Etiyopya, 2027 yılında düzenlenecek 32. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP 32) ev sahipliği yapacak. Bu karar, hem Addis Ababa’nın hem de Afrika kıtasının küresel iklim gündemindeki rolünü güçlendiren diplomatik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
COP 30 hazırlıkları kapsamında yapılan müzakerelerde açıklanan karar, dünyanın en önemli iklim zirvesinin on yılı aşkın bir aradan sonra yeniden Sahra Altı Afrika’ya dönmesini sağlayacak.
AFRİKA’NIN ETKİSİ ARTIYOR
Etiyopya’nın seçilmesi, yalnızca coğrafi bir dönüşüm değil, aynı zamanda Afrika’nın küresel sürdürülebilirlik gündeminde artan etkisinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Afrika Birliği’nin kurucu üyesi olan ve çok sayıda uluslararası kuruma ev sahipliği yapan Addis Ababa, diplomasi, kalkınma ve çevrenin kesiştiği sembolik bir merkez olarak öne çıkıyor.
Etiyopya uzun süredir iklim odaklı politikalarıyla tanınıyor. 2019’dan bu yana 30 milyardan fazla ağacın dikildiği Yeşil Miras Girişimi (Green Legacy Initiative), yenilenebilir hidroelektrik yatırımları ve çevreci sanayi bölgeleriyle ülke, ekonomik büyümeyi sürdürülebilirlik ilkeleriyle uyumlu hale getirmeye çalışıyor. COP 32’ye ev sahipliği yapmak, Etiyopya’nın düşük karbonlu kalkınma ve iklim uyumu konusundaki liderliğini pekiştiriyor.
AFRİKA MERKEZLİ BİR İKLİM SÖYLEMİ
2027 zirvesi, Afrika merkezli bir iklim söylemini güçlendirmeyi amaçlıyor. Zirvede adil enerji dönüşümü, uyum finansmanı ve eşitlikçi karbon piyasaları gibi temalar öne çıkacak. Son yıllarda Afrika ülkeleri, borç hafifletme, iklim adaleti ve uygun koşullu finansmana erişim gibi konularda giderek daha birleşik bir diplomatik tutum sergiliyor.
COP 32’nin, Nairobi Bildirgesi’nde yer alan büyüme ile dayanıklılığı dengeleme hedeflerine ve Afrika Karbon Piyasaları Girişimi ile Yeşil Hidrojen Stratejisine ivme kazandırması bekleniyor.
HEM ETİYOPYA HEM DE KITANIN TAMAMI İÇİN YENİ FIRSATLAR
Etiyopya açısından zirve önemli ekonomik ve diplomatik fırsatlar sunuyor. COP 32, altyapı modernizasyonunu, yeşil yatırımları ve uluslararası görünürlüğü teşvik edecek. On binlerce katılımcının beklendiği konferans, turizm, enerji ve lojistik sektörlerinde de yeni olanaklar yaratacak. Addis Ababa’nın “Afrika’nın sürdürülebilirlik ve diplomasi başkenti” olma hedefini destekleyecek.
Daha geniş bir açıdan bakıldığında ise, Afrika bu zirveyle küresel iklim finansmanı mimarisini yeniden şekillendirme fırsatını elde ediyor. Yıllık 250 milyar doları aşan iklim yatırımı ihtiyacı göz önüne alındığında, COP 32 kıtanın kendi önceliklerini yansıtacak yeni finansal mekanizmalar için baskı yapmasına zemin hazırlayacak.
Etiyopya’nın ev sahipliği, hem kıtanın ilerlemesini takdir eden bir işaret hem de yeni bir sorumluluk anlamına geliyor. Afrika hâlâ iklim krizinin ön cephesinde yer alırken, 2027 zirvesi bu kırılganlığı somut eyleme dönüştürme fırsatı sunuyor.
Bir müzakerecinin sözleriyle: “Bu, Afrika’nın sadece tartışmaya ev sahipliği yaptığı değil, tartışmayı şekillendirdiği bir dönem olacak.”

