkelerde özel ekonomik bölgeler ve ortak üretim merkezleri kurulmalı. Cibuti merkezli bir lojistik üs, tedarik zinciri ve bölgesel erişim açısından stratejik katkı sunabilir. Afrika’ya yatırım yapan Türk firmalarına özel teşvik sistemleri (vergi, sigorta, yatırım güvencesi) geliştirilmeli ve bu firmalar Türkiye’nin dış temsilcilikleriyle daha koordineli çalışmalı.

